Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Daarop ging hij naar huis en vertelde zijn vrienden Hananja, Misaël en Azarja
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Därefter gick Daniel hem och omtalade för Hananja, Misael och Asarja, sina medbröder, vad som var på färde,
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Derefter gikk Daniel hjem og fortalte Hananja, Misael og Asarja, sine medbrødre, det som hadde hendt,
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Ðoạn , Ða - ni-ên trở_về nhà , và tỏ sự ấy cho các bạn mình là Ha-na-nia , Mi-sa-ên và A-xa-ria .
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Ðoạn, Ða-ni-ên trở về nhà, và tỏ sự ấy cho các bạn mình là Ha-na-nia, Mi-sa-ên và A-xa-ria.
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Ekkor Dániel haza méne, és elmondá e dolgot Ananiásnak, Misáelnek és Azariásnak, az õ társainak:
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Então Daniel foi para casa, e fez saber o caso a Hananias, Misael e Azarias, seus companheiros,
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.이에 다니엘이 자기 집으로 돌아가서 그 동무 하나냐와 미사엘과 아사랴에게 그 일을 고하고
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Luego Daniel fue a su casa y dio a conocer el asunto a Ananías, Misael y Azarías, sus compañeros
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Poi Daniele andò a casa e narrò la cosa ai suoi compagni, Anania, Misaele e Azaria
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Potem gre Daniel v hišo in razloži stvar tovarišem svojim Hananiju, Misaelu in Azariju:
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Så gik Daniel hjem og satte sine Venner Hananja, Misjael og Azarja ind i Sagen,
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Sitten Daniel meni kotiinsa ja kertoi asian tovereillensa Hananjalle, Miisaelille ja Asarjalle
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Und Daniel ging heim und zeigte solches an seinen Gesellen, Hananja, Misael und Asarja,
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Vtedy odišiel Daniel do svojho domu a oznámil vec svojim priateľom, Chananiášovi, Mišaelovi a Azariášovi,
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Даниил пришел в дом свой, и рассказал дело Анании, Мисаилу и Азарии, товарищам своим,
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.Тогава Даниил отиде в къщата си и яви това нещо на другарите си Анания, Мисаила, и Азария,
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.אדין דניאל לביתה אזל ולחנניה מישאל ועזריה חברוהי מלתא הודע׃
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.حينئذ مضى دانيال الى بيته واعلم حننيا وميشائيل وعزريا اصحابه بالأمر
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.但 以 理 回 到 他 的 居 所 、 將 這 事 告 訴 他 的 同 伴 哈 拿 尼 雅 、 米 沙 利 、 亞 撒 利 雅
Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananyaya, Mişaele, Azaryaya anlattı.但以理 回到 他 的 居所 、 將這 事 告 訴 他 的 同伴 哈 拿 尼雅 、 米沙利 、 亞撒利雅
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzEin Ende der Reise ist noch gar nicht abzusehen.
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzHaveria muito mais a dizer.
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzKami tak pernah merasa puas dalam perjalanan hidup kami.
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzLa quête de la perfection est illimitée.
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzNie jest to koniec naszej podróży.
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzNo sabemos si llegaremos al final de nuestro viaje.
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzPuntiamo sempre a migliorare.
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzVi stopper aldrig med at udvikle os.
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzWe verwachten niet dat we ooit klaar zullen zijn met het ontwikkelen van betere telefoons.
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzМы не собираемся останавливаться на достигнутом.
Sonu olmayan bir yolculukta olduğumuzdan olan bitenin farkına varamıyoruzرحلة من الإبداع لا نعرف لها نهاية.
Tahrir Meydanı'nda olan biteni bildirmek için.18日間カメラマンたちは
Tahrir Meydanı'nda olan biteni bildirmek için.취재하기 위해 자발적으로 은밀하게 이집트로 들어갔습니다.
Tahrir Meydanı'nda olan biteni bildirmek için.כדי לדווח על מה שקרה בכיכר תחריר.
Tahrir Meydanı'nda olan biteni bildirmek için.لينقلوا ما يحدث في ميدان التحرير.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.De hecho viendo a mi alrededor aquí en TED y viendo todo este tipo de cosas suceder mientras estoy aquí.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.En fait, j'observais ce qui ce passait à TED et je regarde juste ce qui se passe depuis que je suis ici.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Eu estive a observar o TED e a ver tudo isto a acontecer enquanto aqui estive.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Ich habe mich bei der TED umgesehen und mir all diese verschiedenen Dinge angeguckt, während ich hier war.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Ik keek rond bij TED naar alle dingen die ik zag gebeuren.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.여기서 벌어지고 있는 갖가지 모든일들을 보세요. 우리가 여기 있는 동안에도
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Körülnéztem a TED-en, és csak figyeltem a dolgok történését, amíg itt voltam.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Mă uitam de fapt şi aici la TED şi doar privind toate lucrurile astea cum se întâmplă în timp ce eu sunt aici.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Pozoroval jsem, co všechno se děje na TED, během svého pobytu.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Thật ra tôi đang nhìn quanh TED và quan sát mọi thể loại sự việc diễn ra khi tôi còn ở đây.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.W ten sposób rozglądałem się także po TED. W ten sposób rozglądałem się także po TED.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Κοιτούσα τι γίνεται γύρω από το TED και παρακολουθούσα να συμβαίνουν όλα αυτά ενώ βρισκόμουν εκεί.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Вообще-то я оценивал TED, и внимательно изучал все, что здесь происходит, пока я здесь находился.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.Всъщност, се оглеждах из ТЕД и просто наблюдавах как се случват всякакви неща, откакто съм тук.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.וראיתי את כל הדברים הקטנים האלה קורים בזמן שהייתי פה.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.ومجرد مشاهدة جميع هذه الأمور تحدث أثناء وجودي هنا.
TED'de iken de etrafıma bakınıyordum ve etrafımdaki olan biteni izliyordum.観察していました 人びとが日常生活で解決策を 継ぎ合わせていく方法に関するアイディアと
The 99'lar da dünyada olup biteni etrafa duyuran süperkahramanlar gibi idi.99는 날아다니며 전 세계의 모든 일에 나타나는 슈퍼히어로였습니다.
The 99'lar da dünyada olup biteni etrafa duyuran süperkahramanlar gibi idi.A The 99 byli niczym superbohaterowie jakby wylatujący z tego, co wówczas działo się na świecie.
The 99'lar da dünyada olup biteni etrafa duyuran süperkahramanlar gibi idi.Dan "The 99" seperti pahlawan super yang mencari apa yang sedang terjadi di dunia.
The 99'lar da dünyada olup biteni etrafa duyuran süperkahramanlar gibi idi.En "The 99" waren net superhelden, die leken voort te komen uit wat er in de wereld gebeurde.
The 99'lar da dünyada olup biteni etrafa duyuran süperkahramanlar gibi idi.E 'The 99' erano come i supereroi che sorgevano da quello che stava succedendo nel mondo.
The 99'lar da dünyada olup biteni etrafa duyuran süperkahramanlar gibi idi.Et les 99 étaient comme des super-héros qui sortaient en volant de qui se passait dans le monde entier.
The 99'lar da dünyada olup biteni etrafa duyuran süperkahramanlar gibi idi.Iar Cei 99 au fost exact ca nişte eroi care s-au născut din ceea ce se întâmpla atunci în lume.