Bunu bitirmemiz gerek.We need to finish this.
Biz bunu bitirmeliyiz.We should finish this.
Biz konuşmayı bitirmedik.We haven't finished talking.
Tom rapor yazmayı bitirmek için geç vakte kadar uyanık kaldı.Tom stayed up late to finish writing the report.
Ben asla öğle yemeğimi bitirmek zorunda değilim.I never got to finish my lunch.
İşimi bitirmedim.I haven't finished my work.
Bitirir bitirmez bir şey yiyeceğim.I'll eat something once I've finished.
Bitirir bitirmez seni ararım.I'll call you as soon as I've finished.
Henüz oyunu bitirmedik.We're not done playing yet.
Biz bununla bitirmedik.We're not finished with this.
Bunu daha sonra bitirmek zorunda olacağız.We'll have to finish this later.
İşimizi bitirmedik.We haven't finished our work.
Tom ve ekibi işi bitirmek için yirmi dört saat aralıksız çalıştı.Tom and his team worked around the clock to get the job finished.
Henüz ev ödevimi bitirmedim.I haven't yet finished my homework.
Paketi açmayı bitirmeliyim.I should finish unpacking.
Tom henüz öğle yemeğini bitirmedi.Tom hasn't finished his lunch yet.
Bunu bitirmemiz en az üç saat sürer.It'll take us at least three hours to finish this.
Onu bitirmek zorunda değilsin.You don't have to finish that.
Tom Mary'nin valizini hazırlamasını bitirmesi için sabırla bekledi.Tom waited patiently for Mary to finish packing her suitcase.
Tom işi gelecek pazartesiden önce bitirmek için elinden geleni yapacağını söylüyor.Tom says he'll do his best to finish the job before next Monday.
Annemin amacı üniversiteyi bitirmekti ama babamın amacı annemdi.Mom’s goal was to graduate college but dad’s goal was mom.
Tom 2.30'a kadar raporu bitirmeye oldukça kararlı, değil mi?Tom is quite determined to finish the report by 2:30, isn't he?
Tom akşam yemeğini bitirmedi.Tom didn't finish his dinner.
Ev ödevimi yapmayı bitirmek bir saatten biraz daha fazla sürdü.It took a little over an hour to finish doing my homework.
O işi bitirmek sadece üç saatten fazla sürdü.It took just over three hours to finish that job.
Tom Mary'nin söylemeye çalıştığı şeyi bitirmesine izin vermedi.Tom didn't let Mary finish what she was trying to say.
Tom'un okulu bitirmeye ihtiyacı var.Tom needs to finish school.
Tom henüz neden bitirmediğimizi sordu.Tom has asked why we haven't finished yet.
Üzgünüm! Ben yanlışlıkla bitirmeden "Gönder"'e tıkladım.Sorry! I mistakenly clicked on "Send" before I was finished.
Tom henüz ev ödevini bitirmemiş olabilir.Tom may not have finished his homework yet.
İşini bitirmek için Tom'un biraz daha zamana ihtiyacı var.Tom needed more time to finish his work.
Tom bugün ev ödevini bitirmeli.Tom must finish his homework today.
Tom başladığı şeyi bitirmeli.Tom needs to finish what he started.
Tom şimdiye bitirmeliydi.Tom should've finished it by now.
Mary Tom'la ilişkiyi bitirir bitirmez John ona çıkma teklif etti.No sooner had Mary broken up with Tom than John asked her out.
Ben henüz konuşmayı bitirmedim.I haven't finished speaking yet.
Bunu bitirmek için bana yarına kadar süre verildi.I've been given until tomorrow to finish this.
Ev ödevini bitirmen ne kadar zamanını aldı?How long did it take you to finish your homework?
Projeyi bitirmenin ne kadar süreceğini düşünüyorsun?How long do you think it'll take to finish the project?
Ev ödevini bitirmenin ne kadar süreceğini düşünüyorsun?How long do you think it'll take you to finish your homework?
Eve gidebilmem için bu işi bitirmek istiyorum.I want to finish this job so I can go home.
Metni burada bitirmek istiyorum.I want to finish the text here.
İşi bitirmek için bütün gece yatmayıp çalışacak mısın?Will you be staying up and working all night to finish the job?
Tom kız arkadaşıyla ilişkiyi bitirmeyi planlıyor.Tom plans to break up with his girlfriend.
Bu raporu zamanında bitirmek için elimden geleni yapıyorum.I'm trying my best to finish this report on time.
Bu bitirmek için zor bir alışkanlık.It's a hard habit to break.
Bu bitirmek için oldukça zor bir alışkanlık.It's a pretty hard habit to break.
Tom seninle ilişkiyi bitirmeyecek.Tom isn't going to break up with you.
Tom şimdiye kadar ev ödevini bitirmeliydi.Tom should've finished his homework by now.
Tom 2.30'dan önce işi bitirmeyi başardı.Tom managed to finish the work before 2:30.
Lütfen bitirmeme izin ver.Please let me finish.
Bir hafta içinde bu anlaşmayı bitirmek zorundayım.I have to conclude this deal within a week.
Bu kitabı okumayı bitirmem lâzım.I need to finish reading this book.
Tom başladığı işi asla bitirmeyecek.Tom is never going to finish the job he started.
Tom bitirip bitirmediğimizi soruyor.Tom is asking if we're done.
Ben sadece bunu yapıp bitirmek istiyorum.I just want to get this over with.
İşi bitirir bitirmez seni göreceğim.I'll see you as soon as I finish work.
Tom'la ilişkiyi bitirmeni asla tavsiye etmedim.I never advised you to break up with Tom.
Keşke bunu bitirmek için bir fırsatım olsa.I wish I had a chance to finish it.
Bu raporu bitirmek için sadece bir kaç saate daha ihtiyacım var.I only need another few hours to finish this report.