Ana içeriğe geç
Sözlük

bitkiler ile cümle

bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kara yosunu benzeri ilk bitkiler Ordovisyende ortaya çıkmıştı.Bij de planten verschenen de eerste zaadplanten in het Trias.
Bitkilerde boyca uzamayı sağlar.Hoe fruitbomen te planten.
Tüm bu bitkiler zehirlidir.Al deze planten zijn giftig.
Bu bitkilerin tümü zehirlidir.Al deze planten zijn giftig.
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.Herbivicus – powoduje szybki wzrost roślin.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Rośliny te wyewoluowały oporność na wysokie poziomy metali w glebie.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Na wiosnę liście znów się rozwijają.
Bahçe Bitkileri.Rośliny ogrodowe.
Azerbaycan'da bitki örtüsü içinde 4.500'den fazla yüksek boylu bitkiler bulunur.Flora Azerbejdżanu składa się z ponad 4500 gatunków roślin wyższych.
Yüksekteki bitkilere ulaşmak istediğinde arka ayaklarının üzerine kalkıp hortumuyla bitkileri yakalar.Gdy chce dosięgnąć wysokich roślin może wspiąć się na tylnych nogach i chwycić ryjkiem gałązkę.
Bu bitkilerin yetiştirilmesi çok zordur.Hodowla tych roślin jest bardzo trudna.
Bitkiler daima yeşildir.Są to rośliny zawsze zielone.
İsrail'in işlenmemiş bitkilerin bulunduğu en büyük bahçelerindendir.Jest to jeden z największych zbiorów izraelskich roślin.
Bozkır (ot) bitkileriyle kaplı olan Uzunyayla'da küçükbaş hayvan ve at yetiştirilir.Niewielki udział posiada bór mieszany świeży (BMśw) i las mieszany wyżynny (LMwyż).
Larvaları yalnızca bitkilerden toplanmıştır.Plony zbierano wyłącznie za pomocą sierpów.
Çok yıllık bitkilerdir.Są roślinami wieloletnimi.
Yaprağı dökülen bitkiler az ürün verir.Porażone plantacje dają niski plon.
Ayçiçeği dünyada ve Türkiye'de en önemli yağ bitkilerinden biridir.Odpady są jednym z najważniejszych problemów środowiskowych w Polsce i na świecie.
Fotosentezin yapıldığı kloroplastlarda bulunan klorofil, bitkilere yeşil rengi verir.Znaczna zawartość chlorofili w organizmach fotosyntetyzujących jest odpowiedzialna za ich zieloną barwę.
Tohumlu Bitkiler Sistematiği.Przegląd systematyczny owadów.
Ama sırf hayvanlar değil, bitkiler ve mantarlar da etobur olabilirler.Można tam kupić nie tylko lekarstwa i zioła, lecz również suszone zwierzęta.
Tohumlu bitkiler aktif ve pasif olmak üzere iki şekilde yayılırlar.Metody teledetekcyjne dzielą się na aktywne i pasywne.
Ramireziler kumları kazmaz ve bitkilere zarar vermezler.Nie ryje w dnie i oszczędza rośliny.
Keten en eski kültür bitkilerindendir.Jest jedną z najdawniej uprawianych roślin.
Bu örümceklerin büyük bir kısmı çiçekli bitkiler üzerinde bulunur.Tego rodzaju kwiaty występują u większości roślin okrytozalążkowych.
Bu bitkilerden bazıları başarısız oldu ve bırakıldı.Niektóre z tych podpór zgniły i zostały usunięte.
Çoğu şarap üzümden yapılsa da, diğer meyvelerden veya zehirli olmayan bitkilerden de yapılabilir.Istnieje wiele rozmaitych win wyprodukowanych z innych owoców, także tropikalnych.
Bu da C4 bitkilerin suyu daha etkin kullanmalarını sağlar.Proces fotosyntezy u roślin C4 przebiega wydajniej.
Bitkiler aleminde oldukça yaygın bulunur.Jest tu rośliną dość pospolitą.
Giberellinlerin esas etkisi, bitkilerin boyuna büyümesini sağlamaktır.Działanie morfaktyn polega na ogólnym zahamowaniu wzrostu roślin.
1779'da Jan Ingenhousz havanın temizlenmesinin yeşil bitkiler tarafından ışıkta yapıldığını açıklamıştır.1778 – Jan van Ingenhousz wykazał, że wydzielanie tlenu przez rośliny zależy od oświetlania.
Bitkiler ve şifalı otlar üzerine 30'dan fazla kitap yazmıştır.Więcej opisów fortu oraz ponad 30 zdjęć tego obiektu
Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı.Polska czerwona księga roślin.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Przez tysiąclecia wykorzystywano go w procesie udomawiania roślin i zwierząt.
Kentte ve çevrisinde subtropikal bitkiler yetişir.W jej okolicach rozwija się roślinność wynurzona i podwodna.
Savaş esnasında, Gardiyanlar bitkilerden her türlü yardımı talep edebilirler.W ten sposób chłopi mogli liczyć na pomoc innych oddziałów w razie potrzeby.
Sözcük Latince’den alınmıştır; Flora, Roma mitolojisinde bitkiler ve ilkbaharın tanrıçasına verilen isimdir.Flora – imię żeńskie pochodzenia łacińskiego, pochodzące od imienia rzymskiej bogini kwiatów i wiosny.
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.Rośliny i zwierzęta.
Sonra Dimitri bitkiler bayrağı, Almanya üzerinden Sovyet zafer sinyalizasyon.Mimo ran Dmitrijowi udaje się zawiesić radziecką flagę, sygnalizującą zwycięstwo Sowietów.
Bitkiler: Arabidopsis thaliana, en bilinen model bitki.Jednym z takich gatunków jest Arabidopsis thaliana wykorzystywany jako roślina modelowa.
Doğada yaygın bir şekilde bulunmaktadır; toprakta, suda, bitkilerde ve hayvanlarda.De finns på många ställen i naturen och återfinns i vatten, jord, växter och djur.
Besinlerinin %99'u bitkilerden oluşmaktadır.99 procent av denna massa har uppskattas bestå av växter.
Maraba kahve bitkileri, Coffea arabica türünün burbon cinsindendir.Kaffet är av arten Coffea arabica.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.Våren därpå fortplantar de sig.
Buna gerekçe olarak, Allah'ın bitkileri insanların hayrı için yarattığı kuralı ileri sürülür.Men om Gud skapat människan god, så väljer människan det goda av fri vilja.
Ramireziler kumları kazmaz ve bitkilere zarar vermezler.Det är en saprofyt och den skadar inte växterna.
Bitkileri daha dayanıklı hale getirir.Äldre plantor är mer stadiga.
Keten en eski kültür bitkilerindendir.Rättikan är en av de äldsta kulturväxterna.
Böylelikle bitkilerin filenin kurulumu sırasında hasar görmesinin önüne geçilir.Dessa skulle dock framöver förlora kontrollen över Klisfästningen.
Bazıları asalak bitkilerdir.Några av dem är slingerväxter.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.De binder energin från solen genom fotosyntesen.
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.Det gäller såväl växter som djur.
Octo Zombie: Bitkilere ahtapot atar.Grönare tak - extensiv vegetation på tak.
Bir ya da iki evcikli bitkilerdir.En eller två kamrar?
Çok yıllık bitkilerdir.Växten är flerårig.
Bu yemek, kurutulmuş çeşitli bitkiler ile birlikte yenmektedir.Denna kost kompletteras med olika växtdelar.
Devekuşlarının diyetleri genel olarak bitkilerden oluşur.Födan utgörs allmänt av växtdelar.
Böyle hayatını devam ettiren bitkilere "epifit" adı verilir.Läran om sådana sjukdomar och deras utbredning kallas epizootiologi.
Larvaları yalnızca bitkilerden toplanmıştır.Födan består uteslutande av växtdelar.
Endüstri bitkilerinden tütün en önemli geçim kaynağıdır.Textiltillverkningen är den mest betydande sektorn för exporthandeln.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod