Bitkiler monoik veya dioik olabilirler.A espécies podem ser monoicas ou dioicas.
Bitkilerde hormon denilen düzenleyiciler üretilmektedir.Em plantas, as hormônios são conhecidas como factores de crescimento.
İçinde dünyanın her yerinden getirilmiş özel ağaçlar ve bitkiler bulunur.Lá se podem encontrar belas flores e árvores de todo o mundo.
Bazı mantar türleri bitkiler üstünde yaşar ve besinini bitkilerden sağlar.Algumas espécies permanecem sobre as flores, se alimentando de pólen.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, insanlık tarihinin en eski tıbbi tekniklerinden biridir.A manufatura dos tecidos é uma das mais velhas tecnologias do homem.
Bu virüsler bitkilerde verim kaybına neden olurlar ancak bunlarla mücadele ekonomik değildir.Esses cemitérios aparentemente promovem a igualdade entre os homens, sem discriminação econômica.
Ayrıca gün uzunluğu bazı bitkilerin dünya üzerindeki yayılışını da belirler.Isso se deve ao longo período de floração de uma mesma planta.
Çoğu Hayvanlar ve bitkiler, kendi C vitaminlerini glukozdan üretebilirler.Os seres humanos, entre outros animais, necessitam de vitamina C na dieta para produzir colagénio.
Bir ya da iki evcikli bitkilerdir.Existem um ou dois tipos de artilharia de campo.
En yaygın bulunan bitkiler eğreltiotlarıdır.Os motivos decorativos mais importantes são os vegetais.
Sebze (kʼetsaanʼ') olarak değişik bitkiler kullanılır.Actualmente fazem-se cestos ( de diversos tipos ) de vime.
Fitosteroller bitkilerde bulunan steroidlerdir.Fitoesteróis são um grupo de esteróis naturalmente presentes nas plantas.
Çalışmalarının ana konusu bitki yiyen böcekler ile bu böceklerin yediği bitkiler arasındaki etkileşimdir.Suas pesquisas são focalizadas na interação entre os insetos que se alimentam de vegetais e as plantas.
Bu çiçeklerin bulunduğu bitkilerin yaprakları muhabbet kuşları için zehir etkisi yaratabilir.Em resumo, as perturbações ocasionadas pelos seres humanos podem provocar um impacto a estas aves.
Anavatanı Brezilya olup, tropik bölgelerde yetişen kauçuk bitkilerinin en önemlisidir.É a família mais abundante do Brasil onde é facilmente encontrada em regiões tropicais.
Çocukları, hayvanları ve bitkileri korur.O Escuta protege as plantas e os animais.
Bu bitkilerin yetiştirilmesi çok zordur.São plantas de cultivo muito difícil.
Ancak bitkilerde diploid ve haploid kuşakların birbirini izlemesi nedeniyle bazı farklılıklar bulunur.Porém, você perde transparência porque as folhas e os compostos têm interfaces diferentes.
Birlikte bu dişler bitkileri makas gibi kesebilmekteydi. ^ Savage, RJG, & Long, MR (1986).Jornal da Zoologia 270 Savage, RJG, & Long, MR(1986).
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.Herbivicus Laat planten heel snel groeien.
Çoğu Hayvanlar ve bitkiler, kendi C vitaminlerini glukozdan üretebilirler.Planten en de meeste gewervelde dieren zijn in staat om hun eigen vitamine C te maken.
Azerbaycan'da bitki örtüsü içinde 4.500'den fazla yüksek boylu bitkiler bulunur.De flora in Azerbeidzjan telt meer dan 4.500 soorten hogere planten.
Botanik, bitkilerin bilimidir.Plantkunde of botanie is de wetenschap van de planten.
Köpekbalıkları kullanarak bitkileri yer.Kijken hoe de hazen lopen.
İlkbaharda, bitkiler tekrar büyüyorlar.In de lente beginnen de bomen weer te groeien.
Sadece bitkilerle beslenirler.Waarschijnlijk eet hij alleen planten.
Gündüzleri bitkilerin sık olduğu yerlere girip saklanırlar.Ze houden zich overdag vaak op in planten.
Kısa boylu bitkilerin üzerinde, ayrıca dal ve ağaçların yere yakın dalları üzerinde bulunurlar.Je hoort in zwak (maan)licht huizen en bomen langs de weg te kunnen zien.
Talluslu bitkilere "Thallophyta" denilmektedir.De Thallophyta worden ook wel "de lagere planten" genoemd.
Baklagillerden olmayıp da azot fiksasyonu yapan bitkilerdir.Vruchten zijn geen (vitale) delen van planten, maar voortbrengsels ervan.
Bitkiler tarafından da emilebilirler.Deze kunnen zelf gemaakt worden van planten.
Bitkiler daima yeşildir.De planten zijn groenblijvend.
Ayrıca süs bitkilerinin ve ilgili malzemenin üretiminde, pazarlamasında ve kullanımında görev alır.Bovendien zijn ze ongewenst tijdens de oogst en verwerking van de rest van de bieten.
RNA interferans bitkilerde etkili bir savunmadır.RNA interferentie is ook een effectief verdedigingsmechanisme bij planten.
Toprak nimet saçar, bitkiler kendiliğinden büyürdü.Hij werd de ziel van de planten die uit hem groeiden.
Bitkileri kolayca kapalı yerden açık yerlere taşıyabilmeye yarar.Door de uitlopers kan het makkelijk open plekken opvullen.
Liebig’e kadar humusun bitkiler tarafından doğrudan alındığını varsaymışlardır.Tot de tijd van Liebig werd verondersteld dat humus direct werd opgenomen door planten.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.Zijn woning werd vernield en de inboedel werd op straat in brand gestoken.
Bunun dışında aromatik bitkiler ve tıbbi bitkiler gibi bitkiler bulunur.De planten worden ook als geneeskrachtige planten en als sierplanten gebruikt.
Bitkilerin üstünden uçar.Over planten.
Yapay seçilim, evcil hayvan ve bitkilerin kontrollü olarak yetiştirilmesi sonucu gerçekleşir.Kunstmatige selectie komt voor bij het door mensen fokken van huisdieren of kweken van planten.
Bitkiler tarafından fazla glikozu depolamak için kullanılır.Potgrond wordt gebruikt voor het oppotten van planten.
Ot, çalı ve ağaç şeklinde bitkilerdir.De steunpalen zien eruit als takken en boomstammen.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.Planten kunnen namelijk zelf energie vastleggen door fotosynthese.
Toprağı ve toprakla ilgili tüm unsurları, bitkileri ve hayvanları korur.Hij liet alle planten, dieren, mensen en dingen op aarde een eed zweren.
İnsanlara az, bitkilere nadiren rastlanır.Ze klimmen zelden op planten.
Bu bitkilerin yaprakları ya da gövdeleri çoğaltma amacıyla kullanılır.Hiermee worden trays of potten gevuld ten behoeve van de opkweek van hun planten.
Her zaman yeşil olan bitkilerdendir.Het zijn groenblijvende planten.
Bitkilerin gövdeleri, özellikle kuruyunca içleri boşalır.Vooral hogere planten schitteren door hun afwezigheid.
Öte yandan bazı bitkiler ve Hayvanlarca da üretilmektedir.Bovendien komen er hier bijzondere planten en dieren voor.
Diğer nadir bitkiler arasında Hanabusaya bulunmaktadır.Daar vinden ze de zeldzame plant.
Farklı bölgelerde yetişen bu bitkilerin anatomik açıdan farklı olmaktadır.De verspreidingsgebieden van beide soorten overlappen elkaar in Anatolië.
Fotosentezin yapıldığı kloroplastlarda bulunan klorofil, bitkilere yeşil rengi verir.Omdat chlorofyl veel voorkomt in planten, hebben planten een groene kleur.
Buna gerekçe olarak, Allah'ın bitkileri insanların hayrı için yarattığı kuralı ileri sürülür.God zal alle zondaren vernietigen waardoor alleen de rechtvaardigen eeuwig leven zullen ontvangen.
Ağaç ya da çalı, nadiren de liana formunda bitkilerdir.Het zijn heesters of lianen, zelden kruidachtige planten.
Rickettsia insanların yanı sıra bitkilerde de hastalıklara yol açar.Ook bij planten komen door rickettsiae veroorzaakte ziekten voor.
Kışları asıl olarak tohumlar ve su bitkilerinin köksaplarıyla beslenirler.In de winter voeden zich voornamelijk met zaden en granen.
Çoğunlukla yıllık bitkilerin tohumlarıyla beslenir.Voor de kruidenteelt worden meestal eenjarige planten gebruikt.
Parktaki hayvanlara ve bitkilere zarar vermek veya rahatsız etmek yasaktır.Verstoring van dieren en planten is eveneens verboden.
C3 bitkilerinin tümü ışık solunumu yaparken, C4 bitkileri çok az ışık solunumu yaparlar.Bij C4-planten treedt geen lichtverzadiging op in vol zonlicht.