Bahçe Bitkileri.Садовые растения.
Not: Kullanılacak bitkiler taze olmalı çiçeklenmiş olanlar yenmemeli.При не соблюдении которого растения не цветут.
Bitkiler üzerinde yaşasalar da bazen zemin üzerinde ya da taş altlarında da bulunduğu olur.Но также их можно встретить на земле или под камнями.
İlk bitkilerde keşfedilmişler, sonra insan dahil çeşitli başka canlı gruplarında da bulundukları görülmüştür.В будущем жила на Маяке, прежде чем её вместе со многими другими Истинными Верующими выслали на поверхность.
İncir bir yana bırakılırsa ilk kültürlenen bitkilerin yabani tahıllar olduğu kabul ediliyor.В некоторых культурах сорорат также допускается в том случае, если первая жена оказывается бесплодной.
Bu bitkilerin yetiştirilmesi çok zordur.Очень интересен процесс опыления у этих растений.
Bu bitkilerden 6'sı dünyada sadece burada görülür.Из этого числа 3 улицы существуют пока только в проекте.
Miyosen hayvan ve bitkileri oldukça moderndiler.كانت نباتات وحيوانات الميوسيني حديثة نسبيا.
Hepsinin adı ginseng olsa da bu bitkilerin her biri farklı fonksiyonel yararlara sahiptir.مع أن كل النباتات تمتلك اسم "الجنسنغ" ، إلا أن كل نبات له وظائف مميزة ومختلفة.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, Yazılı insan tarihinin öncesine kadar dayanır.ويسبق استخدام النباتات كأدوية التاريخ البشري المكتوب.
Eduard Strasburger de aynı sonuçlara bitkiler için ulaştı (1884).خرج إدوارد ستراسبرجر بنتائج مماثلة في النباتات عام 1884.
Bitkiler ve hayvanlar kendi B12'lerini üretemezler.ليس بإمكان الفطريات او النباتات او الحيوانات ( حتى الانسان) انتاج فيتامين ب 12.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.فهنا تطورت نباتات مقاومة لنسبة المعادن العالية في التربة.
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.وتمثل هذه النباتات 50-60% من مجمل المحاصيل المستزرعة في العالم أجمع.
Charles Darwin, etçil bitkiler üzerine bilinen ilk tezi Böcekçil Bitkiler adı altında 1875 yılında yazmıştır.كتب تشارلز داروين أول أُطروحة معروفة عن النباتات آكلة اللحوم عام 1875.
Bahçe Bitkileri.حديقة النباتات.
Bu çalışmalar, bitkiler, hayvanlar, bakteri ve çevreleri arasındaki ilişkileri vurgular.هذه الدراسات تؤكد العلاقات بين النباتات ، الحيوانات ، والبكتيريا مع بيئاتهم .
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.وقد استخدم لآلاف من السنين في تدجين النباتات والحيوانات.
Bazı mantar türleri bitkiler üstünde yaşar ve besinini bitkilerden sağlar.شخص يكثر من زراعة النباتات و يحافظ على الغطاء النباتي.
Azerbaycan'da bitki örtüsü içinde 4.500'den fazla yüksek boylu bitkiler bulunur.تتنوع النباتات بشكل كبير في أذربيجان، حيث تم تسجيل أكثر من 4500 نوع من النباتات العليا في البلاد.
Öldüğünde dönüştürdüğü bitkiler koyun halinden çıkar.ومتى أكل الخروف كل النباتات التي في متناوله فإنه يموت.
Ayrıca okapi sadece ağaç yaprakları ile değil başka türlü bitkilerle de beslenebilir.يلحق بالخضروات أيضًا الفطر رغم أنه لا يعد من النباتات بل من الفطريات.
Hidrokültür su bitkileri yetiştiriciliğidir. ^ Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).مرض التهاب الحوض قناة فالوب Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).
Ancak mantar ve çoğu protistanın hayvan ve bitkilerden önemli farklılıkları vardır.معظم الكائنات لديها احتياجات مشتركة، لكن هناك فروق بسيطة بين الحيوانات والنباتات.
Türün çoğu, ot cinsinden sürekli bitkilerdir, ama bazıları, çok yıllık bitkidir.معظم نباتاتها معمرة وبعضها حولية.
Akdeniz bitkilerinin birçok türü bulunmaktadır.هناك أنواع عديدة من النباتات المائية.
Bitkilerin ışık görmeyen kısımlarında (kök,yumru vb.) bulunurlar.ونظرًا لكونه ورمًا حميدًا؛ لا ينتشر الورم الشحمي النقوي إلى أجزاء أخرى من الجسم.
İsrail'in işlenmemiş bitkilerin bulunduğu en büyük bahçelerindendir.في المستوطنة أهم مواقع مصانع نستله في إسرائيل .
Böylece bitkilerin bulunduğu ortamlardaki toprak ve suda yüksek düzeyde bakır birikiminin önüne geçilmiştir.فيما يتعلق بهذه فإن صحة الإنسان والمياه الجوفية كانت في وضع قاتل.
Bitkiler Devoniyen'de büyük bir evrimsel sıçrama yaptı.قام بتطبيق نظام معقد للغاية للري في ديكان.
Bitkileri kolayca kapalı yerden açık yerlere taşıyabilmeye yarar.ويتم نقل الآلات بسهولة على شاحنات من موقع إلى موقع.
Tokotrienoller bitkiler aleminde yaygın biçimde bulunur.بالإضافة إلى أنَّ التهجين شائع في النباتات.
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.بوساسو هي المدينة التي تنمو بسرعة.
Eskişehir'in güneyindeki platolarda orman bulunmamakta fakat bölgesel step bitkileri vardır.وفي جنوب إسكي شهر لايوجد غابات ولكن توجد نباتات السهوب الإقليمية.
Daha evvelden Chenopodiaceae içinde yer alan bitkileri de artık içine almaktadır.فيما عدا مزارع شبعا والتي لا تزال محتلة حتى الآن.
Bitkileri sulamayı unutma.و لا تنسَ سقاية المزروعات.
Hepsinin adı ginseng olsa da bu bitkilerin her biri farklı fonksiyonel yararlara sahiptir.Apesar de todos serem chamados de ginseng, cada planta tem diferentes funções distintas.
Eduard Strasburger de aynı sonuçlara bitkiler için ulaştı (1884).Eduard Strasburger produziu os mesmos resultados em plantas (1884).
Georgia Pemberton rolü Fiona Frauenfeld, bitkileri kontrol edebilen bir çocuk.Georgia Pemberton como Fiona Frauenfeld, uma jovem que pode controlar e manter plantas.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, Yazılı insan tarihinin öncesine kadar dayanır.O uso de plantas como medicamentos antecede a história humana escrita.
Bitkileri iyileştirir.Plantas Que Curam.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Os seres humanos têm usado a selecção artificial há milhares de anos na domesticação de plantas e animais.
Sosyal yaşamlı böcekler çiçekli bitkilerle yaklaşık aynı zaman diliminde göründüler.Insectos sociais apareceram por volta da mesma altura que as plantas com flor.
Bitkileri daha dayanıklı hale getirir.Com isso, as plantas ficaram mais resistentes.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.Descobriu, também, que na escuridão os vegetais expelem gás carbônico.
Kara bitkileri, Geç Devoniyen yok oluşunda katkıda bulunduklarını düşündürecek kadar başarılıydılar.Plantas terrestres foram tão bem sucedidas que se pensa que elas contribuíram para a extinção do Devoniano.
Yazın, bitkiler daima büyür.No verão as plantas crescem.
Bu bilgiler aslında bitkilerin ağırlığının sadece topraktan değil havadan da geldiğini kanıtlamış oldu.Isto demonstrava que uma parte da massa das plantas vinha do ar, e não somente do solo.
Neredeyse ekilebilir araziler gıda bitkileri için kullanılır.Todas as terras aráveis são usadas virtualmente para as plantações de alimentos.
Otlar, likenler ve diğer bitkileri yerler.Os iaques comem gramas, líquens e outras plantas.
Söğütler kışın en çok yenen bitkilerdendir.Os pubs são os mais recomendados no inverno.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Neste caso, plantas com resistência a altos níveis de metais no solo evoluem.
Çerkesler suya, ateşe, bitkilere, ormanlara, kayalara, gök gürültüsüne ve yıldırımlara tapmışlardır.Os mundos foram chamados de Alpeon (Terra), Inferos (Fogo), Aqueon (Água), Eris (Ar), e Luxian (Luz).
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.As plantas utilizam a energia da luz solar para realizar a fotossíntese.
Doğada yaygın bir şekilde bulunmaktadır; toprakta, suda, bitkilerde ve hayvanlarda.Eles são amplamente distribuídos na natureza, e são encontrados no solo, água, plantas e animais.
Bitkiler yarı gölge veya güneşli alanlara dikilmelidir.Deve ser cultivada a pleno sol ou a meia-sombra.
Mayer ayrıca bitkilerin, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirdiğini de öne sürmüştür.Ele também propôs que plantas convertem luz em energia química.
Adaya düşen yağışın %80'i bitkilerin terlemesi ve buharlaşma ile kaybedilmektedir.Pelo menos 80% das construções da ilha foram danificadas ou destruídas.
Derin zon: Bitkilerin olmadığı dipler.Cobertura vegetal: presença de áreas sem vegetação.
Bunlardan birisi bitkiler üzerindeki etkisidir.As fotos são de uma destas plantas.