Avarlar, mancınıklarındaki taşlar bitene dek surlarla boş yere savaşmıştır.Die Awaren kämpften erfolglos bis ihnen die Steine für die Katapulte ausgingen.
Avarlar, mancınıklarındaki taşlar bitene dek surlarla boş yere savaşmıştır.Gli Avari attaccarono le mura inutilmente fino a che terminarono i proiettili per le loro catapulte.
Avarlar, mancınıklarındaki taşlar bitene dek surlarla boş yere savaşmıştır.아바르인은 투석기로 날릴 돌이 부족할 때까지 싸웠습니다.
Avarlar, mancınıklarındaki taşlar bitene dek surlarla boş yere savaşmıştır.Les Avars ont lutté contre les murs inutilement jusqu'à ce que leurs catapultes n'aient plus de pierres.
Avarlar, mancınıklarındaki taşlar bitene dek surlarla boş yere savaşmıştır.Los ávaros hostigaron los muros sin cesar hasta que sus catapultas quedaron sin rocas.
Avarlar, mancınıklarındaki taşlar bitene dek surlarla boş yere savaşmıştır.Người Avars tấn công tường thành cho đến khi bắn sạch cả đá vẫn công cốc.
Avarlar, mancınıklarındaki taşlar bitene dek surlarla boş yere savaşmıştır.Os ávaros atacaram a muralha inutilmente até as suas catapultas ficarem sem pedras.
Avarlar, mancınıklarındaki taşlar bitene dek surlarla boş yere savaşmıştır.Οι Αβάροι χτύπησαν μάταια τα τείχη, μέχρι που οι καταπέλτες τους ξέμειναν από βράχους.
Avarlar, mancınıklarındaki taşlar bitene dek surlarla boş yere savaşmıştır.Авары обстреливали их из катапульт, пока не закончились снаряды, но всё было тщетно.
Avarlar, mancınıklarındaki taşlar bitene dek surlarla boş yere savaşmıştır.האברים נלחמו בחומות ללא תועלת עד שלקטפולטות שלהם נגמרו האבנים.
Avarlar, mancınıklarındaki taşlar bitene dek surlarla boş yere savaşmıştır.(الآفار) صارعوا الأسوار حتى نفذت ذخيرة مناجيقهم دون فائدة.
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.아비멜렉이 그 아침에 일찌기 일어나 모든 신복을 불러 그 일을 다 말하여 들리매 그 사람들이 심히 두려워하였더라
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.Vua A-bi-mê-léc dậy sớm , đòi các tôi_tớ mình đến , thuật lại hết mọi lời , thì họ lấy_làm kinh_ngạc .
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.Vua A-bi-mê-léc dậy sớm, đòi các tôi tớ mình đến, thuật lại hết mọi lời, thì họ lấy làm kinh ngạc.
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.וישכם אבימלך בבקר ויקרא לכל עבדיו וידבר את כל הדברים האלה באזניהם וייראו האנשים מאד׃
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.فبكّر ابيمالك في الغد ودعا جميع عبيده وتكلم بكل هذا الكلام في مسامعهم. فخاف الرجال جدا.
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.亞 比 米 勒 清 早 起 來 、 召 了 眾 臣 僕 來 、 將 這 些 事 都 說 給 他 們 聽 、 他 們 都 甚 懼 怕
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.亞比 米勒 清早 起 來 、 召 了 眾臣 僕來 、 將這 些 事 都 說給 他 們聽 、 他 們都 甚 懼怕
Babadan gelenlerin tümü aynı tarafta bitebilirdi.가끔은 아버지 것이 모두 한 쪽에 위치하고
Babadan gelenlerin tümü aynı tarafta bitebilirdi.父からの染色体が 全部片側にいく可能性も
- Bak, insanlar borsada olup bitenleri takip ediyorlar, ekonomiyle ilgili gazeteleri takip ediyorlar.相当難しくても多くの人が読んでいます 関心のある、自分と直接関係することならば... 多くの人に理解する能力がある証拠です
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"Ich finde keinen Frieden, doch mein Krieg ist zu Ende;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"Ik vind geen vrede, en al mijn oorlog is over;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"Je trouve pas la paix, et toutes mes guerres sont terminées;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"나는 평화를 찾을 수 없고, 이제 나의 모든 전쟁은 다 끝났다;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter; Korkuyorum, umuyorum, yanıyorum ve buz gibi donuyorum"Não encontro paz, e já terminou a minha guerra; "eu temo e espero, ardo e congelo como gelo;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter; Korkuyorum, umuyorum, yanıyorum ve buz gibi donuyorum"Nenachádzam mier, a celá moja vojna je skončená; bojím sa a dúfam, horím a zamŕzam ako ľad;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter; Korkuyorum, umuyorum, yanıyorum ve buz gibi donuyorum"Non trovo pace e la mia guerra è finita; temo e spero, ardo e gelo come ghiaccio;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"Nie znajduję pokoju, a koniec dla mnie walk.
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"No tengo paz, y ya terminó mi guerra;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"Nu găsesc pace, şi războiul meu s-a sfârşit;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"Tôi không thấy bình yên mặc dù chiến tranh trong tôi đã kết thúc;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"Я не знаходжу спокою, хоч моя війна і закінчена;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"Я не нахожу покоя, хоть моя война и окончена;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"אני לא מוצא מנוחה, וכל מלחמותי הסתיימו;
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;"لا أجد السلام، وكل حروبي أنتهت.
"Barışı bulamazsam, bütün savaşım biter;私は恐れ 望み 燃え上がり 氷のように凍る
Başladığında saat 3.05 ise 3.06 da bitecektir만약에 출발했을 때가 초시계로 5분이였다면, 혹은 3시 5분이였다면 그녀가 다 이동했을 때는 초시계로 3시 6분일 것입니다.
Başladığında saat 3.05 ise 3.06 da bitecektir Gerçekten de zamandaki değişimdirDin nou, nu voi folosi notația cu delta pentru a vă obișnui cu forma cea mai des folosită.
Başladığında saat 3.05 ise 3.06 da bitecektir Gerçekten de zamandaki değişimdirNebo kdyby vyrazila ve 3:05, dorazila by ve 3:06, jedná se skutečně o časový přírůstek.
Başladığında saat 3.05 ise 3.06 da bitecektir Gerçekten de zamandaki değişimdirOf als het startte bij 5 minuten, als het 3:05 was toen ze startte, zal het 3:06 zijn toen ze klaar was.
Başladığında saat 3.05 ise 3.06 da bitecektirאם נתחיל לספור ב- 5 דקות או ב- 3:05 בצוהרים, כשנסיים יהיה 3:06.
Başladığında saat 3.05 ise 3.06 da bitecektirأو إذا بدأت بـ 3:05 ستنتهي بـ 3:06
Başlamasıyla birlikte bitemez.Es darf nicht mit dem Start aufhören.
Başlamasıyla birlikte bitemez.Het mag niet ophouden met deze introductie van het handvest.
Başlamasıyla birlikte bitemez.Nemůže to skončit sotva to začalo.
Başlamasıyla birlikte bitemez.Non può fermarsi all'inaugurazione.
Başlamasıyla birlikte bitemez.No puede acabar con el lanzamiento.
Başlamasıyla birlikte bitemez.Nu trebuie să se oprească după lansare.
Başlamasıyla birlikte bitemez.On ne peut pas s'arrêter juste après le lancement.
Başlamasıyla birlikte bitemez.Tidak berhenti di peluncurannya.
Başlamasıyla birlikte bitemez.Δεν μπορεί να σταματήσει με το λανσάρισμα.
Başlamasıyla birlikte bitemez.Ми не можемо зупинитися, щойно розпочавши.
Başlamasıyla birlikte bitemez.Невозможно ограничиться обнародованием Устава.
Başlamasıyla birlikte bitemez.Не могат да спрат със старта.
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Azaż urośnie sitowie bez wilgotności? Izali urośnie rogoża bez wody?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Či porastie trstina bez bahna? Či vyrastie rákos bez vody?
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?¿Crece el papiro donde no hay pantano? ¿Crece el junco sin agua
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?Cresce forse il papiro fuori della palude e si sviluppa forse il giunco senz'acqua
‹‹Bataklık olmayan yerde kamış biter mi? Susuz yerde saz büyür mü?,Creşte papura fără baltă? Creşte trestia fără umezeală?