Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Ale jest to oświadczenie, że nie popierają tego, co sie dzieje we Francji.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Ale je to deklarace, vw které nesouhlasí s tím, co se děje ve Francii.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Dar spun că nu sunt de acord cu ce se întâmplă în Franța.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Es ist aber diese Erklärung und die Vorgehensweise in Frankreich, die vom Volk nicht akzeptiert wird.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.그렇지만 그 선언은 그들이 지금 프랑스에서 일어나고 있는 일들을 찬성하지 않는다고 말하고 있습니다
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Ma era la dichiarazione che loro non approvavano ciò che stava succedendo in Francia.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Mas é uma declaração de que eles não aprovam o que está acontecendo na França.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.Але ця Декларація не схвалювала події, що відбувались в Франції.
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.لكنه إعلان بأنهم لا يوافقون على مايحدث في فرنسا
Fakat Fransa'da olan biteni onaylamadığını söyleyen bir bildirge.否定するものだった。 そして、彼ら自身は、その運動を否定することが そこまで大きなことだとは
Fakat olup biten bu değil.C'est comme ça de nos jours.
Fakat olup biten bu değil.Det är dock inte så det går till.
Fakat olup biten bu değil.Eso no es lo que ocurre.
Fakat olup biten bu değil.이야기가 그렇게 벌어지는 건 아니죠.
Fakat olup biten bu değil.Non è così che succede.
Fakat olup biten bu değil.Tak sa to nedeje.
Fakat olup biten bu değil.Zo gebeurt het niet.
Fakat olup biten bu değil.Μόνο που δεν γίνεται έτσι.
Fakat olup biten bu değil.זה לא מה שקרה.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.A keď to videlo pätoro kniežat Filištínov, vrátili sa do Ekróna toho istého dňa.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Cei cinci domnitori ai Filistenilor, dupăce au văzut lucrul acesta, s'au întors la Ecron în aceeaş zi.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Co widząc pięcioro książąt Filistyńskich, wrócili się do Akkaronu onegoż dnia.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Což viděvše knížata Filistinská, navrátili se do Akaron téhož dne.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Cuando los cinco gobernantes de los filisteos vieron esto, regresaron a Ecrón el mismo día
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Da aber die fünf Fürsten der Philister zugesehen hatten, zogen sie wiederum gen Ekron desselben Tages.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Da de fem Filisterfyrster havde set det, vendte de ufortøvet tilbage til Ekron.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.E os cinco chefes dos filisteus, tendo visto aquilo, voltaram para Ecrom no mesmo dia.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Filistrenes fem høvdinger så på dette og vendte samme dag tilbake til Ekron.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.I cinque capi dei Filistei stettero ad osservare, poi tornarono il giorno stesso ad Ekron
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.In ko je to videlo petero knezov filistejskih, se vrnejo v Ekron še tisti dan.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Katseltuaan tätä ne filistealaisten viisi ruhtinasta palasivat samana päivänä Ekroniin.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Ketika kelima raja Filistin itu melihat semuanya itu pulanglah mereka ke Ekron pada hari itu juga
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.블레셋 다섯 방백이 이것을 보고 그날에 에그론으로 돌아갔더라
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Les cinq princes des Philistins, après avoir vu cela, retournèrent à Ékron le même jour.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.mikor a Filiszteusok öt fejedelme [ezt] látta, visszatére azon napon Ekronba.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Năm quan trưởng của dân Phi-li-tin đã thấy điều đó , thì nội ngày trở_về Éc - rôn .
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Năm quan trưởng của dân Phi-li-tin đã thấy điều đó, thì nội ngày trở về Éc-rôn.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Och när filistéernas fem hövdingar hade sett detta, vände de samma dag tillbaka till Ekron.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Και αφου οι πεντε σατραπαι των Φιλισταιων ειδον, επεστρεψαν εις Ακκαρων την αυτην ημεραν.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.А петимата филистимски началници, като видяха това, върнаха се в Акарон в същия ден.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.И пять владетелей Филистимских видели это и возвратились в тот день в Аккарон.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.וחמשה סרני פלשתים ראו וישבו עקרון ביום ההוא׃
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.فرأى اقطاب الفلسطينيين الخمسة ورجعوا الى عقرون في ذلك اليوم
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.非 利 士 人 的 五 個 首 領 看 見 、 當 日 就 回 以 革 倫 去 了
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.非利士人 的 五個首領 看見 、 當日 就 回 以 革倫 去了
Gelin, olan biteni kabaca da olsa açıklayan bir grafik çizelim.6 kilómetros por hora. Cada día llega al cruce al mismo tiempo que lo hace el tren.
Gelin, olan biteni kabaca da olsa açıklayan bir grafik çizelim.그러면 기차는 몇 분안에 교차로에 도착하게 될까요?? 자 이제 이 문제를 시각화 해볼까요?
Gelin, olan biteni kabaca da olsa açıklayan bir grafik çizelim.Zobaczmy, jeśli narysujemy diagram, możemy jakkolwiek opisać co się dzieje z tym problemem
Gelin, olan biteni kabaca da olsa açıklayan bir grafik çizelim.図を描くことができるかどうかを見てみましょう。 この問題で何が起こっているかについて説明します。
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."여자애가 말하길 "이것은 젊은이들이 범죄에 호의적이라는것을 뜻하는게 아니에요"
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."Une jeune fille a dit : " Il ne s'agit pas de jeunes qui veulent commettre des crimes. "
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."בחורה צעירה אמרה:" זה לא על צעירים ".שרוצים לבצע פשעים
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."شابة صغيرة قالت:"هذا لا يتعلق "بشباب راغبين في إرتكاب الجرائم
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."「消費パターンが違うだけ」
Genelde veri sunumunu takiben yapılan Soru-Cevap seansı kan revanla biten bir savaştır.A posztoperációs bemutató utáni Q&A rész gyakran egy vérfürdő.
Genelde veri sunumunu takiben yapılan Soru-Cevap seansı kan revanla biten bir savaştır.De vraag-en-antwoordsessie na een postoperatieve datapresentatie, is vaak een bloedbad.
Genelde veri sunumunu takiben yapılan Soru-Cevap seansı kan revanla biten bir savaştır.Die Frage- und Antwortssession nach einer postoperativen Datenpräsentation ist oft ein Blutbad.
Genelde veri sunumunu takiben yapılan Soru-Cevap seansı kan revanla biten bir savaştır.Genomgången med frågor och svar efter operationer då data presenteras är ofta som ett blodbad.
Genelde veri sunumunu takiben yapılan Soru-Cevap seansı kan revanla biten bir savaştır.La session de questions-réponses en post-op est souvent un bain de sang.
Genelde veri sunumunu takiben yapılan Soru-Cevap seansı kan revanla biten bir savaştır.La sessione di domande e risposte dopo la presentazione di dati post-operatori è spesso un bagno di sangue.