Ana içeriğe geç
Sözlük

bitkiler ile cümle

bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.És ezek a srácok az Exploratoriumnál szobanövényeket használtak dobnak.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Et ces gars de l'Exploratorium jouent des plantes d'intérieur comme si c'était des tambours.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.이 사람들은 샌프란시스코 과학관에서 화분을 드럼처럼 연주하고 있어요.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Questi ragazzi all'exploratorium suonano le piante d'appartamento come se fossero una batteria.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Tipii ăștia la o expoziție cânta la plante ca la tobe.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Tutaj ludzie w eksploratorium używają roślin doniczkowych jako perkusji.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Und diese Kerle im Exploratorium nutzen Zimmerpflanzen als Schlagzeug.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Y estos tipos del exploratorio están tocando plantas de interiores como si fueran tambores.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Και αυτοί οι τύποι στο Εξπλορατόριουμ παίζουν τα φυτά εσωτερικού χώρου σαν να ήταν ντραμς.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.А тези момчета в експлораториума могат да свирят на растения, като на барабани.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Ці хлопці у дослідницькому центрі граються домашніми рослинами наче ті - барабани.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Эти ребята из научного музея играют на комнатных растениях, как на барабанах.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.אז החבר'ה האלה במעבדת הניסויים משתמשים בעציצים כאילו הם תופים.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.و هؤلاء الشباب في الاستكشافية يلعبان بنباتات المنزل كما ان كانت طبول.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.観葉植物をドラムにして演奏しています お父さんと娘は 特別な形で 回路をオンにしています
Bu farklı renklere ayıran elektromanyetik görünüme sahip -- bitkileri ayırt etmek için harika.Dostarczają zdjęcia hiperspektralne. Posiadają one odwrócone kolory, łatwiej dzięki temu odnaleźć roślinność.
Bu farklı renklere ayıran elektromanyetik görünüme sahip -- bitkileri ayırt etmek için harika.NASA는 정말 굉장한 일을 하는 것 같습니다. 이렇게 초분광영상을 가지고 색을 분리하고 나면 식물의 분포를 파악하는 데에도 사용할 수 있습니다. 자 그리고 다시 돌아가서요.
Bu farklı renklere ayıran elektromanyetik görünüme sahip -- bitkileri ayırt etmek için harika.Prima om vegetatief gebruik te bepalen.
Bu hafif arkasına baktı bitkiler ancak bu insanlar dışarı atıldı üzerine Brazzaville'in farklar이 가벼운 배후 보였다 식물 그러나 이들을 밖으로 던져 버릴되었다 대한 브라자빌 차이
Bu hafif arkasına baktı bitkiler ancak bu insanlar dışarı atıldı üzerine Brazzaville'in farklarRośliny, które wyglądały za to łagodny jednak ci ludzie zostali wyrzuceni
Bu hafif arkasına baktı bitkiler ancak bu insanlar dışarı atıldı üzerine Brazzaville'in farklarצמחים שנראו מאחורי זה קל אולם האנשים האלה נזרקו על ההבדלים ברזוויל
Bu hafif arkasına baktı bitkiler ancak bu insanlar dışarı atıldı üzerine Brazzaville'in farklarالنباتات التي بدت وكأنها وراء هذا معتدل لكن وألقيت هؤلاء الناس الاختلافات في برازافيل
Bu hafif arkasına baktı bitkiler ancak bu insanlar dışarı atıldı üzerine Brazzaville'in farklarこれらの人々は放り出された 上のブラザビルの違い 全土のローマ、ドイツのもの 私はusanys守備隊を意味するとなっ
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.A podvrátil ta města i všecku tu rovinu, všecky také obyvatele těch měst, i všecko, což roste z země.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Distrusse queste città e tutta la valle con tutti gli abitanti delle città e la vegetazione del suolo
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.És elsûlyeszté ama városokat, és azt az egész vidéket, és a városok minden lakosait, és a föld növényeit is.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.E subverteu aquelas cidades e toda a planície, e todos os moradores das cidades, e o que nascia da terra.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.hủy diệt hai thành nầy, cả đồng bằng, hết thảy dân sự cùng các cây cỏ ở nơi đất đó.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.hủy_diệt hai thành nầy , cả đồng_bằng , hết_thảy dân_sự cùng các cây_cỏ ở nơi đất đó .
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Il détruisit ces villes, toute la plaine et tous les habitants des villes, et les plantes de la terre.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.in pokončal je ta mesta in vso ravnino in vse prebivalce tistih mest in kar je raslo na zemlji.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.I wywrócił miasta one, i wszystkę onę równinę, wszystkie obywatele miast onych, i urodzaje onej ziemi.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.ja hävitti nämä kaupungit ynnä koko lakeuden sekä kaikki niiden kaupunkien asukkaat ja maan kasvullisuuden.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Kedua kota itu dihancurkan, juga seluruh lembah dan semua tumbuh-tumbuhan serta semua penduduk di situ
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.그 성들과 온 들과 성에 거하는 모든 백성과 땅에 난것을 다 엎어 멸하셨더라
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Og han ødela disse byer og hele sletten og alle dem som bodde i byene, og det som vokste på marken.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.og han ødelagde disse Byer og hele Jordanegnen og alle Byernes Indbyggere og Landets Afgrøde.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.и ниспроверг города сии, и всю окрестность сию, и всех жителей городов сих, и произрастания земли.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Той разори тия градове и цялата равнина, всичките жители на градовете и земните растения.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.ויהפך את הערים האל ואת כל הככר ואת כל ישבי הערים וצמח האדמה׃
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.وقلب تلك المدن وكل الدائرة وجميع سكان المدن ونبات الارض.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.把 那 些 城 、 和 全 平 原 、 並 城 裡 所 有 的 居 民 、 連 地 上 生 長 的 、 都 毀 滅 了
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.把 那些 城 、 和 全 平原 、 並城 裡 所有 的 居民 、 連地 上 生長 的 、 都毀滅了
Bu kısım yeni bitkilerin büyümesini sağlar.Es donde se forman las nuevas partes
Bu kısım yeni bitkilerin büyümesini sağlar.To je místo, kde se tvoří nové kousky rostlin.
Bu kısım yeni bitkilerin büyümesini sağlar.Тук се образуват новите части на растението.
Bu kısım yeni bitkilerin büyümesini sağlar.植物の最大の部分は、
Bu kız sizin önünüzde duruyor ve eğer bitkiler farklı renklerde olurlarsa onları yiyeceğini söylüyor.A ona stojí před vámi a vysvětluje vám, že malé děti budou jíst svou zeleninu, pokud bude mít jinou barvu.
Bu kız sizin önünüzde duruyor ve eğer bitkiler farklı renklerde olurlarsa onları yiyeceğini söylüyor.그리고 그 어린이들이 여러분 앞에 서서 이 야채를 먹을 거라고 이야기하는 겁니다. 색깔이 다르다면
Bu kız sizin önünüzde duruyor ve eğer bitkiler farklı renklerde olurlarsa onları yiyeceğini söylüyor.Si trova di fronte a voi e vi sta spiegando che i bambini mangeranno le verdure se sono di colori diversi.
Bu kız sizin önünüzde duruyor ve eğer bitkiler farklı renklerde olurlarsa onları yiyeceğini söylüyor.Stoi przed wami i tłumaczy, że małe dzieci będą jeść warzywa, jeśli będą kolorowe.
Bu kız sizin önünüzde duruyor ve eğer bitkiler farklı renklerde olurlarsa onları yiyeceğini söylüyor.Она стоит пред вами и объясняет, что маленькие дети будут есть овощи, если они будут разноцветными.
Bu kız sizin önünüzde duruyor ve eğer bitkiler farklı renklerde olurlarsa onları yiyeceğini söylüyor.То стои пред вас, и ви обяснява, че малките деца биха яли зеленчуци, ако те са в различни цветове.
Bu kız sizin önünüzde duruyor ve eğer bitkiler farklı renklerde olurlarsa onları yiyeceğini söylüyor.והיא עומדת מולכם ומסבירה לכם שילדים קטנים יאכלו את הירקות שלהם אם הם יהיו בצבעים שונים.
Bu kız sizin önünüzde duruyor ve eğer bitkiler farklı renklerde olurlarsa onları yiyeceğini söylüyor.و هي تقف أمامكم و تشرح لكم أن الأطفال سيأكلون حصتهم من الخضروات .لو كانت بألوان مختلفة
Bu kız sizin önünüzde duruyor ve eğer bitkiler farklı renklerde olurlarsa onları yiyeceğini söylüyor.その子が 主張していたら どう思いますか 可笑しいですよね
Bulgular açıkça gösteriyor ki bitkiler sağlığı geliştiriyor.Bằng chứng cho thấy rõ rau quả tốt cho sức khoẻ.
Bulgular açıkça gösteriyor ki bitkiler sağlığı geliştiriyor. Bu noktada bulgular ambale edici.Οι ενδείξεις οτι τα φυτά προάγουν την υγεία είναι ξεκάθαρες και συντριπτικές.
Bulgular açıkça gösteriyor ki bitkiler sağlığı geliştiriyor.Dôkazy hovoria veľmi jasne, že rastliny zlepšujú zdravie.
Bulgular açıkça gösteriyor ki bitkiler sağlığı geliştiriyor.Dowody są jasne, że rośliny promują zdrowie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod