Bunu yapmayı bugün bitirmek zorundayım.I have to finish doing that today.
Onu yapmayı bugün bitirmek zorundayım.I have to finish doing that today.
Tom henüz kahvaltı yemeyi bitirmedi.Tom hasn't yet finished eating breakfast.
Bu raporu yazmayı bitirmek için üç saatim var.I have three hours to finish writing this report.
Ama önce kahvemi bitirmek istiyorum.But first, I want to finish my coffee.
Bu projeyi bitirmek için yeterli paramız yok.We don't have enough money to finish this project.
Bu projeyi bitirmek en az bir yıl sürecek.It'll take at least a year to finish this project.
Tom ve Mary henüz yemek yemeyi bitirmediler.Tom and Mary haven't finished eating yet.
Tom'un birinci bitirmesini bekliyordum.I expected Tom to finish first.
Tom ödevini bitirmemiş olabilir.Tom may not have finished his homework.
Tom ev ödevini bitirmemiş olabilir.Tom may not have finished his homework.
Tom'un hikayeyi bitirmek için zamanı yoktu.Tom didn't have time to finish the story.
Evimi yapmayı bitirmek üç yılımı aldı.It took me three years finish building my house.
Tom'un bunu yapmayı bitirmesini bekliyorum.I'm waiting for Tom to finish doing that.
Tom bitirmek üzere, değil mi?Tom is almost done, isn't he?
Bu raporu 2.30'a kadar yazmayı bitirmem gerekiyor.I have to finish writing this report by 2:30.
Bu işi hava kararmadan bitirmeliyim.I need to finish this work before it gets dark.
Bunu yapmayı bitirmen ne kadar sürer?How long will it take you to finish doing that?
Bu işi öğlene kadar bitirmemiz gerek.We need to finish this job by noon.
Yardımda bulunmazsan bitirmem mümkün olmayacak.I won't be able to finish if you don't help me.
Tom neden bitirmedi?Why didn't Tom finish?
Evi bitirmek için ne kadar paraya gerek duyacağının hesabını yapıyor.He is estimating how much money he'll need to finish the house.
Annesi onun üniversiteyi bitirmesine bir hafta kala ölmüştü.His mother died just one week before he graduated from college.
İşi hiç yardım almadan bitirmeyi başardı.He managed to finish the work without any help.
Hava kararmadan önce çitleri boyamayı bitirmek için canla başla çalıştı.He made a frantic attempt to finish painting the fence before dark.
Bunu bitirmek 3-5 ayı bulacak.It'll take several months to finish this.
Birinin bu işi bitirmesi gerekecek.Someone will have to finish this job.
Hâlâ kitabı okumayı bitirmedim.I'm still not finished reading the book.
Neden henüz bitirmedin?Why aren't you done yet?
Liseyi bitirmeme bir yıl daha var.I have another year at high school.
Lise bitirme sınavlarını geçemedi.She failed her A-levels.
Vazifeni bitirmeden başka işlere koyulma.Do not engage in other work before completing your task.
Bugün bunu bitirmek mümkün değil.It won't be possible to finish doing that today.
Bitirmeme müsaade et, Ziri.Let me finish, Ziri.
Tom yemeğini bitirmeden masadan ayrıldı.Tom left the table without finishing his meal.
Tom masayı yemeğini bitirmeden terk etti.Tom left the table without finishing his meal.
Çorbanızı bitirmeniz gerekiyor.You need to finish your soup.
Çorbanı bitirmen gerek.You need to finish your soup.
Stefan filmi bitirmedi.Stefan hasn't finished the movie.
Ancak genel olarak dünyada 8. sırada bitirmek kötü değil." demiştir.But overall, finishing eighth in the world is not bad."
Hayatta kalan herkes ayrılınca Buffy ve Pike danslarını bitirmeye karar verir.As the survivors leave, Buffy and Pike decide to finish their dance.
Martin üçüncü kitabı Kılıçların Fırtınası'nı bitirmekte birkaç ay gecikti.Martin was several months late turning in the third book, A Storm of Swords.
Feyruz ve Rahbani Kardeşler 1979'da profesyonel ve kişisel ilişkilerini bitirmeye karar verdi.Fairuz and the brothers agreed to end their professional and personal relationship in 1979.
Ayrıca Osmanlı, Solomon'un köleliğe karşı mücadelesini de bitirmek istiyordu.The Ottomans, in particular, wanted to stop Solomon's struggle against slavery.
"Biz buradaydık" diye yazdı Wheeler sonra "nükleer bir silah yaparak savaşı bitirmeye çok yakınız."Here we were," Wheeler later wrote, "so close to creating a nuclear weapon to end the war.
Luca Pitti 1472 yılında yapıyı bitirmeden öldü.Luca Pitti died in 1472 with the building unfinished.
Oyunun amacı eldeki kartları herkesten önce bitirmektir.The aim of the game is to run out of cards before anyone else.
Cameron'ın filmi 2 Temmuz 1997 tarihinde yayınlanacak bir şekilde bitirmesini bekliyorlardı.They expected Cameron to complete the film for a release on July 2, 1997.
Hızlandırılmış eğitim programını bitirmesinin ardından, Şubat 1917'de Türk cephesine gönderilmiştir.He passed an accelerated training program, and in February 1917, was sent to the Turkish front.
Son bölümü bitirmesine rağmen Kafka romanı tamamlamadı.Kafka did not complete the novel, although he finished the final chapter.
1875 yılında bitirme tezini tamamladıktan sonra üç yıl Leiden Gözlemevi'nde çalıştı.In 1875, after having finished his thesis, he worked for three years at the Leiden Observatory.
Dokuz kez Dakar Rallisi’ne katıldı ve altı kez bitirme başarısını gösterdi.He has entered the Dakar Rally six times and finished four times.
Yemeğimi bitirir bitirmez gelirim.I have just finished dinner.
Kahvaltını bitirmeyecek misin?No breakfast.
Ve de artık bitirme zamanın geldiği kararına vardılar.After the challenges came time to decide.
Bu işi bitirmeliyim)".Let's finish it.'
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.The conviction, rather than ending the controversy, served only to extend it.
Danimarka’nın çekilmesi, savaşı bitirmedi.The end of the war did not led to Cartagena to end the crisis.
Oyunda amaç rakibin taşlarını bitirmektir.The player's goal is to stop Corts.
DNF = Yarışı bitirmedi.Men DNF – did not finish.