Birlikte yaşamak mı?!Vivere insieme?
Birlikte yaşamak mı?!Vivre ensemble ?!
Birlikte yaşamak mı?Zusammen leben?
Birlikte yaşamak mı?!Zusammen leben?!
Birlikte yaşamak mı?Ζούμε μαζί;
Birlikte yaşamak mı?!Вместе живем?
Birlikte yaşamak mı?Живем вместе?
Birlikte yaşamak mı?نعيش معاً؟
Birlikte yaşamak mı?!نعيش معاً؟
Birlikte yaşamak mı?!おまえ一人で勝手に考えてたんだろ・・・
Birlikte yaşamak mı?何よ?今更違うと言いたいわけ?
Burada adı Jaclyn olan genç bir kız vardı. Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktaykenТам была молодая девушка Жаклин, ей было 14 лет, она жила в семье масаев.
Bütün hayatın boyunca bu güçlerle birlikte yaşamak zorunda değilsin.No tendrás que vivir para toda tu vida con estas fuerzas.
Bütün hayatın boyunca bu güçlerle birlikte yaşamak zorunda değilsin.Sinun ei tarvitse elää koko elämääsi näiden voimien kanssa.
Bütün hayatın boyunca bu güçlerle birlikte yaşamak zorunda değilsin.Terá terminado. Você não terá de viver toda a sua vida com estas forças.
Bütün hayatın boyunca bu güçlerle birlikte yaşamak zorunda değilsin.Tu n'auras pas à vivre toute ta vie avec ces forces.
Bütün hayatın boyunca bu güçlerle birlikte yaşamak zorunda değilsin.Тебе не придется всю жизнь жить с этими силами.
Evlilik nikâh kıyılarak yapılır. Çiftlerin evlenmeden önce birlikte yaşamaları olağandır.Es frecuente que las parejas convivan como pareja de hecho antes del matrimonio.
Fakat bu rakamlarla her gün birlikte yaşamak zorundasınız.A to są liczby, z którymi będziesz miał do czynienia codziennie.
Fakat bu rakamlarla her gün birlikte yaşamak zorundasınız.En cambio estas son cifras con las que convivirán todos los días.
Fakat bu rakamlarla her gün birlikte yaşamak zorundasınız.이런 수치는 매일매일 따라다니는 거니까요
Fakat bu rakamlarla her gün birlikte yaşamak zorundasınız.Але Ви будете жити з цими цифрами кожного дня.
Fakat bu rakamlarla her gün birlikte yaşamak zorundasınız.بينما هذه أرقام ستعايشها كل يوم،
Fakat bu rakamlarla her gün birlikte yaşamak zorundasınız.それから市場タイプは何ですか?
Haberleri izledikten sonra sizi aramamı söyleyen oydu. Birlikte yaşamalıyız.Po obejrzeniu wiadomości, to ona chciała was znaleźć, żebyśmy mogli zamieszkać razem.
Hakkımızda çıkmış bir dedikodu var. Yine de bizden birlikte yaşamamızı mı istiyorsunuz?Υπάρχει ένα σκάνδαλο που μας αφορά. και θέλετε να ζήσουμε μαζί;
Hep babamla birlikte yaşamak istemiştim.Depuis mon enfance, j'ai toujours rêvé de vivre avec mon père.
Hoşunuza gidiyor mu? Sadece ikinizin birlikte yaşaması?Anh có thích không? chỉ 2 cha con sống với nhau?
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken14살의 그녀는 마사이 가족의 일원이었습니다.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktaykenJaclyn je imela 14 let, živela je v družini Masai.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktaykenJaclyn khi đó 14 tuổi, ở cùng với gia đình Masai của cô bé.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktaykenJaclyn was 14 jaar en maakte deel uit van haar Masai-familie.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken Kenya'da büyük bir kuraklık olmuştu.Jaclyn avait 14 ans et elle était dans sa famille Masai quand il y eut une sécheresse au Kenya.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken Kenya'da büyük bir kuraklık olmuştu.Jaclyn avea 14 ani şi era cu familia ei Masai şi era secetă în Kenya.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken Kenya'da büyük bir kuraklık olmuştu.Jaclyn aveva 14 anni, era con la sua famiglia, e c'era la siccità in Kenya.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken Kenya'da büyük bir kuraklık olmuştu.Jaclyn miała 14 lat, mieszkała ze swoją masajską rodziną, a w Kenii panuje susza.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken Kenya'da büyük bir kuraklık olmuştu.Jaclyn tenía 14 años y estaba con su familia Masai y hubo una sequía en Kenia.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken Kenya'da büyük bir kuraklık olmuştu.Jaclyn tizennégy éves volt, maszáj családban nevelkedett, és aszály volt Kenyában.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken Kenya'da büyük bir kuraklık olmuştu.Jaclyn war 14 Jahre alt und sie lebte mit ihrer Massai Familie und es gibt eine Dürre in Kenya.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken Kenya'da büyük bir kuraklık olmuştu.Жаклин беше 14-годишна и беше в масайското си семейство, а в Кения има суша.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken Kenya'da büyük bir kuraklık olmuştu.Жаклін було 14 років і вона жила в сім"ї Масаї, а в Кенії - засуха.
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktaykenג'קלין היתה בת 14 והיתה במשפחתה המאסאית
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktayken(جاكلين) كانت تبلغ من العمر 14 عاماً , وكانت تعيش بين أسرتها الماسية ( قبيلة فى كينيا )
Jaclyn 14 yaşında Masai ailesiyle birlikte yaşamaktaykenケニアでは干ばつが続いていて
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.A nemohla ich uniesť zem, tak aby boli mohli bývať spolu, lebo mali mnoho majetku a nemohli bývať spolu.
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.Daarom konden zij niet bij elkaar blijven, want het land was niet groot genoeg voor al hun vee.
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.És nem bírá meg õket az a föld, hogy együtt lakjanak, mert sok jószáguk vala, és nem lakhatának együtt.
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.그 땅이 그들의 동거함을 용납지 못하였으니 곧 그들의 소유가 많아서 동거할 수 없었음이라
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.Pero la tierra no bastaba para que habitasen juntos. Sus posesiones eran muchas, y no podían habitar juntos
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.Xứ đó không đủ chỗ cho hai người ở chung, vì tài vật rất nhiều cho đến đỗi không ở chung nhau được.
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.Xứ đó không đủ chỗ cho hai người_ở chung , vì tài vật rất nhiều cho_đến đỗi không ở chung nhau được .
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.И понеже земята не ги побираше да живеят заедно, тъй като имотът им беше много, и не можеха да живеят заедно,
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.ולא נשא אתם הארץ לשבת יחדו כי היה רכושם רב ולא יכלו לשבת יחדו׃
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.ولم تحتملهما الارض ان يسكنا معا. اذ كانت املاكهما كثيرة. فلم يقدرا ان يسكنا معا.
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.那 地 容 不 下 他 們 、 因 為 他 們 的 財 物 甚 多 、 使 他 們 不 能 同 居
Malları öyle çoktu ki, toprak birlikte yaşamalarına elvermedi; yan yana yaşayamadılar.那 地 容 不下 他 們 、 因為 他 們的財物 甚多 、 使 他 們 不 能 同居
O bizimle birlikte yaşamak için çok büyük, değil mi? Biz onunla evlendi miyiz?הוא גדול מדי כדי לחיות איתנו, הא? אולי יביא אותו נשוי?
O bizimle birlikte yaşamak için çok büyük, değil mi? Biz onunla evlendi miyiz?وهو أكبر من أن يعيش معنا، أليس كذلك؟ الشال نحصل عليه الزواج؟
O bizimle birlikte yaşamak için çok büyük, değil mi? Biz onunla evlendi miyiz?をしましょう。
O bizimle birlikte yaşamak için çok büyük, değil mi?Ele é grande demais para viver com a gente, né?