bitkiler ile cümle
bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bitkiler yarı gölge veya güneşli alanlara dikilmelidir.Tuikit ovat aurinkoisen tai puolivarjoisen paikan kasveja.
Her zaman yeşil olan bitkilerdendir.Usein valitaan ikivihreitä kasveja.
İlk yaklaşım transplastomik bitkiler (İng: transplastomic plant) gerektirir.Kasvit kiinnittyvät alustaansa tarttumaelimillä (haptereilla).
Ülkede bol ve çeşitli bitkiler vardır.Maassa on lukuisia eri kasvillisuus- ja maatyyppejä.
Keçiler ise iguanaların besin olarak tükettiği bütün bitkileri yediler.Ne söivät kaikki kasvit, jotka olivat säästyneet rakeilta.
Hayvanlar, bitkiler ve insanlar havasız bir ortamda yaşayamazlar.Eläimet, puut ja ihmiset hengittävät kaikki samaa ilmaa...
Fufluns veya Puphluns, Etrüsk mitolojisinde bitkilerin, şenliğin, sağlığın, büyümenin ve canlılığın tanrısı.Fufluns (tai Puphluns) oli etruskien mytologiassa hedelmällisyyden, viinin, onnen ja terveyden jumala.
Bitkiler daha sağlıklı büyür.Se saa siis kasvit kasvamaan paremmin.
Daha yukarıda olanlar benim için bitkileri ve hayvan dünyasını temsil ederler.Ylöspäin vetäytyvä lumiraja toi alueelle ensin kasveja ja muita eläimiä.
Böcekler ve damarlı bitkiler bu dönemde ortaya çıkmıştır. devirlerLeualliset ja luukalat kehittyivät tällä kaudella.
Suya düşen bitkiler yok olur.Kasvi kestää kuivuutta.
Süsengiller (Iridaceae), Asparagales takımına ait bir çiçekli bitkiler familyasıdır.Kurjenmiekkakasvit (Iridaceae) on Asparagales-lahkoon kuuluva kasviheimo.
Bu dönem canlılarının yaşamı, bitkiler olsun, hayvanlar olsun, suya sıkı sıkıya bağımlıydı.Veteen liitetyt luontoaiheet, niin kasvit kuin eläimetkin, olivat Järnefeltille läheisiä.
Hem barınmak hem de yetiştirilen bitkilerin muhafaza edilebilmesi için çok elverişlidir.Φυλάσσει σημαντικά έργα τέχνης καθώς και τα λείψανα του Αγίου.
GA, bitkilerin büyük bir kısmında çiçeklenmeyi uyarır.Στα φυτά αποτελεί μέρος του άνθους.
Bu arazi sulanabilmektedir ve çoğunluğu tarım bitkileri ile kaplıdır.Η γη είναι γενικά πολύ εύφορη και το μεγαλύτερο μέρος της καταλαμβάνεται από αγροκτήματα.
Bu aşkın meyvesi olarak sulanan bitkiler yeşerir ve ürün verir.Τα φυτά που ποτίζονται, ως αποτέλεσμα του καρπού αυτού του έρωτα, ανθίζουν και δίνουν καρπούς.
Bitkilerin virüslere karşı ayrıntılı ve etkili savunma mekanizmaları vardır.Τα φυτά έχουν αναπτύξει ειδικούς και αποτελεσματικούς μηχανισμούς άμυνας κατά των ιών.
Deniz ve kara bitkileri ve hayvanları bu zamanda oldukça moderndi.Τα φυτά και τα ζώα ήταν αρκετά σύγχρονα.
İçinde dünyanın her yerinden getirilmiş özel ağaçlar ve bitkiler bulunur.Σπόρoι και μοσχεύματα από το δέντρο έχουν δοθεί σε όλο τον κόσμο.
Algler, sucul ekosistemlerde birincil üreticiler olan önemli bitkilerdir.Τα διάτομα είναι σημαντικοί πρωτογενείς παραγωγοί στα υδάτινα οικοσυστήματα.
Daha sonra bitkilerin odunsu kısımlarını keskin arka dişleriyle parçalıyordu.Το χωράφι έπρεπε να σπαρθεί αργότερα με δόντια δράκου.
RNA interferans bitkilerde etkili bir savunmadır.Η παρεμβολή του RNA αποτελεί επίσης μια αποτελεσματική άμυνα στα φυτά.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.Η ηλιακή ενέργεια μετασχηματίζεται από τα φυτά μέσω της φωτοσύνθεσης.
Bitkilerde bulunan klorofil, beş çeşit olup, bunlar a,b,c,d ve f şeklinde adlandırılır.Υπάρχουν πέντε είδη του ιού αυτού, που αναφέρονται ως A, B, C, D, και E είδος.
Bitkisel yağ, bitkilerden elde edilen yağdır.Χυμός, φυτικό προϊόν που παράγεται από τα φρούτα.
Herboloji yoluyla tıp aynı zamanda bitkiler üzerine edinilen bilgilere yeni bir deneysel kaynak oluşturdu.Δια μέσω της βοτανολογίας, η ιατρική υπήρξε έμμεσα η πηγή του ανανεωμένου εμπειρισμού στη μελέτη των φυτών.
Yuvalarını sık bataklık bitkileri arasına, suyun yakınına yaparlar.Τα μόνιμα ακμαία τα συναντούμε κοντά στο νερό.
Bitkileri ezer, buz çıkarır.Τα στρώματα περιέχουν πάγο.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Her opstod planter, som havde resistans imod høje niveauer af metaller i jorden.
Bitkiler ve hayvanlar kendi B12'lerini üretemezler.Hverken svampe, planter eller dyr kan danne vitamin B12.
Bitkilerin üstünden uçar.Den lever af planter.
Parktaki hayvanlara ve bitkilere zarar vermek veya rahatsız etmek yasaktır.Ligeledes er det forbudt at forstyrre dyr og planter og at tage noget som helst med sig ud af parken.
Dişileri bu zamanda 100.000 yumurtayı çakıl taşlarının ve su bitkilerinin üzerine bırakır.Hunnen gyder op til 100.000 æg på sand- og grusbund.
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.Det er tilfældet for planter og dyr.
Yapay seçilim, evcil hayvan ve bitkilerin kontrollü olarak yetiştirilmesi sonucu gerçekleşir.Kunstig selektion er kontrolleret avl af planter og husdyr.
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.Disse arter var meget nærende og udgør nu 50-60% af alle kultiverede afgrøder i hele verden.
Ceres, Roma mitolojisinde anne sevgisinin ve büyüyen bitkilerin (özellikle tahılların) tanrıçasıydı.Ceres var gudinde for plantevækst (især korn) og for moderlig kærlighed.
Çoğunlukla çok yıllık nadiren bir yıllık veya iki yıllık otsu bitkilerdir.Det er kun sjældent enårige, men oftere toårige eller flerårige, urteagtige planter.
Bazı bitkiler guta-perka olarak adlandırılan trans çift bağlı poliizopren üretirler.Nogle planter producerer en polyisopren med trans-dobbeltbindinger, kaldet guttapercha.
Özellikle melez olan ve eşeyli üremeyen bitkiler bu şekilde üretilir.Det er især blandt de nøgenfrøede planter, at denne type er udviklet.
Erginleri serbest hâlde bitkilerde bulunmuştur.Nu ligger stenene fri på dyrket mark.
Havalandırma ile ayrıca bitkilerin döllenmeleri sağlanır.Det sker også den forsyner sig med vandplanter.
Yüzgeçleri küçüktür, çünkü kalın su bitkileri arasında gitmektedir.En mindre stiv opbygning, fordi vandet støtter planterne.
Ot ve diğer bitkilerle beslenir.Den lever af græs og andre planter.
Söğütler kışın en çok yenen bitkilerdendir.Hø var næsten det eneste kreaturfoder om vinteren.
Hidrokültür su bitkileri yetiştiriciliğidir. ^ Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).Anoreksi Fobi Spiseforstyrrelser Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).
Kışın, bitkiler dinleniyorlar.Under vinteren bør planten høstes sparsomt.
Friedrich Meves, 1904'te bitkilerdeki ilk mitokondri(Nymphaea alba) kayıdını yaptı.I 1904 opdagede Friedrich Meves mitokondrier i planter (i åkander).
Bir ya da iki evcikli bitkilerdir.Den har sandsynligvis afløst en eller to tidligere trækirker.
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.Disse artene utgjør i dag 50–60 prosent av alle avlinger i verden.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Om våren vokser den igjen.
Bitkilerin üstünden uçar.Den lever av planter.
Yüzücü bitkilerin bir kısmı yaşamları boyunca kök taşımazlar.Noen bier fortsetter dog som soldater hele livet.
Cücelik hayvanlarda, insanlarda ve bitkilerde meydana gelebilir.Slik sykdom kan oppstå hos mennesker, dyr eller planter.
Hastalıklı bitkiler, yumrular imha edilir.Behandling av akutte tilfeller og angrepne lam bør avlives.
Söğütler kışın en çok yenen bitkilerdendir.De er mest aktive som voksne om høsten.
Bâzı parazitik bitkiler de kısmen veyâ tamâmen dışbeslek olmuşlardır.De store myrene er bare delvis oppdyrket.
Bazıları asalak bitkilerdir.Noen er planteetere.
Diğer deyişle, insanların, hayvanların ve bitkilerin, tek bir var oluşun unsurları olduğu kabul ediliyordu.Således ble mennesker, dyr og planter forstått som andeler av et enkeltstående helhet.