Ana içeriğe geç
Sözlük

bitkiler ile cümle

bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.En ik weet dat olie uit de oceaan komt en van fytoplankton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Et je sais que le pétrole vient de l'océan et du phytoplancton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Ich weiß, dass Öl im Ozean und durch Phytoplankton entsteht.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.I wiem, że ropa pochodzi z dna oceanu i fitoplanktonu.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.석유가 바다와 식물성플랑크톤에서 비롯된 사실을 알고 있습니다만,
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Och jag vet att olja kommer från havet och fytoplankton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Sei que o petróleo vem do oceano e do fitoplâncton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Şi ştiu că petrolul provine din ocean şi de la fitoplanctoni.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Tudom, hogy az olaj az óceánból származik és a fitoplanktonból.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Và tôi biết rằng dầu được lấy từ đại dương và các thực vật phù du.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Viem, že ropa pochádza z oceánu a fytoplanktónu.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Vím, že ropa pochází z oceánu z fytoplanktonu.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Y, yo sé que esa gasolina viene del océano y del fitoplancton
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Και γνωρίζω πως το πετρέλαιο προέρχεται από τον ωκεανό και το φυτοπλανκτόν.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.А я знаю, что нефть достаётся из океана и фитопланктона.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.И знам, че този петрол идва от океана и фитопланктона.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.І я знаю, що нафта походить з океану і фітопланктону.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.ואני יודע שנפט בא מהאוקיינוס והפיטופלנקטון.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.وأنا أعلم أن النفط يأتي من المحيط والنباتات البحرية الطائفة
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.それだけのエネルギーを生み出すために
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Deze planten zijn honderden miljoenen jaren oud.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Cela fait 30 ans que j'observe la Terre et ses habitants
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Diese Pflanzen, mehrere hundert Millionen Jahre alt.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Estas plantas têm umas centenas de milhões de anos.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Ezek a növények többszáz millió évesek.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.이 식물들은 수억년이 되었습니다.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.những cây này đã được mấy triệu năm tuổi.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Queste piante hanno parecchie centinaia di milioni di anni.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Te rośliny: kilkaset milionów lat
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Tieto rastliny - niekoľko miliónov rokov staré.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Αυτά τα φυτά, έχουν ηλικία αρκετές εκατοντάδες εκατομμύρια έτη.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.Этим растениям - несколько миллионов лет.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.גרמנו לשינוי כה עמוק
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.هذه النباتات، عمرها مئات الملايين من السنين.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.人類が現れて
Bu bitkiler hariç.Aceste plante sunt o excepţie.
Bu bitkiler hariç.A parte queste piante.
Bu bitkiler hariç.Ces plantes sont une exception.
Bu bitkiler hariç.Deze planten zijn een uitzondering.
Bu bitkiler hariç.Estas plantas são uma excepção.
Bu bitkiler hariç.Estas plantas son una excepción.
Bu bitkiler hariç.Rastline so izjeme.
Bu bitkiler hariç.Αυτά τα φυτά αποτελούν εξαίρεση.
Bu bitkiler hariç.Исключение - только растения.
Bu bitkiler hariç.بإستئناء تلك النباتات
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ei caută aceste plante. Le găsesc în floare.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Hľadajú ich. Nájdu ich kvitnúť.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Hledají je. Naleznou je kvetoucí.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ils partent à leur recherche. Ils les trouvent en fleur.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.그 식물들을 찾고, 꽃을 찾습니다.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Las buscan y las encuentran floreciendo.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Loro le cercano. Le trovano in fioritura.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Megkeresik. Amikor megtalálják, virágzik.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Mereka mencarinya. Mereka menemukan bunganya.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Szukają ich, znajdują je w okresie kwitnienia
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Und dann gehen sie zu ihnen zurück wenn die Samen reif sind.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ze zoeken en vinden de bloeiende planten.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Τα ψάχνουν. Τα βρίσκουν κατα την διάρκεια της ανθοφορίας.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Они их ищут.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Те ги търсят. Намират ги разцъфнали.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod