Ana içeriğe geç
Sözlük

bitkiler ile cümle

bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.Plante și animale.
Bitkilerde ve çoğu hayvanda C vitamini (askorbik asit) üretiminin bir öncülüdür.De asemenea, la cele mai multe plante și animale, este un precursor pentru vitamina C (acid ascorbic).
Zamanlarının çoğunu yüzerek, suda yiyecek arayarak ve dipte yetişen bitkileri yiyerek geçirirler.Își petrece majoritatea timpului pe pământ, cercetând solul cu ciocul în căutarea hrănii.
Octo Zombie: Bitkilere ahtapot atar.Amenințări serioase: vegetația.
Karbonhidrat içeren bitkiler aynı zamanda hayvanlar tarafından besin olarak tüketilirler.Plantele, la rândul lor, folosesc în același proces dioxidul de carbon provenit prin respirația animalelor.
Çoğu larva çürüyen bitkilerle beslenmektedir.Cele mai multe specii se hrănesc cu resturi de plante care se află în stare de putrefacție.
Bu karşılıklı ilişkide bitkiler de, fotosentez ile mantarın ihtiyaç duyduğu şekeri temin ederler.Pe de altă parte, plantele asigură acestor ciuperci zahăr, pe care îl obțin în urma fotosintezei.
Akdeniz bitkilerinin birçok türü bulunmaktadır.Aici trăiesc foarte multe specii de plante.
Talluslu bitkilere "Thallophyta" denilmektedir.Campania de publicitate a fost denumită greenwashing.
Klorofil bitkilerde kloroplast adı verilen organellerin içinde bulunur.Fluorocarburile care conțin clor sunt numite clorofluorocarburi (CFC).
Bitkiler güneş ışığına doğru yönelir.Plantele se îndreaptă spre lumina soarelui.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Az emberiség több ezer éve alkalmazza ezt a módszert állatok és növények háziasítása során.
Fitoterapi bitkilerle tedavi anlamına gelmektedir.A fitoterápia a gyógynövényekkel való gyógyítást jelenti.
Eduard Strasburger de aynı sonuçlara bitkiler için ulaştı (1884).Eduard Strasburger 1884-ben ugyanerre jutott a növények tanulmányozása során.
Tengriciler, hayvanların ve bitkilerin de ruhları olduğuna inanırlar.Hittek abban, hogy a növényeknek, és az állatoknak is van lelkük.
Titanyum ayrıca kömür küllerinde, bitkilerde ve hatta insan vücudunda da bulunur.Megtalálható még a kőszén hamujában, növényekben, sőt még az emberi testben is.
İçinde dünyanın her yerinden getirilmiş özel ağaçlar ve bitkiler bulunur.Területén a világ minden tájáról való fa és cserje megtalálható.
Yaprak soğanı Fransız mutfağının "fines herbes" adı verilen aromatik bitkilerden biridir.A francia konyha által használt „fines herbes”, azaz finom fűszernövények egyike.
Mayer ayrıca bitkilerin, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirdiğini de öne sürmüştür.Mayer vetette fel azt is, hogy a növények a fényt képesek kémiai energiává alakítani (fotoszintézis).
Bitkilerin bol çiçek açması için düzenli olarak sulanmaları gereklidir.Ügyeljünk arra, hogy mindig alulról öntözzük a virágot.
Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı.Védett növények Vörös Könyv.
Bitkiler üzerinde parapsikolojik araştırmalar 1960'lı yıllarda başlamıştır.A növény farmakológiai vizsgálata az 1960-as években kezdődött.
Ama sırf hayvanlar değil, bitkiler ve mantarlar da etobur olabilirler.Nemcsak az állatoknak, de a járműveknek is lehet törzskönyvük.
Yerde dolaşmaktan çok bitkiler arasında bulunmayı yeğlerler.Legszívesebben a növényzet között tartózkodik.
Keçiler ise iguanaların besin olarak tükettiği bütün bitkileri yediler.A kutya megeszi az összes szendvicset, amit meghagytak.
Sadece bitkilerle beslenirler.Kizárólag növényekkel táplálkozik.
Eğrelti otları damarlı bitkilerdir.A páfrányfenyők szélbeporzású növények.
Bitkiler aleminin 350.000'e yakın türü mevcuttur.A központi helyzetű zárvatermők közé mintegy 350 000 faj tartozik.
Devekuşlarının diyetleri genel olarak bitkilerden oluşur.Étrendjének alapját lényegében növények alkotják.
Yumaklar küçük boyutlu bitkilerdir.Terméseik kis méretű hüvelytermések.
Tohumlu Bitkiler Sistematiği.Növények rendszerezése. – Növénytársulások.
Daha evvelden Chenopodiaceae içinde yer alan bitkileri de artık içine almaktadır.Ide tartoznak a korábban a Chenopodiaceae családba sorolt fajok is.
Bitkiler arasında mikorizal durum istisna değil, bir kuraldır.A kapcsolat nem kivétel, hanem szabály.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, Yazılı insan tarihinin öncesine kadar dayanır.A lárvaterápia alkalmazása a sebkezelésben legalább az írott történelem kezdetéig nyúlik vissza.
Sıklıkla bu bölgede ormanaltındaki bitkileri ezerek oluşturdukları patikalarda dolaşırlar.Ezek mellett gyakran adott fel fát az erdészet bizonyos állomásokon.
Bir ya da iki evcikli bitkilerdir.Egy-vagy kétnyári növények.
Yazın, bitkiler daima büyür.A nyár folyamán a kolónia folyamatosan növekszik.
Keten en eski kültür bitkilerindendir.A nemzetség egyedei a legrégibb termesztett növények közé tartoznak.
Doğayı korur, bitkilere can verir.A természetvédelmi területek segítenek fenntartani a fajt.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Tätä on käytetty tuhansien vuosien ajan kasvien ja eläinten domestikaatioon.
Planktonlar, küçük canlılar ve bitkilerle beslenir.Hepokatit syövät ravinnokseen kasveja tai pieniä eläimiä.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Tässä tapauksessa kehittyy kasveja, joilla on korkea sietokyky maaperässä olevia metalleja kohtaan.
Yaprak soğanı Fransız mutfağının "fines herbes" adı verilen aromatik bitkilerden biridir.Maustekirveli on yksi ranskalaisen keittiön fines herbes -sekoituksen yrteistä.
Bitkiler rizom meydana getirmektedir.Jokilaaksoissa viljellään riisiä.
Octo Zombie: Bitkilere ahtapot atar.Agent Blue vaikuttaa kasveihin aiheuttamalla kuivumista.
Flora şu anlamlara gelebilir: Flora, bir bölgede yetişen bitkilerin ortak adı, diğer bir deyimle Bitki örtüsü.Kasvisto eli floora on käsite, joka tarkoittaa jonkin tietyn alueen kasveista koostuvaa elämää, kasvilajistoa.
Yüzücü bitkilerin bir kısmı yaşamları boyunca kök taşımazlar.Osa lajeista taas elää koko ikänsä sisävesissä.
Daha sonra türlü bitkilerin hücrelerini inceledi.Hän tutki soiden kasvijäänteitä.
Zamanlarının çoğunu yüzerek, suda yiyecek arayarak ve dipte yetişen bitkileri yiyerek geçirirler.Se vietti suurimman osan ajastaan veden alla ruokaa etsimässä.
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.Ne ovat samanlaisia kuin eläimillä ja kasveilla.
Bitkiler yarı gölge veya güneşli alanlara dikilmelidir.Tuikit ovat aurinkoisen tai puolivarjoisen paikan kasveja.
Her zaman yeşil olan bitkilerdendir.Usein valitaan ikivihreitä kasveja.
İlk yaklaşım transplastomik bitkiler (İng: transplastomic plant) gerektirir.Kasvit kiinnittyvät alustaansa tarttumaelimillä (haptereilla).
Ülkede bol ve çeşitli bitkiler vardır.Maassa on lukuisia eri kasvillisuus- ja maatyyppejä.
Keçiler ise iguanaların besin olarak tükettiği bütün bitkileri yediler.Ne söivät kaikki kasvit, jotka olivat säästyneet rakeilta.
Hayvanlar, bitkiler ve insanlar havasız bir ortamda yaşayamazlar.Eläimet, puut ja ihmiset hengittävät kaikki samaa ilmaa...
Fufluns veya Puphluns, Etrüsk mitolojisinde bitkilerin, şenliğin, sağlığın, büyümenin ve canlılığın tanrısı.Fufluns (tai Puphluns) oli etruskien mytologiassa hedelmällisyyden, viinin, onnen ja terveyden jumala.
Bitkiler daha sağlıklı büyür.Se saa siis kasvit kasvamaan paremmin.
Daha yukarıda olanlar benim için bitkileri ve hayvan dünyasını temsil ederler.Ylöspäin vetäytyvä lumiraja toi alueelle ensin kasveja ja muita eläimiä.
Böcekler ve damarlı bitkiler bu dönemde ortaya çıkmıştır. devirlerLeualliset ja luukalat kehittyivät tällä kaudella.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod