birlikte ile cümle

birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Birlikte, her şey mümkün!Together, everything is possible!
Birlikte Japonya'ya dönelim.Let's return to Japan together.
Bir deli ile birlikte oldum.I've dated a lunatic.
Her şey ara ara değişir, insan da onlarla birlikte değişmelidir.Things change from time to time, and one should change with them.
Bizimle birlikte göle gitmek ister misiniz?Would you like to go to the lake with us?
Kimle birlikte gittin?Who did you go with?
Onunla birlikte yaşamanın o kadar kolay olmadığı çıktı.It turned out not to be so easy to live with him.
O bizimle birlikte yaşamak için geldiğinde 12 yaşında idi.He was 12 years old when he came to live with us.
Birlikte daha çok zaman geçirmemiz gerektiğini her zaman söyleyen sen değil misin?Aren't you the one who's always saying we should spend more time together?
Tom bununla birlikte uzaklaşmayacaktır.Tom won't get away with this.
Tom Mary'nin John'la birlikte olduğunu düşündü.Tom thought Mary was with John.
Oğlan arkadaşlarıyla birlikte yüzüyor.The boy swims with his friends.
Tom ve Mary birlikte iyi görünüyorlar.Tom and Mary look good together.
Bizimle birlikte gelmek ister misin?Do you want to come along with us?
Kocam ve ben birlikte dağ tırmanışına giderdik.My hubby and I used to go mountain climbing together.
O ve erkek arkadaşı birlikte yaşıyorlar.She and her boyfriend live together.
Çocukken sık sık babamla birlikte balığa gittim.As a child I often went fishing with my father.
Sen ve ben birlikte gidiyoruz.You and I are going together.
Birkaç hafta kalacağız, birlikte.We are going to stay some weeks, together.
Birlikte birkaç hafta kalacağız.We are going to stay some weeks, together.
Tom ve Mary'nin birlikte izlediği filmin mutlu bir sonu vardı.The movie that Tom and Mary watched together had a happy ending.
Endişelenme, eğer bu olursa sadece birlikte çalışacağız!Don't worry, if that happens, we will just have to coordinate!
Sen de Amazon'da yılanlarla birlikte kamp kuruyorsun!You also camp in the Amazon with snakes!
Birlikte iyi görünüyorsunuz.You look good together.
Birlikte okuldayken Peter Pearl ile karşılaştı.Peter met Pearl when they were at school together.
Balık ve kırmızı şarap birlikte iyi gitmez.Fish and red wine don't go well together.
Okulda birlikteyiz.We are at school together.
Yarın yağmur yağmazsa, Tom Mary ile birlikte pikniğe gitmeyi planlıyor.If it doesn't rain tomorrow, Tom plans to go on a picnic with Mary.
O çocuk birlikte oynayacak birini istiyor.That child wants someone to play with.
Şu çocuk birlikte oynamak için bir arkadaş istiyor.That child wants a friend to play with.
Birlikte geçirdiğimiz dakikaları asla unutmayacağım.I'd never forget the moments we've spent together.
Pazar günü oğluyla birlikte bir köpek kulübesi yaptı.He built a doghouse with his son on Sunday.
Birlikte gelmek istiyorum.I'd like to come along.
John ve Robert tatillerini aileleriyle birlikte Martha's Vineyard'da geçirdiler.John and Robert spent their vacations at Martha’s Vineyard with their families.
Benimle birlikte öğle yemeği yemeyecek misin?Won't you eat lunch with me?
Bizimle birlikte öğle yemeği yemeyecek misin?Won't you eat lunch with us?
Birlikte öğle yemeği yemek ister misiniz?Would you like to eat lunch together?
O bütün noellerini evde ailesiyle birlikte geçirdi.She spent all of her Christmases at home with her family.
Birlikte geçirdiğimiz zamanı asla unutmayacağım.I'll never forget the time we spent together.
Bir sonraki buluşmamızda Jane'le birlikte Disneyland'a gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to Disneyland on my next date with Jane.
Birlikte dans ederiz.We dance together.
Birbirimize güvenmezsek, birlikte yaşayamayız.If we don't trust each other, we won't be able to live together.
Yıllardır onunla birlikte çok şey öğrendim.I've learned a lot with her over the years.
Onunla birlikte sinemaya gitti.She went to the cinema with him.
Birlikte çıkmak evlenmekle aynı şey değildir.Going out together is not the same thing as getting married.
Hepimiz birlikte dua edelim.Let's all pray together.
Ailenle birlikte kiliseye git ve onun için dua et.Go to church with your parents and pray for her.
Seninle birlikte eve döneceğim.I'll go back home with you.
Neden benimle birlikte sinemaya gelmek istemiyorsun?Why don't you want to come to the cinema with me?
Onunla birlikte alışverişe gitmeyeceğimi ilk ve son olarak ona söyledim.I told her once and for all that I wouldn't go shopping with her.
Mary, Tom ve Conchita'nın birlikte flört ettiğini gördü.Mary spotted Tom and Conchita flirting together.
Onunla birlikte patates kızartması ister misin?Do you want fries with that?
Gel benimle birlikte karın tadını çıkar.Come enjoy the snow with me!
O ve ben okulda birlikteki zamanımız boyunca ayrılmaz arkadaşlardık.He and I were inseparable friends during our time together in school.
Onunla birlikte öğle yemeği yemeği planlıyorum.I'm scheduled to have lunch with him.
Bu şartlar altında birlikte çalışamayız.Under these conditions we can not work together.
Tom ve Mary arkadaşlarıyla birlikte Clue oynuyor.Tom and Mary are playing Clue with their friends.
Birlikte çalıştığım insanlar hepsi çok nazik.The people I work with are all very kind.
Arkadaşlarıyla birlikte alışveriş merkezine gitti.She went to the mall with her friends.
Fizyoterapistlerle birlikte işine geri döndü.He went back to work with physiotherapists.

İlgili Sayfalar