Matematik ödevimi bitirmek neredeyse üç saatimi aldı.It took me almost three hours to finish my math homework.
Tom'un raporu bitirmek için bir saati daha olduğunu düşündüm.I thought Tom had another hour to finish the report.
Bu raporu bitirmek için yeterli zamanım olduğundan emin değilim.I'm not sure I have enough time to finish this report.
Yapılması gerekenleri bitirmene yardım etmek için buradayım.I'm here to help you finish what needs to be done.
Tom'un ev ödevini bitirmek için çok zamanı yoktu.Tom didn't have much time to finish his homework.
Bu işi bitirmek için üç haftamız olduğunu sandım.I thought we had three weeks to finish this job.
Bunu bitirmek için ben gerçekten daha fazla zaman istiyorum.I'd really like more time to finish this.
Seninle konuşmayı henüz bitirmedim.I'm not finished talking to you yet.
Keşke seninle ilişkiyi bitirmeseydim.I wish I'd never broken up with you.
Sana ödevini bitirmeni söyledim.I told you to finish your homework.
Sadece beraberliği bitirmeye çalışıyorum.I'm just trying to be thorough.
İşi belirtilen zamanda bitirmeye çalışıyorum.I'm trying to meet a deadline.
Bitirmeni bekleyeceğim.I'll wait for you to finish.
Ben bitirmek üzereyim.I'm just about finished.
Tom ve Mary henüz yemek yemeyi bitirmedi, değil mi?Tom and Mary haven't finished eating yet, have they?
Tom, Mary'nin raporunu bitirmek için daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu söylüyor.Tom says Mary needs more time to finish her report.
Tom'un ev ödevini bitirmek için yeterli zamanı yoktu.Tom didn't have enough time to finish his homework.
Bu birayı bitirir bitirmez gitmeyi planlıyorum.I plan to leave as soon as I finish this beer.
Raporu bitirmek için üç saatin var.You have three hours to finish the report.
Tom 2.30'a kadar bitirmek istiyordu.Tom wanted to finish by 2:30.
Yemeğimi bitirir bitirmez seninle olacağım.I'll be with you as soon as I finish my dinner.
Bu işi bitirmek için bir güne daha ihtiyacımız var.We need another day to finish this job.
Bu gece bu işi bitirmeliyiz.We must finish this job tonight.
En büyük sorunumuz bunu bitirmek için yalnızca üç günümüz olması.Our biggest problem is we only have three days to finish this.
Bu muhtemelen sorunlarımızın tümünü bitirmeyecek.This probably won't end all of our problems.
Öbür güne kadar bu işi bitirmeliyim.I must finish this work by the day after tomorrow.
Tom'un ev ödevini bitirmediği muhtemel.It's likely that Tom didn't finish his homework.
Yemeğinizi daha bitirmediniz mi?Have you not yet finished your meal?
Tom maratonu bitirmedi.Tom didn't finish the marathon.
Çikolatalı kremamı hâlâ bitirmedim.I still haven't finished my chocolate mousse.
Belki bu kitabı bitirmelisin.Maybe you should finish this book.
Tom işi bitirir bitirmez eve gitti.As soon as Tom finished work, he went home.
Bunu bitirmek saatlerimizi alacak.It'll take us hours to finish this.
Bu işi bitirmen günler sürecek.It'll take you days to finish this job.
Bunu bitirmek için tam olarak on üç dakikan var.You have exactly thirteen minutes to finish this.
Görevini bitirir bitirmez istediğin kadar çok içebilirsin.Once you have completed your mission you can drink as much as you like.
Evimizi yapmayı bitirmek daha ne kadar paraya mal olacak?How much more money is it going to cost to finish building our house?
Okulu bitirmek için gitmeyi planladığına dair hiçbir fikrim yoktu.I had no idea you were planning to go to graduate school.
Üzerinde çalıştığım kitabı yazmayı bitirmek zorundayım.I have to finish writing the book I'm working on.
Oyun oynamaya başlamadan önce ev ödevini bitirmeni istiyorum.I want you to finish your homework before you start playing games.
Toplantıdan önce bu raporu yazmayı bitirmek için zamanım olmayacak.I won't have time to finish writing this report before the meeting.
Tom'un ev ödevini henüz bitirmediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom hasn't finished his homework yet.
Bunu bitirmek için bir haftan vardı.You had a week to finish this.
Bitirmemize izin vermelisin.You must allow us to finish.
Tom bana ev ödevimi henüz bitirip bitirmediğimi sordu.Tom asked me if I had finished my homework yet.
Tom ev ödevini bitirir bitirmez yüzmeyi planlıyor.Tom plans to swim as soon as he finishes his homework.
Tom ev ödevini bitirir bitirmez yatacağına söz verdi.Tom promised he'd go to bed as soon as he finished his homework.
Tom işi zamanında bitirmek için ne gerekiyorsa yapacak.Tom will do whatever it takes to finish the job on time.
Tom dün gece senin raporunu okuyordu ama onu bitirip bitirmediğini bilmiyorum.Tom was reading your paper last night, but I don't know if he finished it.
Ben o kitabı okumayı bitirmek istedim ama bunu imkansız buldum.I wanted to finish reading that book, but I found it impossible.
Hafta sonuna kadar bitirmem gereken 3 tane projem var!I have 3 projects that I need to finish up by the weekend!
Raporumuzu bitirmek için zamanımız yoktu.We had no time to finish our report.
Bunu Tom buraya gelmeden önce bitirmek için zamanımız var mı?Do we have time to finish this before Tom gets here?
Sunumumu bitirmek için yeterli zamanım yoktu.I didn't have enough time to finish my presentation.
Bu dersi bitirir bitirmez, yeni derse başlayacaksınız.You'll start a new lesson as soon as you've finished this one.
Bunu yarın bitirmemizi öneririm.I suggest we finish this tomorrow.
Bunu bitirmek için bana otuz gün verdin.You gave me 30 days to finish this.
Bunu bitirmek için bana ihtiyacım olan zamanı verdiğin için teşekkür ederim.Thank you for giving me the time I needed to finish this.
Bunu bitirmeliyiz.We must finish this.
Biz bunu bitirmek zorundayız.We have to finish this.