Ana içeriğe geç
Sözlük

birliktelik ile cümle

birliktelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Savaştan önce Céline, Fransa ve Nazi Almanyası arasında bir birliktelik kampanyası başlattı.Før krigen hadde Céline kjempet for en allianse mellom Frankrike og Tyskland.
Ancak bu birliktelik sadece birkaç hafta sürdü.Besøket varte bare i et par timer.
Ama bu birliktelik, ancak 3 yıl sürmüştür ve iki ülke 1961 yılında ayrılmışlardır.I henhold til forfatningen kunne han bare sitte to perioder på syv år hver og skulle altså gått av i 1961.
Ama bu birliktelik, ancak 3 yıl sürmüştür ve iki ülke 1961 yılında ayrılmışlardır.Namun, negara gabungan ini hanya bertahan tiga tahun dan bubar tahun 1961.
Bu birliktelik, daha sonra II. Hattuşili zamanında imzalanan Kadeş Barış Antlaşması’nda da kendini gösterir."美參院決議通過表揚第三世多杰羌佛獲頒世界和平奬" (dalam bahasa Tionghoa).
Anna, bu evliliğin aşktan çok politik bir birliktelik olduğunu iddia eder.Anna tuyên bố rằng cuộc hôn nhân này là một sự kết hợp chính trị chứ không phải là vì tình yêu thực sự.
Eşi Susan ile 1978 yılında evlenmiştir ve bu 31 yıllık birliktelikten 6 çocukları olmuştur.Họ kết hôn vào năm 1978 và cặp đôi này có sáu người con trong cuộc hôn nhân của họ, kéo dài trong 31 năm.
Siyaset sahnesinde görülmeyen Mersaviler arasında bir birliktelik yoktur.Về chính trị: Không có sự ngẫu nhiên nào trên thương trường chính trị.
Şarkıcı Jack Jones ve Prens Charles ile olan birliktelikleri zamanında basında önemli yer tutmuştur.1970年代には歌手ジャック・ジョーンズやイギリスのチャールズ皇太子との交際が話題を呼んだ。
"Birliktelik, beraberlik" anlamı katar: Okulca geziye gittik.同高在学中に「学校へ行こう!
Bu birliktelik ile kulüpten ciddi bir destek alınmıştır.なお、この大会はすかいらーくグループが大会協力を行った。
G4 nations - Brezilya,Almanya,Japonya ve Hindistan arasında siyasi birliktelik.G4 4か国の総称 G4諸国 - 日本、ドイツ、インド、ブラジル。
Eski kız arkadaşı Lauren ile bir kızı vardır; birliktelikten sekiz yıl sonra ayrılmışlardır.她与前女友有一个女儿,她们在一起八年后分手。
G4 nations - Brezilya,Almanya,Japonya ve Hindistan arasında siyasi birliktelik.四國聯盟,由日本、德国、印度及巴西四国组成的联盟。
Bu birliktelik devam etti ve ilerleyen yıllarda başarılar kazandılar.然而,当地运动依然积极,并在随后数年里取得重大进步。
1 – Amerika Birleşik Devletleri'nden Delaware ve Hawaii'de sivil birliktelik yasaları uygulamaya kondu.1月1日,美國特拉华和夏威夷两州的同性民事法正式生效。
Roddenberyy'nin 1991'de ölümüne kadar birliktelikleri sürmüştür.1991年,罗登贝瑞逝世。
Vol.2) isminde 11 Mart 2011'de yapılacak bir birliktelik sağlandı.2013年3月11日,第二级联赛重新命名为挑戰K聯賽。
Buna rağmen birlikteliklerini sürdürdüler.하지만 그들의 관계는 여전했다.
Birliktelik 1979 yılına değin sürmüştür.이 세미나는 1979년까지 계속되었다.
Bu birliktelikle, örgüt ulusal silahlı kuvvetlerin en üst düzey komutanlığına tabi oldu.다른 육군과 같이, 지상 군사 작전의 주요 책임을 맡고 있다.
Bu birliktelik sadece birkaç ay sürdü.מאז הוועדה נפגשת מידי כמה חודשים.
Bu birliktelik 1569 yılında Lublin Birliği antlaşmasıyla kalıcı bir birlikteliğe dönüştü.בהמשך, נחתם בשנת 1569 הסכם איחוד לובלין.
Düğünler ve bayramlar en önemliş birliktelik aktiviteleridir, yaz aylarında düğünler çok sayıdadır.Brojne i lijepe plaže ipak su najvažniji kulturno-zabavni sadržaj, barem u ljetnim mjesecima.
Bu birliktelik yaklaşık bir buçuk yıl sürdü.Trvá približne jeden a pol roka.
Bu birliktelik 1569 yılında Lublin Birliği antlaşmasıyla kalıcı bir birlikteliğe dönüştü.V roku 1569 sa po uzavretí lublinskej únie stalo súčasťou únie s Litvou.
Ancak bu birliktelik sadece birkaç hafta sürdü.On však v skupine strávil len niekoľko dní.
Bu birliktelik devam etti ve ilerleyen yıllarda başarılar kazandılar.Smútok sa skončil, potom nasledovali šťastné roky.
Bu birliktelik meyvesini hemen verdi.Škval je plod tega sodelovanja.
Bu birliktelik meyvesini hemen verdi.Tai greitai atnešė vaisių.
Bu birliktelikten çocuğu olmamıştır.Nuo tos satuokos vaikų nebuvo.
Bu birliktelik yaklaşık bir buçuk yıl sürdü.See reis kestis ligi poolteist aastat.
İlk evre kendini bilme ve eşcinsel birlikteliklere açık olduğunu anlamadır.Aru saamine, et ollakse avatud samasoolistele suhetele.
İkili 2013 yılı sonlarında birlikteliklerine son verdiler.Paar lõpetas suhte 2007. aasta keskel.
Bir kişinin tüm sesleri duyması, algılaması ve çalmasındaki güç ve birliktelik çok değişik bir deneyim.단 한 사람이 듣고 이해하고 모든 소리를 내는 것으로부터 나오는 힘과 통일성은 굉장히 다른 경험이죠.
Bir kişinin tüm sesleri duyması, algılaması ve çalmasındaki güç ve birliktelik çok değişik bir deneyim.העוצמה והעקביות המתקבלים כשאדם אחד שומע, תופס ומנגן את כל הקולות מאפשרים התנסות שונה לחלוטין.
Bir kişinin tüm sesleri duyması, algılaması ve çalmasındaki güç ve birliktelik çok değişik bir deneyim.القوة و التماسك التي تاتي من سمع شخص واحد ,ادراك وعزف جميع الاصوات تصنع تجربة مختلفة كثيرا
Birlikteliklerinden doğan küçük kız çocuğu, elbette ki Koreli, Alman,En het kleine meisje dat voortkomt uit hun vereniging wordt natuurlijk niet Koreaans, Duits,
Birlikteliklerinden doğan küçük kız çocuğu, elbette ki Koreli, Alman,그리고 그들 사이에서 태어난 작은 여자 아이는 당연하게도 한국인이나, 독일인,
Birlikteliklerinden doğan küçük kız çocuğu, elbette ki Koreli, Alman,ובתם הקטנה, כתוצאה מהאיחוד ביניהם, תהיה כמובן לא קוריאנית או גרמנייה
Birlikteliklerinden doğan küçük kız çocuğu, elbette ki Koreli, Alman,والفتاة الصغيرة التي تنشأ من اتحادهما بالطبع لن تكون كورية أو المانية
Birlikteliklerinden doğan küçük kız çocuğu, elbette ki Koreli, Alman,韓国人 ドイツ人 フランス人でもない タイ人 スコットランド人 カナダ人でもありません
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.C'est pour cela qu'on ressent parfois un sentiment d'union cosmique avec quelqu'un, après avoir fait l'amour.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Đây là lý do tại sao bạn cảm thấy sự hòa nhập hài hòa với người khác đến thế sau khi bạn làm tình với họ.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Dit is waarom je zo'n gevoel van kosmische eenheid met iemand ervaart nadat je de liefde met ze hebt bedreven.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Dlatego czujemy kosmiczne zespolenie z kimś, z kim właśnie się kochało.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.É por isso que podemos ter um sentimento de união cósmica por alguém com quem acabámos de fazer amor.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Es por eso que sientes tal sensación de unión cósmica con alguien después de hacer el amor con la persona.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Ezért van az, hogy akkora kozmikus egységet érezhetnek valakivel, miután éppen szeretkeztek vele.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.그래서 누군가과 사랑을 나눴을 때 무한한 조합을 느낄 수 있습니다.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.To je ten důvod, proč můžete cítit kosmickou jednotu s někým, s kým jste se právě milovali.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Toto je dôvod, prečo môžete zažiť pocit kozmického spojenia s niekým, s kým ste sa práve milovali.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Zato imate lahko občutek kozmične povezanosti z nekom po tem, ko ste se ljubili z njim.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Γι' αυτό αισθανόμαστε αυτό το αίσθημα της κοσμικής ένωσης με κάποιον αφού κάναμε σεξ μαζί του.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Поэтому можно испытать ощущение неземного единства с кем-то, с кем вы только что занимались любовью.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Саме тому можна зазнати відчуття космічної, неземної єдності з людиною, з котрою ви займались коханням.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.Това е причината да чувствате тази неземна привързаност към партньора, след като сте правили любов.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.משום כך אפשר לחוש חיבור קוסמי עם מישהו אחרי ששוכבים איתו.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.لهذا السبب تشعر بالإتحاد الكوني مع شخص ما بعد أن تمارس معه الجنس.
Bu nedenle biriyle seviştikten ardından ona karşı bu kadar güçlü bir kozmik birliktelik duygusu hissedersiniz.その相手と親密な感覚を味わうことができるのです しかしながら情欲 恋愛 愛着の3つの脳のシステムは
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod