bitki ile cümle

bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer bitkiyi itmeye çalıştığında en arkada bitki varsa o bitki yok olur.Si lo lograban, la siguiente cosecha sería fructífera.
İzci, bitki ve hayvanları sever ve korur.El explorador ama a los animales, los árboles y las plantas.
Dişlerinin şekilleri yumuşak suda yetişen bitkileri yediklerini gösterir.La forma de sus dientes sugiere que consumían la vegetación suave del estos ambientes.
Çocukları, hayvanları ve bitkileri korur.El hombre, los animales y las plantas.
Kara ahududu (Rubus occidentalis) Kuzey Amerika'ya özgü farklı bir bitki türüdür.Rubus occidentalis, la frambuesa negra, es una especie de Rubus nativa del este de Norteamérica.
Bu kapıyla uğraşmadan Fume-shroom ya da catapult bitkileriyle öldürülebilir.Puede ir con botavara o sin ella.
Tarımda ise soya fasulyesi ile yağ bitkilerinin ekiminde yoğunlaşılmaktadır.La agricultura de la zona se centra en las plantaciones de soja y las oleaginosas.
Yüzerken bitki arayarak beslenir ve yumurtlama mevsiminde omurgasızlar ile de beslenir.Se alimentan por la noche, navegando con la ecolocalización de la misma forma como lo hacen los murciélagos.
Gölevez yarı gölgeli veya güneşli yerlerde yetişen tropikal bir bitkidir.Es un árbol que crece en lugares soleados o con sombra parcial.
Bitkinin tohumları baharat olarak kullanılır.Los frutos son consumidos como fruta de tiempo.
Bu demetler bitki hücre duvarının yapı birimidir.La celulosa forma parte de las paredes celulares vegetales.
Nesli tehlikedeki türler, yok olma tehdidi altındaki bitki ve hayvan türleridir.Por ningún motivo adquirir plantas o animales en peligro de extinción.
Bitki örtüsünü bozkırlar ve çalılıklar teşkil eder.Luego, el herrero forjaba los hierros creando ornamentos.
Toplanan bitkiler hakkında, ele geçen bitki kalıntıları fikir vermektedir.Además de mantener colecciones de plantas vivas.
Bitkinin bol çiçek açması için düzenli sulanması gereklidir.Se necesitan cantidades constantes de humedad para establecer la fruta grande.
Yiyecekleri bitkisel materyaller ve tohumlardan ibarettir.Su dieta consiste en semillas y material vegetal.
Cob Cannon hariç tüm bitkilerin üzerine ekilebilir.Está presente en todas las islas Canarias excepto La Palma.
Herbisit bitkilerde toksik etki oluşturur.Relevamiento Residuos Peligrosos Guía Fitosanitaria.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Por aquí y por allá seguían apareciendo voces en contra de la reducción misional en la pimeria alta.
Fundagiller (Ericaceae), Ericales takımına ait bir bitki familyası.Las ericáceas (Ericaceae) son una familia de plantas perteneciente al orden de las ericales.
Bitki histolojisi, bitki dokularını inceler.La Histología es el estudio de la los tejidos de las plantas.
Diğer önemli bitkiler patates, şeker pancarı ve yağlı tohumlardır.Otros cultivos importantes son las papas, la remolacha azucarera y las semillas oleaginosas.
Zehirli bir bitkidir.Es una planta venenosa.
Aynı zamanda kabak bitkisinin çekirdekleri de yemiş olarak halk arasında çok sevilmektedir.Los ornitorrincos machos adultos también se evitan entre ellos en gran medida.
Bünyesinde 3000'in üzerinde bitki çeşidi barındırır.Este es entonces enriquecido con más de 4.000 plantas.
Bu bitkinin çiçekleri çok miktarda balözü salgıladığından arılar için çok değerlidirler.Sus flores son muy visitadas por las abejas.
Meşe ve çam ağaçları bitki örtüsünü oluşturmaktadır.Los bosques pastizales y matorrales completan su vegetación.
İsrail'in işlenmemiş bitkilerin bulunduğu en büyük bahçelerindendir.Este jardín contiene la mayor colección de Israel de endemismos de plantas silvestres.
Birçok bitki ilkbaharda çiçek açar.Molte piante fioriscono in primavera.
Titanyum ayrıca kömür küllerinde, bitkilerde ve hatta insan vücudunda da bulunur.Il titanio si trova inoltre nelle ceneri di carbone, nelle piante ed anche nel corpo umano.
Bitki ve mantar hücrelerinin enfeksiyonu hayvan hücrelerininkinden farklıdır.L'infezione delle cellule delle piante e dei funghi è diversa da quella delle cellule animali.
Daha sonra, tanınabilir bitki motifleri (lotus yaprakları ve çiçekler gibi) ve insan figürleri görünür.In seguito, appaiono decori vegetali riconoscibili (quali foglie e fiori di loto) e figure umane.
Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.Il sistema immunitario innato si trova in tutte le piante e gli animali.
Bu sırada adada Claire bitkin düşüp fenalaşır ve o sırada kalan sularının çalınmış olduğunu fark ederler.Sull'isola, Claire ha un colpo di calore e si scopre che l'acqua restante è stata rubata.
Bitkilerin yaklaşık 80 türü Banks adını taşımaktadır.Circa 80 specie di piante portano il suo nome.
Alismataceae, çiçekli bitkilerden, 11 cins ve 85-95 tür içeren bir bitki familyasıdır.La Alismataceae sono una famiglia di piante fiorenti che comprende 11 generi e da 85 a 95 specie.
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.Queste specie ora costituiscono il 50 – 60% di tutte le colture in coltivazione in tutto il mondo.
Ad artuç (ardıç) bitki adı temelinde oluşmuştur.(EN) Aya, su Behind the Name.
Bitkin algoritma Baeza-Yates'in bir uygulamasıdır.L'Algoritmo Bitap è un'applicazione dell'approccio di Baeza-Yates.
Bitkiyle ilgili çalışmaları onu farmakoloji'nin temelleri ve mikroskop'un kullanımını öğrenmeye yöneltti.Il suo interesse verso le piante lo portò allo studio della farmacologia ed all'uso del microscopio.
Virüsler sadece bitki ve hayvanlarda üretilebilmişlerdi.Inizialmente i virus vennero coltivati solo nelle piante e negli animali.
Sağındaki bitkileri iyileştirir.Cura la tua destra...
Her zaman yeşil olan bitkilerdendir.In genere sono piante sempreverdi.
RNA interferans bitkilerde etkili bir savunmadır.L'interferenza RNA è anch'essa un'efficace difesa delle piante.
Petunyalar bir yıllık bitkiler olarak düşünülse de, aslında çok yıllık bitkilerdir.Nonostante P. annua sia considerata semplicemente una pianta annuale, esistono delle varietà perenni.
Hastalıklı bitkiler, yumrular imha edilir.In ogni caso, bisogna distruggere le piante colpite.
Bir rozet bitkisi olup, internodu yuvarlaktır.Si forma un anello intorno alla città interna.
Bitkilerde sınıflandırıcı eşleşme genellikle seçici dölleme durumlarında görülür.Naturalmente sono previsti i classici obblighi da osservare in un'area boschiva.
Barbara McClintock tarafından 1950 yılında mısır bitkisinde keşfedildiler.Essi sono stati scoperti nel mais da Barbara McClintock nel 1950.
Viroidler bitkiler için önemli hastalık etkenleridir.I viroidi sono importanti patogeni delle piante.
Ayağa kalkamayacak kadar hasta ve bitkindir.È molto debole e fatica a reggersi in piedi.
Madagaskar üzerindeki bitki ve hayvan türlerinin %90’ı dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadır.Per questo, circa il 90% delle piante e animali delle Hawaii sono presenti solo in questo arcipelago.
Biyolojik pigmentler içinde bitki pigmentleri ve çiçek pigmentleri de bulunur.I pigmenti biologici includono fra gli altri i pigmenti delle piante e i pigmenti dei fiori.
Anason, anason bitkisinin tohumlarından elde edilir.I resti fossili provengono dalla formazione Anacleto.
Yörede Dünya'nın başka hiçbir yerinde yetişmeyen nadir bitki türleri bulunmaktadır.Gli esseri umani stanno spostando le specie in tutto il mondo a un ritmo senza precedenti.
Çin'deki yaklaşık 30.000 damarlı bitki çeşidinden Yünnan'de 17.000'den fazla mevcuttur.Delle 30.000 specie che crescono in Cina, 18.000 possono essere reperite in Yunnan.
Kuruyan kapanlar bitkiye zarar vermemesi için kesilir.«Bisogna che i bruchi non lo danneggiano.
Nohut yetiştirilmesi kolay bir bitkidir.È una pianta di facile coltivazione.
Zehirli bir bitkidir.È una pianta velenosa.
Ustyurt'ta bulunan tüm hayvan ve bitki türleri, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadırlar.Vi si trovano effettivamente specie animali e vegetali del tutto assenti nel resto del mondo.

İlgili Sayfalar