Ana içeriğe geç
Sözlük

biten ile cümle

biten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.이 모든 된 일을 서로 이야기하더라
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.Och de samtalade med varandra om allt detta som hade skett.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.Og de talte med hinanden om alle disse Ting, som vare skete.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.og de talte med hverandre om alt dette som hadde hendt.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.Sambil berjalan mereka bercakap-cakap tentang segala peristiwa yang telah terjadi itu
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.şi vorbeau între ei despre tot ce se întîmplase.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.Und sie redeten miteinander von allen diesen Geschichten.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.Ze spraken met elkaar over alle gebeurtenissen.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.Και αυτοι ωμιλουν προς αλληλους περι παντων των συμβεβηκοτων τουτων.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.и разговаривали между собою о всех сих событиях.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.І розмовляли вони між собою про все те, що стало ся.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.והם נדברו איש אל רעהו על כל הקרות האלה׃
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.وكانا يتكلمان بعضهما مع بعض عن جميع هذه الحوادث.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.他 們 彼 此 談 論 所 遇 見 的 這 一 切 事
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.他 們 彼此 談論 所 遇見 的 這一切事
Bütün param bitene kadar parayla aldım.Koupila jsem je za zbytek mých peněz.
Bütün param bitene kadar parayla aldım.Sedaj mi dajejo kmetje krompir ker jim je všeč, kar pripovedujem.
Bütün param bitene kadar parayla aldım. Şimdi köylüler kendileri veriyor.Купих ги със старите си пари, за да може да има полза за всички.
Bütün param bitene kadar parayla aldım.Teraz chłopi dają mi je za darmo bo podoba im się to co im mówię.
Bütün param bitene kadar parayla aldım.Τις αγόρασα με τα παλιά νομίσματα μέχρι να χρησιμοποιηθούν όλα.
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.Chủ ngục giao hết các kẻ tù trong tay Giô-sép , chẳng việc chi làm qua khỏi được chàng .
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.Chủ ngục giao hết các kẻ tù trong tay Giô-sép, chẳng việc chi làm qua khỏi được chàng.
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.전옥이 옥중 죄수를 다 요셉의 손에 맡기므로 그 제반 사무를 요셉이 처리하고
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.så at han gav ham Opsyn over alle Fangerne i Fængselet, og han sørgede for alt, hvad der skulde gøres der.
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.ויתן שר בית הסהר ביד יוסף את כל האסירם אשר בבית הסהר ואת כל אשר עשים שם הוא היה עשה׃
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.فدفع رئيس بيت السجن الى يد يوسف جميع الاسرى الذين في بيت السجن. وكل ما كانوا يعملون هناك كان هو العامل.
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.司 獄 就 把 監 裡 所 有 的 囚 犯 、 都 交 在 約 瑟 手 下 、 他 們 在 那 裡 所 辦 的 事 、 都 是 經 他 的 手
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.司獄 就 把 監裡 所有 的 囚犯 、 都 交 在 約瑟 手下 、 他 們在 那 裡 所 辦 的 事 、 都 是 經 他 的 手
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Buňku nezajímá, co se děje.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Deci nu-i "pasă" ce face.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Dus het maakt hem niet uit wat er gaande is.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Er kümmert er sich nicht mehr darum, was um ihn herum passiert.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Jadi ia tidak perduli apa yang sedang terjadi.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.무슨 일이 벌어지든 신경 쓰지 않는 것이죠
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.No le importa lo que sucede.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Ta komórka nie zwraca uwagi na swoje sąsiadki.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Не се интересува какво се случва около него.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.לא מתיחס לשום דבר מסביב .
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.لن يهتم بما حوله
Caine in olan bitenden haberi yoktu ve buraya gelince hayatının en buyuk surprizi ile karsılasacak.Caine no tiene idea de lo que estamos haciendo y cuando volvamos tendrá la sorpresa más grande de su vida
Caine in olan bitenden haberi yoktu ve buraya gelince hayatının en buyuk surprizi ile karsılasacak.Caine vůbec netuší, co se děje, a až se vrátíme, bude ho čekat to největší překvapení jeho života.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Anda tidak dapat merasakan lingkungan di sekitar Anda secara langsung.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Je voelt niet aan wat er om je heen gebeurt.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Không có khái niệm gì về thế giới bên ngoài.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.여러분들은 외부 환경을 직접적으로 느낄 수 없습니다.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Man erfährt die Außenwelt nicht mehr direkt.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Não podem realmente sentir o mundo à vossa volta.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Ne moreš imeti neposrednega občutka sveta okoli tebe.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Nem tudjuk közvetlenül érzékelni a körülöttünk lévő világot.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Nemůžete bezprostředně vnímat svět kolem vás.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Non avete un contatto diretto con il mondo circostante.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.No pueden sentir directamente el mundo a su alrededor.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Nu simţi direct lumea din jurul tău.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Odcinasz swoje zmysły od świata.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Vous ne pouvez pas vraiment percevoir directement le monde qui vous entoure.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Δεν μπορείς να αισθανθείς άμεσα τον κόσμο γύρω σου.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Ви не можете напряму відчувати світ навколо Вас.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Вы не можете напрямую воспринимать мир вокруг вас.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.Нямате директен контакт с околния свят.
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.אתם לא באמת יכולים לחוש את העולם סביבכם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod