Ana içeriğe geç
Sözlük

birlikte yaşama ile cümle

birlikte yaşama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Hadımköy'de bir müstakil evde 3 çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.Minguito junto a 3 amigos viven en una pensión.
Bölümün sonunda Peter'ın annesi kapıda belirir ve aile ile birlikte yaşamak istediğini söyler.Al final del episodio, Michael llega a la conclusión de que quiere vivir con sus miembros familiares.
Bodrum'da kızı Feraye ve oğlu Ömer ile birlikte yaşamaktadır.Su hermano está en la cárcel por lo que su sobrino vive con él.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.El Consejo ejerce junto con el Parlamento Europeo el poder legislativo de la Unión.
Irkçı bir Yunan milliyetçisi Nakos, işsiz ve 38 yaşında olup hâlâ ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Sebastian es un joven de 28 años que está desempleado y vive con sus padres.
Hakim çifti boşar ve Terme'ye hangi ebeveyniyle birlikte yaşamak istediğini sorar.Flama debe decidir con cuál de sus padres vivirá después de su divorcio.
Yetkililerin tahminine göre bin Ladin burada en genç karısı ve ailesiyle birlikte yaşamaktaydı.Le autorità azzardarono che ci vivesse con la sua moglie più giovane.
Di Suvero şu anda New York'ta eşi ve kızı ile birlikte yaşamaktadır.Frey vive attualmente a New York City con la moglie e la figlia.
Kösen üç erkek ve bir kız kardeşi ve ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Non ha molti amici e vive con l'allenatore e la sorella.
Joe hala Jacksonville'de ailesi ile birlikte yaşamaktadır.La Greene ha un fratello, Joe, che vive a Jacksonville con i suoi genitori.
Barınmak, birlikte yaşamak anlamlarını içerir.Keep It Together riguarda l'importanza di tenere unita la famiglia.
29 Yaşındaki stalin Tiflis'te karısı Ekaterina ve yeni doğmuş olan oğlu Yakov ile birlikte yaşamaktaydı.29-летний Сталин жил в Тифлисе с женой Екатериной и новорожденным сыном Якова.
Öldüğü sırada üçüncü karısı Stella Sampas Kerouac ve annesi Gabrielle ile birlikte yaşamaktaydı.На момент своей смерти он жил с женой Стеллой Сампас и матерью Габриэллой.
Bununla birlikte yasama organı Senato'ya devredildi.Тем не менее, Приск был исключён из сената.
29 Yaşındaki stalin Tiflis'te karısı Ekaterina ve yeni doğmuş olan oğlu Yakov ile birlikte yaşamaktaydı.كان ستالين، البالغ من العمر 29 عاماً، يعيش في مدينة تفليس مع زوجته إيكاترينا وطفله الرضيع ياكوف.
Manhattan'da yukarı doğu yakasında karısı ve üç köpeğiyle birlikte yaşamaktadır.ويعيش في مانهاتن مع زوجته وثلاثة كلاب.
29 Yaşındaki stalin Tiflis'te karısı Ekaterina ve yeni doğmuş olan oğlu Yakov ile birlikte yaşamaktaydı.Stalin, de 29 anos, morava na cidade com sua esposa Ekaterina e filho recém-nascido Yakov.
Sanatçı Los Angeles'ta eşi ve dört çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.Ele vive em Los Angeles com a sua esposa e quatro crianças.
Mowgli, şimdi bir orman kasabasında, kendisini evlat edinen bir aile birlikte yaşamaktadır.Mokujin está em uma floresta, com sua família.
Barınmak, birlikte yaşamak anlamlarını içerir.Viver significa dar a si mesmo.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.Het Europees Parlement deelt samen met de Raad van de Europese Unie de wetgevende macht van de EU.
Hadımköy'de bir müstakil evde 3 çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.Ze wonen met zijn drieën in een huis.
Di Suvero şu anda New York'ta eşi ve kızı ile birlikte yaşamaktadır.Momenteel woont Hallberg in New York met zijn vrouw en kinderen.
Joe hala Jacksonville'de ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Greene ma starszego brata, Joe, który nadal mieszka w Jacksonville z rodzicami.
Kösen üç erkek ve bir kız kardeşi ve ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Próbuje się nauczyć mieszkać z trzema braćmi i ojcem.
Jack, Kate ve Aaron ile birlikte yaşamaktadır.Mieszkała razem z Jackiem i Polą.
29 Yaşındaki stalin Tiflis'te karısı Ekaterina ve yeni doğmuş olan oğlu Yakov ile birlikte yaşamaktaydı.Stalin var 29 år gammal och bodde i Tiflis med sin fru Jekaterina och nyfödda son Jakov.
Kendisi kızı Alyx Vance ile birlikte yaşamaktadır.Han är far till Alyx Vance.
Bu hipotez, zekaya duyduğumuz ihtiyaca yönlendiren şeyin, birlikte yaşama gereksinimi olduğunu iddia eder.Vi använder namn för att hypotetiskt tala om vad som kunde ha hänt med en person.
Bununla birlikte yasama organı Senato'ya devredildi.Jenness blev utnämnd till senaten.
29 Yaşındaki stalin Tiflis'te karısı Ekaterina ve yeni doğmuş olan oğlu Yakov ile birlikte yaşamaktaydı.29-річний Сталін тоді жив у Тифлісі з дружиною Катериною і новонародженим сином Яковом.
Babasıyla birlikte yaşamaktadır.Живе з батьком.
Sanatçı Los Angeles'ta eşi ve dört çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.Наразі композитор живе разом з дружиною та дітьми у Лос-Анджелесі (США).
Melda ailesiyle birlikte yaşamaktadır.Там він проживав зі своєю сім'єю.
Şu an Almanya ile birlikte yaşamaktadır.V současné době spolu žijí v Německu.
Melda ailesiyle birlikte yaşamaktadır.Tvůj bratr bude žít s tebou.
Joe hala Jacksonville'de ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Ea are un frate mai mare pe nume Joe, care încă locuiește cu părinții săi în Jacksonville.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.Consiliul de miniștri adoptă legile împreună cu Parlamentul European.
Öldüğü sırada üçüncü karısı Stella Sampas Kerouac ve annesi Gabrielle ile birlikte yaşamaktaydı.Halála előtt harmadik feleségével, Stellával és édesanyjával, Gabrielle Kerouackel élt együtt.
Kamen, eşi Sandra Keenan-Kamen ve kızları Sasha ve Zoe ile birlikte yaşamaktaydı.Kamenin perheeseen kuuluivat vaimo Sandra Keenan-Kamen sekä kaksi tytärtä, Sasha ja Zoe.
Yetkililerin tahminine göre bin Ladin burada en genç karısı ve ailesiyle birlikte yaşamaktaydı.Viranomaiset olettivat hänen asuvan siellä nuorimman vaimonsa kanssa.
Babasıyla birlikte yaşamaktadır.Ζει με τον πατέρα της.
Aşık olduğu kadın Duru ile birlikte yaşamaktadır.Οι γυναίκες που εκείνος ερωτεύεται, μένουν μαζί του ψυχρές.
Birlikte yaşama ve barışın bir destekçisi idi.Ήταν υποστηρικτής της αρμονίας και της ειρήνης.
Kocası Joshua Lewis ve üç kedisi ile birlikte yaşamaktadırlar.Μένει στο Άμχερστ της Μασαχουσέτης στις ΗΠΑ με τον σύζυγό της, Τζόσουα Λιούις, και τρεις γάτες.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.Εγκρίνει τον προϋπολογισμό της ΕΕ από κοινού με το Ευρωπαϊκό Κοινοβούλιο.
Babasıyla birlikte yaşamaktadır.Hun bor sammen med sin far.
Babasıyla birlikte yaşamaktadır.De bor sammen med Far.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.Europaparlamentet deler den lovgivende makten i EU sammen med Ministerrådet.
Barınmak, birlikte yaşamak anlamlarını içerir.Jadi, kontak berarti bersama-sama menyentuh.
Melda ailesiyle birlikte yaşamaktadır.Di sini ia tinggal bersama-sama keluarganya.
Schmidt, Atherton, California'da eşi Wendy ile birlikte yaşamaktadır.Schmidt đang sống tại Atherton, California, với vợ là Wendy.
CIA yetkililerinin tahminine göre bin Ladin burada en genç karısı ve ailesiyle birlikte yaşamaktaydı.Các giới chức Hoa Kỳ đoán rằng bin Laden đang sống tại đó với người vợ trẻ nhất.
Melda ailesiyle birlikte yaşamaktadır.Cô giờ đang sống chung với gia đình.
Jack, Kate ve Aaron ile birlikte yaşamaktadır.Cô cùng Jack trở về nhà nơi mẹ cô và Leo sống.
Tayfur ile birlikte yaşamaktadır.タイガーと同居している。
29 Yaşındaki stalin Tiflis'te karısı Ekaterina ve yeni doğmuş olan oğlu Yakov ile birlikte yaşamaktaydı.29歳のスターリンは妻エカテリーナと生まれたばかりの息子ヤーコフとともにチフリスに住んでいた。
Hadımköy'de bir müstakil evde 3 çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.3人で一緒のトレーラーハウスに住んでいる。
Babasıyla birlikte yaşamaktadır.父親と同居。
Burada yokluk içinde koğuş arkadaşlarıyla birlikte yaşamaktadır.寂れた食堂で養父母と共に暮らすまひる。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod