Ana içeriğe geç
Sözlük

bitkiler ile cümle

bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Berbat koşullar dedim çünkü havanın güzel olduğu yerlerde bitkiler büyüyor.Условията са ужасни, защото там където има хубаво време, пониква растителност.
Berbat koşullar dedim çünkü havanın güzel olduğu yerlerde bitkiler büyüyor.התנאים נוראים בגלל שבמקומות בהם מזג האוויר הוא טוב יש צמחיה.
Berbat koşullar dedim çünkü havanın güzel olduğu yerlerde bitkiler büyüyor.الظروف تكون مُريعة لأنهُ أينما وُجد جو جميل، تنمو النباتات.
Berbat koşullar dedim çünkü havanın güzel olduğu yerlerde bitkiler büyüyor.気候がいいところなら 植物が育つ そうすると 侵食がおきないから 恐竜はみつからないってわけ
Bilim adamları olarak, yangınları onaylıyoruz çünkü ölü bitkileri temizliyor, diyoruz.우리는 과학자로서 불태우는 것을 합리화시키죠. 불을 태워서 죽은 물질을 없애고
Bilim adamları olarak, yangınları onaylıyoruz çünkü ölü bitkileri temizliyor, diyoruz.בתור מדענים אנו מצדיקים את השריפה כי זה מעלים את החומר המת
Bilim adamları olarak, yangınları onaylıyoruz çünkü ölü bitkileri temizliyor, diyoruz.作為科學家,我哋認為用火燒係啱 因為咁樣可以消除啲廢物
Bilim adamları olarak, yangınları onaylıyoruz çünkü ölü bitkileri temizliyor, diyoruz.取り除き植物の再生を促すために 必要だといいます
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Abych uvedla pár příkladů, zaprvé prosím přestaňte sázet pichlavé rostliny okolo státních budov.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Digo, por citar algunas cosas, por favor dejen de poner plantas espinosas alrededor de los edificios públicos.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Egy párat felsorolok.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.제 말은, 몇가지 얘기해 보자면, 첫번째, 제발 공공건물 주변에
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Naj navedem le nekaj: Prvič: prosim, nehajte postavljati bodičaste rastline okoli javnih zgradb.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Nie obsadzajmy budynkó użyteczności publicznej kolczastymi roślinami.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Nur ein paar Beispiele.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Solo per citare un paio di cose.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Spomeniem len pár vecí.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Voici quelques actions possibles. Un, cessez de mettre des plantes épineuses autour des bâtiments publics.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Πρώτον, σας παρακαλώ σταματήστε να φυτεύετε φυτά με αγκάθια γύρω από δημόσια κτήρια.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Вот несколько примеров.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Искам да кажа, че ще изброя някои неща.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.הנה רק כדי לציין כמה. ראשית, תפסיקו לשתול
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.أعني، دعوني أذكر بعضها. واحد، يرجى التوقف عن وضع
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.周りに植えないで下さい 土地の無駄です (笑)
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.A növények egyre változatosabbá váltak és növekedtek, kialakultak a fák.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.As plantas começaram a diversificar-se e a crescerem, tornando-se em árvores.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Die Pflanzenwelt wurde vielfältiger, Pflanzen wuchsen und wurden zu Bäumen.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.식물은 다양화되고 자랐으며 나무로 변환되었습니다.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Las plantas empezaron a diversificarse y crecer, convirtiéndose en árboles.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Le piante si diversificarono e crebbero, diventando alberi.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Les plantes se sont diversifiées et ont grandi, sont devenues des arbres.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Monimuotoisuus lisääntyi ja kasvit kasvoivat muuttuen puiksi.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Plantele se diversificau, creșteau, și în copaci se transformau.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Planten begonnen te diversifiëren en werden groter. Het werden bomen.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Rastliny sa začali diverzifikovať a rástli, menili sa na stromy.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Rośliny stawały się różnorodne i rosły, zmieniając się w drzewa.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Thực vật bắt đầu đa dạng hóa và phát triển thành rừng.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Tumbuhan mulai tumbuh berbeda, berubah menjadi pohon-pohon.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Τα φυτά άρχισαν να διαφοροποιούνται και να μεγαλώνουν, να γίνονται δέντρα.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Растения становились все более разнообразными и росли, превращаясь в деревья.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.Растенията започнали да се разнообразяват и растяли, превръщайки се в дървета.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.הצמחים החלו להתגוון ולגדול, והפכו לעצים.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.بدأت النباتات فى التنوع و النمو، و تحولت إلى أشجار.
Bitkiler büyümeye ve çeşitlenmeye başladı, ağaçlara dönüştüler.オーストラリアでは ユリがススキノキに姿を変え
Bitkiler büyümez, bütün bu saçmalıkları hala tartışıyoruz.Una planta no puede crecer, todo ese sinsentido, existe hoy todavía.
Bitkiler büyümez, bütün bu saçmalıkları hala tartışıyoruz.Едно растение не може просто да расте - това са глупости, които още съществуват.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."A növények gyártják a hosszú szénláncú keményítőt és a glükózt, éppen a CO2-ból.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."C'est nous qui le voyons ainsi.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."우리가 그렇게 여기죠. 식물들은 CO2로 녹말과 글루코스를 만드느라 아주 바빠요."
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Pero las plantas están ocupadas formando cadenas de almidones y glucosa, a partir del CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Plantele sunt ocupate făcând lanţuri lungi de amidon şi glucoză, exact, din CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Rastliny sú zaneprázdnené vytváraním dlhých reťazcov škrobov a glukózy, priamo z CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Rośliny zajęte są wytwarzaniem długich skrobiowych i glukozowych łańcuchów z CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Tumbuhan sibuk membuat rantai panjang pati dan glukosa, benar, dari CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Wir sehen das so.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Έτσι το βλέπουμε εμείς.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Но растенията са заети с формирането на вериги от нишесте и глюкоза от СО2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Но это не так. И тогда Джефф придумал, как использовать CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."でんぶんとブドウ糖を作り続けるのです 彼が触媒を発見して二酸化炭素からポリカーボネートを
Bitkilerde bile kanser var.Hasta las plantas tienen cáncer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod