Ana içeriğe geç
Sözlük

bitki ile cümle

bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1877'de bitki safralarını tartışan ilk önemli araştırma makalesini yazdı.In 1877, he wrote his first notable research paper, discussing plant galls.
Şifalı bitkiler felsefesiPhilosophy of herbalism
Culpeper, yüzlerce şifalı bitkiyi katalogladı.Culpeper catalogued hundreds of outdoor medicinal herbs.
Bu arada büyükannesi onu şifalı bitkiler ve otlar dünyasıyla tanıştırdı.Meanwhile his grandmother introduced him to the world of medicinal plants and herbs.
Hayatı boyunca kırsal kesimde bitkileri kataloglayarak vakit geçirecekti.He would go on, throughout his life, spending time in the countryside cataloguing plants.
Geniş bitki ve hayvan koleksiyonları edinerek Avrupa'yı dolaştı.He travelled through Europe acquiring vast collections of plants and animals.
Bilinen en eski etçil bitki olan Archaeamphora longicervia'nın (nesli tükenmiş) temsili resmi.Artist's restoration of Archaeamphora longicervia, the earliest known carnivorous plant
Bitki hücresine kıyasla tipik kromistlerin yapısı (solda)Structure of typical chromists compared with plant cell (left)
Bitkiler sürünen rizomlara sahiptir.The plants have creeping rhizomes.
Bakteriler ayrıca bitki ve hayvanlarla simbiyotik ve parazit ilişkiler içinde yaşarlar.Bacteria also live in symbiotic and parasitic relationships with plants and animals.
Hayvanlar bitkilerle ve birbirleriyle beslenerek madde ve enerjiyi sistem içinde hareket ettirirler.By feeding on plants and on one another, animals move matter and energy through the system.
Ayrıca mevcut bitki ve mikrobiyal biyokütle miktarını da etkilerler.They also influence the quantity of plant and microbial biomass present.
Bir bitki hücresinin yapısıStructure of a plant cell
Glukoz formundaki şeker, hayvan ve bitki hücreleri tarafından solunumda kullanılan ana besindir.Sugar in the form of glucose is the main nutrient used by animal and plant cells in respiration.
Bitkilerin nasıl kütle kazandığını belirlemeye çalışan ilk deneycilerden biriydi.He was an early experimenter in seeking to determine how plants gain mass.
Bitkisel Yaşam altında Gül anlatılır.Under Vegetable Life the Rose is described.
Pflanzengallen und Gallentiere, 1891 – Bitki şişlikleri hakk..Pflanzengallen und Gallentiere, 1891 – On plant galls.
Çoğu Impatiens türü, etli sapları olan tek yıllık veya çok yıllık otsu bitkilerdir.Most Impatiens species are herbaceous annuals or perennials with succulent stems.
Bitki boyu, türe bağlı olarak beş santimetre ile 2,5 metre arasında değişir.Plant size varies, from five centimeters to 2.5 meters, depending on the species.
Çoğu, bir veya daha fazla bitki ve kelebek türünün bir kombinasyonunu gösterir.Most display a combination of one or more species of plants and of butterflies.
Bu nedenle, Alplerin üst bölgesi çok daha çeşitli ve parlak bir bitki örtüsünü sürdürür.Hence the upper region of the Alps sustains a far more varied and brilliant vegetation.
Şöyle açıklıyor: "Birçok işçi uzun saatler çalışıyor ve eve bitkin halde dönüyor.She explains, "Many workers put in long hours, and return home exhausted.
Sadece eser miktarda gerekli olmasına rağmen, temel bir bitki besin maddesidir.Although only traces are required, it is an essential plant nutrient.
Anneme bir bitki vermek istiyorum.Ich möchte meiner Mutter eine Pflanze geben.
Ağaçlar bitkilerdir.Bäume sind Pflanzen.
Yorgun ve bitkin hissediyorum.Ich fühle mich müde und erschöpft.
Eduard Strasburger de aynı sonuçlara bitkiler için ulaştı (1884).Eduard Strasburger kam an Pflanzen zum gleichen Ergebnis (1884).
Aynı zamanda bitkilerin nasıl yetiştiği konusu da Goethe’yi bırakmamıştır.Auch die Frage, wie Pflanzen wachsen, ließ ihn nicht los.
Yüksek dağlık kesimde doğa şartları sebebiyle az bitki çeşitliliği mevcuttur.Im Hochgebirge liegt auf Grund der natürlichen Bedingungen nur eine spärliche Pflanzenvielfalt vor.
Seyrek olarak meyve gibi bitkisel gıda da alırlar.So werden Insekten und Früchte als Nahrung angenommen.
Birkaç türü iyi yem verir, çok azı süs bitkisi olarak yetiştirilir.Einige Arten liefern ein gutes Viehfutter, sehr wenige werden als Zierpflanzen kultiviert.
Bin kadar türünden yaklaşık 300'ü Avrupa'da yerli bitkidir.Von den etwa 1000 Arten sind rund 300 in Europa heimisch.
Bitkilerin ışık görmeyen kısımlarında (kök,yumru vb.) bulunurlar.Sie besitzen keine Falsch-Augenflecken (Ocellen).
Ayrıca bitki, budanabilmesi sebebiyle bonsai olarak da kullanılabilmektedir.Je nach gewünschtem Effekt können auch Bonsai eingesetzt werden.
Sakkaroz, bitkilerdeki en önemli şekerdir.Saccharose ist der wichtigste Transportzucker in Pflanzen.
Medyayı oynat 1990 yılında bitki bir kiralama şirketi "Dagvino" oldu.Mediendatei abspielen 1990 wurde das Werk zur Vermietfirma „Dagwino“.
Sukabakları, sarmaşıkgillerden bir bitkidir.Die vegetativen Pflanzenteile sind behaart (Indument).
Tek yıllık bitkidir.Es gibt nur eine Jahresbrut.
Bitkilerin üstünden uçar.Sie vertrocknen an der Pflanze.
İlk ispanyol yerleşimciler kıt seviyedeki bitki örtüsü sebebiyle, ölümüne açlık çekmişlerdir.Die ersten spanischen Siedler erlitten aufgrund der kargen Vegetation den Hungertod.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Nach längerer Krankheit und Siechtum starb Theudebald schon im Jahr 555 kinderlos.
Işık seven bir bitkidir.Es ist eine lichtliebende Pflanze.
55.000 bitki türü içerir.Hinzu kommen 55 Pflanzenarten.
Bitkisel üretim iklim şartları nedeniyle gelişmemiştir.Getreideanbau war wegen des Klimas nicht möglich.
Bitkiler ve hayvanlar kendi B12'lerini üretemezler.Tiere sind nicht in der Lage, Vitamin B12 selbst herzustellen.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Daraufhin machten beide eine Erholungspause von zwei Monaten.
Ülke genelinde birçok bitki türü bulunmasına rağmen ormanlık alanlar çok azdır.Während es in Südafrika eine große Vielzahl an Blütenpflanzen gibt, sind Wälder sehr selten zu finden.
Dağlık bir alan olup bozkır bitki örtüsüne sahiptir.An dem mit Obstbäumen bepflanzten Berg Homile (Homole) wurde ein Steinbruch betrieben.
Bitkibilim, hobisidir.Das Pferd, mein Hobby.
Japonya dışında gerçek vasabi bitkisini bulmak zordur.Dies ist der einzige offizielle Status des Japanischen außerhalb Japans.
Şükran günü özel bitkisidir.Es ist Thanksgiving.
Bu bitkiler genellikle sukkulent yapıdadırlar.Es sind meist sukkulente Pflanzen.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Alle Pflanzenteile sind zur Herstellung von Lebensmitteln geeignet.
Bitki örtüsü ise maki, fundalık ve zeytinlik ile çam ormanlarından oluşmaktadır.Sie befand sich etwa am Zusammenfluss von Šešuvis und Jura.
Kızartma için kullanılan yağlar bitkisel veya hayvansal kaynaklı olabilir.Die dabei verwendete Ölsäure kann tierischen oder pflanzlichen Ursprungs sein.
Ballon Zombie: Bitkilerin üzerinden uçarak gider.Der Luftballon fliegt hoch in die Luft davon.
Bu yöntem ekinlerde de kullanılmakta ve bitkisel ürünlerin daha bol üretilmesini sağlamaktadır.Dadurch war es ihnen möglich auch grössere Objekte zu planen und auszuführen.
Çoğu türler bitkisel alanları tercih ederler.Die meisten Arten bevorzugen dunkle Orte.
Yulaf çapa bitkilerinin ekim nöbetine girebilir.Achten sie auf die Zwiebel der Herbstzeitlose.
Tüm hayvanlar ve bitkiler, yaklaşık 3 milyar yıl önce yaşamış bakterimsi mikroorganizmalardan türemiştir.Mit dem Nattō-Bazillus verwandte Bakterien existierten schon vor 3 Mio. Jahren.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod