Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.Og de talte med hinanden om alle disse Ting, som vare skete.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.og de talte med hverandre om alt dette som hadde hendt.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.Sambil berjalan mereka bercakap-cakap tentang segala peristiwa yang telah terjadi itu
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.şi vorbeau între ei despre tot ce se întîmplase.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.Und sie redeten miteinander von allen diesen Geschichten.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.Ze spraken met elkaar over alle gebeurtenissen.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.Και αυτοι ωμιλουν προς αλληλους περι παντων των συμβεβηκοτων τουτων.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.и разговаривали между собою о всех сих событиях.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.І розмовляли вони між собою про все те, що стало ся.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.והם נדברו איש אל רעהו על כל הקרות האלה׃
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.وكانا يتكلمان بعضهما مع بعض عن جميع هذه الحوادث.
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.他 們 彼 此 談 論 所 遇 見 的 這 一 切 事
Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.他 們 彼此 談論 所 遇見 的 這一切事
Bütün param bitene kadar parayla aldım.Koupila jsem je za zbytek mých peněz.
Bütün param bitene kadar parayla aldım.Sedaj mi dajejo kmetje krompir ker jim je všeč, kar pripovedujem.
Bütün param bitene kadar parayla aldım. Şimdi köylüler kendileri veriyor.Купих ги със старите си пари, за да може да има полза за всички.
Bütün param bitene kadar parayla aldım.Teraz chłopi dają mi je za darmo bo podoba im się to co im mówię.
Bütün param bitene kadar parayla aldım.Τις αγόρασα με τα παλιά νομίσματα μέχρι να χρησιμοποιηθούν όλα.
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.Chủ ngục giao hết các kẻ tù trong tay Giô-sép , chẳng việc chi làm qua khỏi được chàng .
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.Chủ ngục giao hết các kẻ tù trong tay Giô-sép, chẳng việc chi làm qua khỏi được chàng.
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.전옥이 옥중 죄수를 다 요셉의 손에 맡기므로 그 제반 사무를 요셉이 처리하고
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.så at han gav ham Opsyn over alle Fangerne i Fængselet, og han sørgede for alt, hvad der skulde gøres der.
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.ויתן שר בית הסהר ביד יוסף את כל האסירם אשר בבית הסהר ואת כל אשר עשים שם הוא היה עשה׃
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.فدفع رئيس بيت السجن الى يد يوسف جميع الاسرى الذين في بيت السجن. وكل ما كانوا يعملون هناك كان هو العامل.
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.司 獄 就 把 監 裡 所 有 的 囚 犯 、 都 交 在 約 瑟 手 下 、 他 們 在 那 裡 所 辦 的 事 、 都 是 經 他 的 手
Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.司獄 就 把 監裡 所有 的 囚犯 、 都 交 在 約瑟 手下 、 他 們在 那 裡 所 辦 的 事 、 都 是 經 他 的 手
Bütün ülkede seller olup biterken nasıl suyumuz kıt olabilir?Alors qu'il y a des inondations dans tout le pays, comment pouvez-vous manquer d'eau ?
Bütün ülkede seller olup biterken nasıl suyumuz kıt olabilir?Mentre ci sono alluvioni in tutto il paese come puoi essere a corto d'acqua?
Bütün ülkede seller olup biterken nasıl suyumuz kıt olabilir?Meskipun ada air tawar membanjiri seluruh area didalam negeri, bagaimana bisa Anda kehabisan air?
Bütün ülkede seller olup biterken nasıl suyumuz kıt olabilir?Während wir überall Überflutungen haben, wie können wir da Wassermangel haben?
Bütün ülkede seller olup biterken nasıl suyumuz kıt olabilir?Докато има наводнения в цялата страна, как може да има недостиг на вода?
Bu yüzden, böyle bitemez!Así que... ¡Esto no puede quedar así!
Bu yüzden, böyle bitemez!Jadi, ini tak bisa berakhir seperti ini !
Bu yüzden, böyle bitemez!희중씨랑... 이렇게 끝나버리면 안되잖아요!
Bu yüzden, böyle bitemez!Sendo assim, não pode acabar desse jeito!
Bu yüzden, böyle bitemez!Тому... все не може так закінчитися.
Bu yüzden, böyle bitemez!لذا لايمكن أن ينتهي أمري بهذه الطريقة
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Buňku nezajímá, co se děje.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Deci nu-i "pasă" ce face.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Dus het maakt hem niet uit wat er gaande is.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Er kümmert er sich nicht mehr darum, was um ihn herum passiert.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Jadi ia tidak perduli apa yang sedang terjadi.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.무슨 일이 벌어지든 신경 쓰지 않는 것이죠
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.No le importa lo que sucede.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Ta komórka nie zwraca uwagi na swoje sąsiadki.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.Не се интересува какво се случва около него.
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.לא מתיחס לשום דבר מסביב .
Bu yüzden olup biteni umursamıyor.لن يهتم بما حوله
Bu yüzden sizi biteviye çalıştıracağım.Adesso voglio questi tipi al tappeto.
Bu yüzden sizi biteviye çalıştıracağım.Agora, vou trabalhar convosco, em sintonia.
Bu yüzden sizi biteviye çalıştıracağım.Nu skal I få lov at arbejde, indtil I falder om.
Bu yüzden sizi biteviye çalıştıracağım.Nu ska ni få jobba tills ni stupar.
Bu yüzden sizi biteviye çalıştıracağım.Pakotan teidät raatamaan.
Bu yüzden sizi biteviye çalıştıracağım.Teraz was trochę pomęczę.
Bu yüzden sizi biteviye çalıştıracağım.Voy a poneros a trabajar.
Bu yüzden sizi biteviye çalıştıracağım.Θα σας λιώσω στη δουλειά τώρα.
Bu yüzden sizi biteviye çalıştıracağım.И теперь я заставлю вас поработать.
Caine in olan bitenden haberi yoktu ve buraya gelince hayatının en buyuk surprizi ile karsılasacak.Caine no tiene idea de lo que estamos haciendo y cuando volvamos tendrá la sorpresa más grande de su vida
Caine in olan bitenden haberi yoktu ve buraya gelince hayatının en buyuk surprizi ile karsılasacak.Caine vůbec netuší, co se děje, a až se vrátíme, bude ho čekat to největší překvapení jeho života.
Çekim biteli yıllar oldu.A trecut mult timp de cand am terminat filmarea.