Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Các bạn thấy vậy, buồn lắm, đến thuật lại cùng chủ mình mọi điều đã xảy ra.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Enkele andere mensen die het zagen, vonden dit verschrikkelijk. Ze gingen het de koning vertellen.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Ketika hamba-hamba yang lain melihat apa yang sudah terjadi, mereka sedih dan melaporkan hal itu kepada raja
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.그 동관들이 그것을 보고 심히 민망하여 주인에게 가서 그 일을 다 고하니
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Бачивши ж товариші його, що сталось, жалкували вельми, й, пійшовши, сказали своєму панові все, що сталось.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.Товарищи его, видев происшедшее, очень огорчились и, придя, рассказали государю своему все бывшее.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.וחבריו העבדים ראו את הנעשה ויעצבו מאד ויבאו ויגידו לאדניהם את כל אשר נעשה׃
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.فلما رأى العبيد رفقاؤه ما كان حزنوا جدا وأتوا وقصّوا على سيدهم كل ما جرى.
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.眾 同 伴 看 見 他 所 作 的 事 、 就 甚 憂 愁 、 去 把 這 事 都 告 訴 了 主 人
Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar.眾 同伴 看 見 他 所 作 的 事 、 就 甚 憂愁 、 去 把 這事 都 告訴 了 主人
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Cô ấy đề cập đến những gì hiện nay đang xảy ra trên thế giới này. Cô ấy lo lắng.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Dia memperhatikan apa yang terjadi di dunia saat ini. Dia khawatir.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Elle se préoccupe de ce qui se passe dans le monde en ce moment. Elle se fait des soucis.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Essa si preoccupa di cosa stia succedendo nel mondo in questo momento. È preoccupata.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Está preocupada com o que está a acontecer no mundo, neste momento. Ela está preocupada e diz:
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Jest zaniepokojona tym, co obecnie dzieje się na świecie. Martwi się.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.그녀는 이 세상에서 바로 지금 일어나는 것에 대해 염려하죠. 그녀는 걱정하면서
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.le preocupa lo que está pasando en este mundo ahora mismo. Está preocupado
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Őt az érdekli, mi történik ebben a világban pontosan most. Aggódik.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Războinicul e îngrijorat de ceea ce se întâmplă chiar acum în lume. E îngrijorat.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Sie ist beunruhigt darüber, was jetzt gerade in dieser Welt geschieht. Sie ist besorgt.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Zajímá se o to, co se ve světě děje právě teď. Obává se.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Ze is begaan met wat er gebeurt in deze wereld. Ze is bezorgd.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Ανησυχεί για το τι γίνεται σ' αυτόν τον κόσμο αυτή τη στιγμή. Ανησυχεί.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Її непокоїть те, що відбувається у цьому світі в даний момент. Вона стурбована.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Она обеспокоена тем, что происходит сегодня в мире. Она взволнована.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.Тя се интересува какво се случва в този свят точно сега. Тя се безпокои.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.היא מודאגת ממה שמתרחש כעת בעולם. היא מודאגת.
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.كانت تهتم بما يحدث في العالم الان وكانت تقلق حيال مشاكله
O yanım dünyada şu an olan bitenle ilgili; endişe duyuyor.何が起こっているのか心配しています そう心配しているのです 彼女は言います「すいませんがうんざりです
Öyle mi -- Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.Está -- tú puedes ver detrás de todo, y ver lo que está pasando en las fachadas de este.
Öyle mi -- Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.Este -- poți vedea în spatele întregului, și poți vedea ce se întâmplă în fațadele lui.
Öyle mi -- Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.Is het -- je kan er achter kijken, en bekijken wat er in de façades omgaat.
Öyle mi -- Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.Nun, man kann hinter alles schauen und sehen was hinter den Fassaden passiert.
Öyle mi -- Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.Oui -- vous pouvez voir derrière, et voir ce qui se passe sur ses façades.
Öyle mi -- Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.Είναι -- μπορείτε να δείτε πίσω του και να δείτε τι γίνεται πίσω από την πρόσοψή του.
Öyle mi -- Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.Дали е... можете да виждате зад него и да виждате какво става на фасадите му.
Öyle mi -- Arkasında tüm olup biteni görebilirsiniz, sahnede sergilenenleri de.Это так, можно заглянуть вглубь этого города, и посмотреть, что находится за его фасадами.
Öyle mi? Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...그들이 복종하나요? 저는 우리가 그 노래를 교회에서 다시 부를 수 있을 것 같지가 않습니다.
Öyle mi? Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...Όντως; Νομίζω ότι δεν μπορούμε να το ξανατραγουδήσουμε στην εκκλησία, ύστερα από αυτό που συνέβη.
Öyle mi? Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...האמנם? אני לא מרגיש שנוכל לשיר את השיר הזה בכנסייה שוב,
Öyle mi? Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...هل هذا حقيقي؟ لا أشعر أنه يمكننا أن نغني هذه الأغنية مرة أخرى في الكنيسة,
Öyle mi? Bu şarkıyı artık kilisede söyleyebileceğimizi sanmıyorum bütün o olan bitenden sonra...もう歌えないと感じています
Peki bu neden sizi ilgilendiriyor? Neden onbin mil uzakta olup bitenler hepinizi ilgilendiriyor?Proč se vás to týká, když žijete 10 tisíc mil daleko od místa, kde probíhá tato změna?
Peki olan biten neydi?Apa hal ini sebenarnya?
Peki olan biten neydi? Aşina olduğunuz bir resim--- Amazon yağmur ormanları.Bức tranh này nói về gì ư? một bức tranh quen thuộc với các bạn -- những khu rừng nhiệt đới Amazon.
Peki olan biten neydi?Czego dotyczy raport?
Peki olan biten neydi?¿De qué se trata?
Peki olan biten neydi?De quoi s'agit-il ?
Peki olan biten neydi?Despre ce e vorba în aceste rapoarte?
Peki olan biten neydi?Di cosa si tratta?
Peki olan biten neydi?이것은 무엇에 관한 것일까요?
Peki olan biten neydi?Miről is van szó?
Peki olan biten neydi?Sobre o que é que é isto?
Peki olan biten neydi?Waar gaat dit over?
Peki olan biten neydi?Worum geht es?
Peki olan biten neydi?Περί τίνος πρόκειται;
Peki olan biten neydi?Какво е това?
Peki olan biten neydi?Что конкретно я имею ввиду?
Peki olan biten neydi?על מה מדובר?