Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.لا يمكنك حقا" أن تشعر بالعالم المحيط حولك
Çevrende olup biteni doğrudan algılayamıyorsun aslında.その車体を
Chris Anderson: Bitene dek biraz daha durabilir misiniz? Barry Schwartz:バリー・シュワルツ:どうもありがとうございました
Chris Anderson: Bitene dek biraz daha durabilir misiniz?크리스 앤더슨: 나가서 박수도 좀 받아 주시고..
Chris Anderson: Bitene dek biraz daha durabilir misiniz?Крис Андерсон: вы должны вернуться и постоять там минутку.
Chris Anderson: Bitene dek biraz daha durabilir misiniz?כריס אנדרסון: בוא ותחזור לכאן לרגע.
Chris Anderson: Bitene dek biraz daha durabilir misiniz?كريس أندرسون: تفضل هنا لحظة
Çoğu insanın bildiği gibi 16. Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.E todos sabiam, incluindo Luiz XVI, que ele não estava gostando muito do que estava acontecendo.
Çoğu insanın bildiği gibi 16. Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.Și toți care erau în temă, inclusiv Ludovic al XVI-lea, știau că nu are nimic de-a face cu ce se întâmplă.
Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.Gedenket des Vorigen von alters her; denn ich bin Gott, und keiner mehr, ein Gott, desgleichen nirgend ist,
Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.너희는 옛적 일을 기억하라 나는 하나님이라 나 외에 다른 이가 없느니라 나는 하나님이라 나 같은 이가 없느니라
Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.Kom i Hu, hvad er forudsagt før, thi Gud er jeg, ellers ingen, ja Gud, der er ingen som jeg,
Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.Ricordatevi i fatti del tempo antico, perché io sono Dio e non ce n'è altri. Sono Dio, nulla è uguale a me
Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.Tänken på vad förr var, redan i forntiden; ty jag är Gud och eljest ingen, en Gud, vilkens like icke finnes;
Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.вспомните прежде бывшее, от начала века, ибо Я Бог, и нет иного Бога, и нетподобного Мне.
Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.Помнете предишните неща от древността: Защото Аз съм Бог, и няма друг; Аз съм Бог, и няма подобен на Мене,
Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.זכרו ראשנות מעולם כי אנכי אל ואין עוד אלהים ואפס כמוני׃
Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.اذكروا الاوليات منذ القديم لاني انا الله وليس آخر. الاله وليس مثلي.
Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.你 們 要 追 念 上 古 的 事 、 因 為 我 是 神 、 並 無 別 神 、 我 是 神 、 再 沒 有 能 比 我 的
Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok.你 們要 追念 上古 的 事 、 因為 我 是 神 、 並無別神 、 我 是 神 、 再 沒 有 能 比 我的
Çünkü Vajina Monogları'ndan önce bilincimin yüzde sekseni gerçekte olup bitenlere kapalıydı.버자이너 모놀로그를 쓰기 전에는 제 의식의 80%나 되는 부분이 현실에 무감각했었습니다.
Çünkü Vajina Monogları'ndan önce bilincimin yüzde sekseni gerçekte olup bitenlere kapalıydı.Bo przed "Monologami waginy" moja świadomość była w 80% zamknięta na to, co się tak naprawdę dzieje.
Çünkü Vajina Monogları'ndan önce bilincimin yüzde sekseni gerçekte olup bitenlere kapalıydı.מכיוון שלפני "מונולוגים מהואגינה", הייתי אומרת ש-80 אחוזים מההכרה שלי היו חסומים בפני מה שבאמת קרה במציאות.
Çünkü Vajina Monogları'ndan önce bilincimin yüzde sekseni gerçekte olup bitenlere kapalıydı.لأنه قبل مونولوج المهبل سوف اقول ان ثمانين بالمائة من وعيي كان مغيّبا حيال ما كان يجري في الواقع.
Çünkü Vajina Monogları'ndan önce bilincimin yüzde sekseni gerçekte olup bitenlere kapalıydı.自分の意識の8割は この現実で起こっていることを 受けつけていませんでした せき止めることで 自分の活力や生命力をせき止めていました
Delacroix da olup bitenleri penceresinden seyrediyor. yaşanan vahşet gerçekten ürkütücü boyutlarda.A Delacroix sa na tento výjav pozerá z okna. Harris: Zobrazené násilie je naozaj odstrašujúce.
Delacroix da olup bitenleri penceresinden seyrediyor. yaşanan vahşet gerçekten ürkütücü boyutlarda.E Delacroix sta osservando questa scena dalla sua finestra. >>HARRIS: E la violenza fa veramente paura.
Delacroix da olup bitenleri penceresinden seyrediyor. yaşanan vahşet gerçekten ürkütücü boyutlarda.Zobrazení postavy vlevo dole je nemilosrdné.
Delacroix da olup bitenleri penceresinden seyrediyor. yaşanan vahşet gerçekten ürkütücü boyutlarda.І Делакруа спостерігає це зі свого вікна. Гарріс: І насильство справді було жахливим
Doğa'nın doğasını, bu olup bitenin doğasını anlamamıza yardımcı oluyor.자연의 본질과 현상들의 본질을 이해할 수 있도록 도와주고
Doğa'nın doğasını, bu olup bitenin doğasını anlamamıza yardımcı oluyor.la natura della natura, la natura di ciò che sta accadendo.
Doğa'nın doğasını, bu olup bitenin doğasını anlamamıza yardımcı oluyor.la naturaleza de la naturaleza,
Doğa'nın doğasını, bu olup bitenin doğasını anlamamıza yardımcı oluyor.la nature de la nature, la nature de ce qui est en train de se passer.
Doğa'nın doğasını, bu olup bitenin doğasını anlamamıza yardımcı oluyor.את טבעו של הטבע, את הטבע של מה שקורה.
Doğa'nın doğasını, bu olup bitenin doğasını anlamamıza yardımcı oluyor.طبيعة الطبيعة، طبيعة ما يحدث.
Doğa'nın doğasını, bu olup bitenin doğasını anlamamıza yardımcı oluyor.少しずつ分かる様になってきました 私たちが及ぼした影響も分かる様になりました
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.A tí, ktorí ich pásli, utiekli a oznámili to v meste i v domoch v poli. A vyšli vidieť, čo sa to stalo.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.치던 자들이 도망하여 읍내와 촌에 고하니 사람들이 그 어떻게 된것을 보러 와서
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.Nhưng kẻ chăn heo trốn , đồn tin nầy ra khắp trong thành và trong nhà_quê ;
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.Nhưng kẻ chăn heo trốn, đồn tin nầy ra khắp trong thành và trong nhà quê;
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.Og deres Hyrder flyede og forkyndte det i Byen og på Landet; og de kom for at se, hvad det var, som var sket.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.А ті, що пасли свинї, побігли, та й розказали в городі і в селах. І повиходили дивитись, що се сталось.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.Пасущие же свиней побежали и рассказали в городе и в деревнях. И жители вышли посмотреть, что случилось.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.וינוסו רעי החזירים ויגידו זאת בעיר ובשדות ויצאו לראות מה נהיתה׃
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.واما رعاة الخنازير فهربوا واخبروا في المدينة وفي الضياع. فخرجوا ليروا ما جرى.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.放 豬 的 就 逃 跑 了 、 去 告 許 城 裡 和 鄉 下 的 人 . 眾 人 就 來 要 看 是 甚 麼 事
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.放豬 的 就 逃跑 了 、 去 告許 城裡 和 鄉下 的 人 . 眾人 就 來要 看 是 甚麼事
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A keď videli pasáci, čo sa stalo, utiekli a odíduc oznámili to v meste i v domoch v poli.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A pásztorok pedig látván mi történt, elfutának, és elmenvén, hírré adák a városban és a falukban.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A viděvše pastýři, co se stalo, utekli pryč; a šedše, vypravovali to v městě i po vsech.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A widząc pasterze, co się stało, uciekli; a poszedłszy, oznajmili to w mieście i we wsiach.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Các kẻ chăn heo thấy vậy chạy trốn , đồn tin ấy ra trong thành và trong nhà_quê .
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Các kẻ chăn heo thấy vậy chạy trốn, đồn tin ấy ra trong thành và trong nhà quê.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Da aber die Hirten sahen, was da geschah, flohen sie und verkündigten es in der Stadt und in den Dörfern.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.De varkenshoeders sloegen op de vlucht en vertelden in stad en land wat er was gebeurd.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.치던 자들이 그 된 것을 보고 도망하여 성내와 촌에 고하니
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Men da gjæterne så det som hadde hendt, tok de flukten, og fortalte det i byen og i bygden.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Men da Hyrderne så det, som var sket, flyede de og forkyndte det i Byen og på Landet.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Men när herdarna sågo vad som hade skett, flydde de och berättade härom i staden och på landsbygden.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Mutta nähtyään, mitä oli tapahtunut, paimentajat pakenivat ja kertoivat siitä kaupungissa ja maataloissa.