Ana içeriğe geç
Sözlük

birlikte yaşama ile cümle

birlikte yaşama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
CIA yetkililerinin tahminine göre bin Ladin burada en genç karısı ve ailesiyle birlikte yaşamaktaydı.情報官員推測,賓·拉登在那裡與他的年輕妻子以及家人共同生活著。
Dünyaya bir öğrenciyle birlikte yaşamak için gelen üç tanrıçadan biridir.與二年級三女神之一的見城遙交往。
Babasıyla birlikte yaşamaktadır.與父親住在一起。
Melda ailesiyle birlikte yaşamaktadır.我们的思想与他的家人在一起。
Bodrum'da kızı Feraye ve oğlu Ömer ile birlikte yaşamaktadır.母亲坐在地上,她的年幼儿子坐在旁边。
Tayfur ile birlikte yaşamaktadır.토르타와 같이 살고 있다.
Babasıyla birlikte yaşamaktadır.아버지와 함께 산다.
Öldüğü sırada üçüncü karısı Stella Sampas Kerouac ve annesi Gabrielle ile birlikte yaşamaktaydı.בעת מותו חי עם אשתו השלישית, סטלה, ואמו גבריאל.
Ormanda birçok hayvan arkadaşıyla birlikte yaşamaktadır.ביער מינים רבים של בעלי חיים.
Jack, Kate ve Aaron ile birlikte yaşamaktadır.אווי עוברת לגור עם מקס וקיה.
Kocası Joshua Lewis ve üç kedisi ile birlikte yaşamaktadırlar.אבסולום חי עם חברתו ליז ושלושת ילדיהם.
Öldüğü sırada üçüncü karısı Stella Sampas Kerouac ve annesi Gabrielle ile birlikte yaşamaktaydı.По това време той живее с третата си жена Стела и майка си Габраела.
Di Suvero şu anda New York'ta eşi ve kızı ile birlikte yaşamaktadır.В момента Донъли живее в Ню Йорк със съпруга и дъщеря си.
Kamen, eşi Sandra Keenan-Kamen ve kızları Sasha ve Zoe ile birlikte yaşamaktaydı.Оставя след себе си съпруга, Сандра Кийнан-Кеймън, и две дъщери, Саша и Зоуи.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.Заедно със Съвета на Европейския съюз той осъществява законодателната власт на ЕС.
Joe hala Jacksonville'de ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Greene ima starijeg brata Joea, koji živi u Jacksonvilleu s njihovim roditeljima.
Aşık olduğu kadın Duru ile birlikte yaşamaktadır.Miluje svoju manželku, s ktorou má živý vzťah.
Ormanda birçok hayvan arkadaşıyla birlikte yaşamaktadır.V gozdu je veliko različnih živali.
Di Suvero şu anda New York'ta eşi ve kızı ile birlikte yaşamaktadır.Trenutno živi v New Yorku skupaj s svojo ženo in hčerkami.
Hakim çifti boşar ve Terme'ye hangi ebeveyniyle birlikte yaşamak istediğini sorar.Otrok noče odgovoriti na katero od Jonahovih vprašanj zato sta s Sharon prisiljena pobegniti.
Joe hala Jacksonville'de ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Tal on vanem vend Joe, kes seni elab koos vanematega Jacksonville'is.
Zeynep ve Ozan 9 yıldır birlikte yaşamaktadır.Aafrikas elasid viirus ja tsitrused ilmselt aastasadu üksteisega koos.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.Euroopa Liidu Parlament koostöös Euroopa Liidu Nõukoguga annab välja õigusakte.
Ben onu buraya koymak anlamına gelir. Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "여기 그를 올려 의미합니다. 제가 자리를 비운 동안 그가 당신과 함께 살고있다. "
Ben onu buraya koymak anlamına gelir. Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "يعني وضعه هنا. وعليه أن يعيش معكم وانا بعيدا ".
Ben onu buraya koymak anlamına gelir. Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "これらの恐ろしい言葉は、彼女のような蜂蜜から伝わって。
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Ali mu je živeti z vami, dokler sem proč. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Có ông sống với bạn trong khi tôi đang đi. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Czy mu się żyć z wami podczas mojej nieobecności. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Demandez-lui de vivre avec vous alors que je suis là. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Få ham til at leve med dig, mens jeg er væk. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Ha honom att leva med dig när jag är borta. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Hänet elää teidän kanssanne, kun olen poissa. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Laat hem om te leven met u, terwijl ik weg ben. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Lassen Sie ihn mit dir leben, während ich weg bin. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "L-au de a trăi cu tine în timp ce eu sunt plecat. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Lo hanno a vivere con voi, mentre io sono via. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Minta dia untuk hidup bersama Anda saat aku pergi. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Si ho s tebou žiť, kým ja som preč. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Si ho s tebou žít, zatímco já jsem pryč. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Van neki, hogy Önnel együtt éljenek, amíg én vagyok távol. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Έχετε να ζήσει μαζί σας, ενώ είμαι μακριά. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Били го да живее с вас, докато аз съм далеч. "
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Нехай він жити з вами за час моєї відсутності ".
Ben uzakta iken onu sizinle birlikte yaşamak için var. "Пусть он жить с вами за время моего отсутствия ".
Bir daha asla sen ve Kosaku ile birlikte yaşamak istemiyorum.No pienso volver a vivir con Ud y Kosaku.
Birlikte yaşamak mı?!Bor tillsammans?
Birlikte yaşamak mı?Ensemble ?!
Birlikte yaşamak mı?LEva tillsammans?
Birlikte yaşamak mı?Locuim impreuna?
Birlikte yaşamak mı?!Mieszkać razem?!
Birlikte yaşamak mı?Mieszkamy razem?
Birlikte yaşamak mı?!Sa locuim impreuna?
Birlikte yaşamak mı?Samenwonen?
Birlikte yaşamak mı?!Samenwonen?!
Birlikte yaşamak mı?Sống chung?
Birlikte yaşamak mı?!Sống cùng?!
Birlikte yaşamak mı?Tinggal bersama?
Birlikte yaşamak mı?!Tinggal bersama?!
Birlikte yaşamak mı?Vivere insieme?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod