Kalbimizi ısıtan bir hikaye bu. Ama biraz daha derine bakarsanız, orada olan biteni merak edebilirsiniz.Это душевная история, но если копнуть глубже, остается только догадываться, что же именно там происходило.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.A oni też powiedzieli, co się stało w drodze, i jako go poznali w łamaniu chleba.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.A oni zase rozprávali, čo zkúsili na ceste, a jako ho poznali pri lámaní chleba.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Então os dois contaram o que acontecera no caminho, e como se lhes fizera conhecer no partir do pão.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.És ezek is elbeszélék, mi történt az úton, és miképen ismerték meg õk a kenyér megszegésérõl.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Essi poi riferirono ciò che era accaduto lungo la via e come l'avevano riconosciuto nello spezzare il pane
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.In onadva pripovedujeta, kaj se je zgodilo na poti in kako sta ga spoznala, ko je kruh prelomil.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.I vypravovali oni také to, co se stalo na cestě, a kterak ho poznali v lámání chleba.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Ja itse he kertoivat, mitä oli tapahtunut tiellä ja kuinka he olivat hänet tunteneet, kun hän mursi leivän.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.두 사람도 길에서 된 일과 예수께서 떡을 떼심으로 자기들에게 알려지신 것을 말하더라
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Og de fortalte, hvad der var sket på Vejen, og hvorledes han blev kendt af dem, idet han brød Brødet.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Og de fortalte hvad som var skjedd på veien, og hvorledes han blev kjent av dem da han brøt brødet.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Rồi hai người thuật lại sự đã xảy đến khi đi đường , và nhìn biết Ngài lúc bẻ bánh ra là thể_nào .
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Rồi hai người thuật lại sự đã xảy đến khi đi đường, và nhìn biết Ngài lúc bẻ bánh ra là thể nào.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Şi au istorisit ce li se întîmplase pe drum, şi cum L-au cunoscut la frîngerea pînii.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Και αυτοι διηγουντο τα εν τη οδω και πως εγνωρισθη εις αυτους, ενω εκοπτε τον αρτον.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.И они рассказывали о происшедшем на пути, и как Он был узнан ими в преломлении хлеба.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.І розповіли вони, що сталось у дорозї, і як пізнали Його в ламанню хлїба.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.Те пък разправиха станалото по пътя, и как Го познаха, когато разчупваше хляба.
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.ויספרו גם הם את אשר נעשה להם בדרך ואיך הכירהו בבציעת הלחם׃
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.واما هما فكانا يخبران بما حدث في الطريق وكيف عرفاه عند كسر الخبز
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.兩 個 人 就 把 路 上 所 遇 見 、 和 擘 餅 的 時 候 怎 麼 被 他 們 認 出 來 的 事 、 都 述 說 了 一 遍
Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsayı nasıl tanıdıklarını anlattılar.兩個人 就 把 路上 所 遇見 、 和 擘餅 的 時候 怎 麼 被 他 們認 出來 的 事 、 都 述說 了 一 遍
Kıtada olan biteni ölçmek için, havadan yerçekimi araçlarını kıta boyunca uçuruyorlar.Felderítik a kontinenst repülő graviméterekkel, hogy felmérjék mi történik a kontinensen.
Kıtada olan biteni ölçmek için, havadan yerçekimi araçlarını kıta boyunca uçuruyorlar.대륙에서 무슨 일이 일어나는지 알기 위해서 항공 중력을 측정하기도 하고
Kıtada olan biteni ölçmek için, havadan yerçekimi araçlarını kıta boyunca uçuruyorlar.Y sobrevuelan el continente con herramientas aerotransportadas para medir lo que ocurre en el continente.
Kıtada olan biteni ölçmek için, havadan yerçekimi araçlarını kıta boyunca uçuruyorlar.הם מטיסים מעל ליבשת עזרי כבידה מוטסים שמודדים את המתרחש ביבשת זו,
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.A kráľ Dávid počul o tom o všetkom a veľmi sa nahneval.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.A król Dawid usłyszawszy o tem wszystkiem, rozgniewał się bardzo.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.A uslyšev král David o těch všech věcech, rozhněval se náramně.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Cuando el rey David oyó todo esto, se enojó mucho
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Da kong David hørte om alt dette, blev han meget vred.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Dávid király pedig hallván mindezeket, felette igen megharaguvék.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Împăratul David a aflat toate aceste lucruri, şi s'a mîniat foarte tare.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.다윗 왕이 이 모든 일을 듣고 심히 노하니라
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Ko pa je kralj David slišal vse to, se je silno srdil.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Kun kuningas Daavid kuuli kaiken tämän, vihastui hän kovin.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Le roi David apprit toutes ces choses, et il fut très irrité.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Men när konung David fick höra allt detta, blev han mycket vred.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Quando o rei Davi ouviu todas estas coisas, muito se lhe acendeu a ira.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Raja Daud mendengar tentang peristiwa itu, dan ia menjadi sangat marah
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Toen koning David hoorde wat er was gebeurd, werd hij erg kwaad.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Vua Ða - vít hay được các điều đó , bèn giận lắm .
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Vua Ða-vít hay được các điều đó, bèn giận lắm.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.Ακουσας δε ο βασιλευς Δαβιδ παντα ταυτα τα πραγματα, εθυμωθη σφοδρα.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.А когато цар Давид чу всички тия работи, много се разгневи.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.И услышал царь Давид обо всем этом, и сильно разгневался.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.והמלך דוד שמע את כל הדברים האלה ויחר לו מאד׃
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.ولما سمع الملك داود بجميع هذه الامور اغتاظ جدا.
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.大 衛 王 聽 見 這 事 、 就 甚 發 怒
Kral Davut olup bitenleri duyunca çok öfkelendi.大 衛王 聽見 這事 、 就 甚 發怒
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.루이 16세를 포함해서 그가 무슨 일이 일어나고 있는지 정말로 관심이 없었다는 것을 알게 되었습니다
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.Louis XVI lui-même le montrait, de tout ce qui se passait.
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.Ludvíka XVI, tak nějak věděli, že se mu moc nelíbilo, co se dělo.
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.Ludwika XVI, że nie był on zachwycony tym, co się działo
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.Людовика 16, що він насправді не занурювався в ті події, що відбувалися.
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.بما ذلك لويس السادس عشر انه لم يعجبه ما كان يحدث
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.彼は、立憲君主制に乗り気じゃなかったんだ。
Neden onbin mil uzakta olup bitenler hepinizi ilgilendiriyor?1만6천km 이상 떨어진 곳에서 벌어진 일이
Neden onbin mil uzakta olup bitenler hepinizi ilgilendiriyor?Czemu to co się dzieje 10 tys. mil stąd ma dla was wszystkich znaczenie?