Ana içeriğe geç
Sözlük

biten ile cümle

biten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Dacă vă place ce se întâmplă, arătaţi verdele.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Ha tetszik, ami itt folyik, mutassák a zöldet.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Jeśli występ się wam podoba, pokażcie zieloną stronę.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Jestliže se vám líbí, co se děje, ukažte zelenou.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Jika Anda menyukainya, tunjukkan warna hijau.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.벌어지는 상황이 마음에 들면, 녹색 판을 보여 주세요.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Nếu bạn thích những gì đang diễn ra, thì rơ mầu xanh.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Om ni gillar det som händer, visa den gröna.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Se gostarem do desempenho do robô, mostrem a cor verde.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Se vi piace quello che sta succedendo, mostrate la verde.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Si les gusta lo que está sucediendo, muestren la parte verde.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Si vous appréciez ce qui se passe, montrez le côté vert.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Wenn Ihnen gefällt, was passiert, dann zeigen Sie grün.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Αν σας αρέσει αυτό που γίνεται, δείξτε το πράσινο.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Ако ви харесва това, което става, покажете зеления.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Если вам нравится представление поднимите зеленую.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.Якщо вам подобається те, що відбувається підніміть зелену картку.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.אם אתם אוהבים את מה שקורה, תראו לו את הירוק.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.إن أعجبكم ما يقوله فأظهروا اللافتة الخضراء.
Eğer olan biten hoşunuza gidiyorsa, yeşili gösterin.緑を出してください ネタやパフォーマンスが気に入らなければ
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Antigamente era assim, e agora é mais assim, com fruta, vegetais e ervas a brotar por todo o lado.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Arăta aşa, iar acum arată aşa, cu fructe, legume şi plante aromatice peste tot.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Förr såg det ut så här, och nu mer så här, med frukt, grönsaker och örter som växer här och där.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Kiedyś wyglądało tak, a teraz wygląda tak. Wszędzie owoce, warzywa i zioła.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...이전에는 이런 모습이었는데요, 지금은 이렇게 변했고, 도시 곳곳에 과일, 채소, 허브 등이 자라나고 있습니다.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Korábban így nézett ki, és most inkább így, gyümölcsök, zöldségek és évelők nőnek mindenfelé.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Predtým vyzeralo takto a teraz skôr takto, ovocie, zelenina a bylinky rastú všade.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Prima era così, adesso è così; con frutta, verdura e erbe che spuntano da tutte le parti.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Solía verse así y ahora tiene este aspecto; con una irrupción de frutas, vegetales e hierbas en todos lados.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...So sah sie mal aus, jetzt sieht sie eher so aus, Obst, Gemüse und Kräuter gedeihen überall.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Έτσι ήταν, και τώρα είναι έτσι, με φρούτα και λαχανικά και μυρωδικά που φυτρώνουν παντού.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Изглеждаше така, а сега изглежда така, с плодове и зеленчуци и билки, които растат навсякъде.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Раньше он выглядел так, а сейчас вот так, утопающий в растущих повсюду фруктах, овощах, зелени.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...בעבר היא נראתה כך, והיום היא נראית יותר כך, פירות, ירקות וצמחי תבלין נובטים בכל פינה.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...كانت تبدوا هكذا، والآن تبدو هكذا، فواكه وخضار وأعشاب تنتشر في جميع أرجاء المكان.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...今はこんな感じです 町中にフルーツや野菜や ハーブが茂っています プロパガンダ・ガーデニング と呼ばれています(笑)
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Chceme informace. Vědění o okolním dění.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Dus bedacht ik vorig jaar, in het begin van het jaar:
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Ismerni akarjuk a körülöttünk működő, mozgó dolgokat.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Kita ingin tahu tentang segala perubahan dinamis yang terjadi.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.우리는 우리 주변에서 어떤 일들이 벌어지고 있는지 알고 싶어 합니다.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Lucruri dinamice.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.On veut connaître la dynamique de tout ce qui nous entoure.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Queremos saber sobre as coisas dinâmicas que nos rodeiam.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Queremos saber sobre las cosas dinámicas que están sucediendo.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Rozumieć otaczający nas świat.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Về những thứ động đang diễn ra xung quanh.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Vi vil vide noget om dynamiske ting der sker.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Vogliamo conoscere quel che succede.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Wir möchten über dynamische Dinge bescheidwissen die ihren Lauf nehmen.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Θέλουμε να μάθουμε για πράγματα δυναμικά που συμβαίνουν τριγύρω.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Искаме да знаем за динамичните неща, които се случват около нас.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.Мы хотим знать о происходящем вокруг.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.אנחנו רוצים לדעת על דברים דינמיים המתרחשים סביבנו.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.نريد أن نعرف عن المتغييرات من حولنا.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.それで去年の初めくらいから考えるようになりました
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.A rozhodne sa trochu viac si všímať svoje okolie.
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.주변 상황에 조금 더 신경을 쓰기로 합니다.
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.Ze beslist om bewust wat meer op haar omgeving te gaan letten.
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.ומחליטה להיות מעט יותר מודעת למה שמתרחש מסביבה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod