Çatışma sonucunda, Ruslar birlikleri geri çekilmiştir.Na harde gevechten werden de Russen teruggedrongen.
Bu ekonomik güç artışı, daha büyük askeri birlikler oluşturmaya olanak sağlamıştır.Dankzij de economische opbloei kon een groter leger bekostigd worden.
13 Mayıs - Kuzey Afrika'daki Alman ve İtalyan birlikleri teslim oldu.Op 2 mei capituleerden de laatste Duitse en Italiaanse troepen in Italië.
Kısa sürede köy içindeki birlikler komuta edilemez hale geldiler.Legioenen in de provincies konden zich tekort gedaan voelen.
Fakat bazı birlikler direk cephenin ön saflarına gönderilmişti.De tanks werden direct naar het front gestuurd.
14 Haziran 1940'ta Alman birlikleri Paris'e girdi.Op 14 juni 1940 trokken zijn eenheden Parijs binnen.
Bunun üzerine Müttefik kuvvetlerde bulunan Fransız ve İtalyan birlikleri derhal geri çekildi.Hierdoor waren de Franse en Nederlandse troepen genoodzaakt zich terug te trekken.
22 Ağustos - Alman birlikleri Harkov'u tahliye etti.22 juni De Sovjettroepen moeten zich bij Charkov terugtrekken.
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Toch wist een groot deel van de uitbrekende troepen naar het westen te vluchten.
Ağustos 1944'te Bulgaristan Krallığı, savaştan çekildi ve ülkeye Kızıl Ordu birlikleri girdi.In september 1944 verklaarde de Sovjet-Unie de oorlog aan Bulgarije en viel het Rode Leger het land binnen.
1914'te Meksika'da Veracruz'u işgal eden ABD birliklerinde görev aldı.In 1914 werd het Mexicaanse Veracruz tijdelijk door de Verenigde Staten bezet.
Sınıf I: Küçük birlikler için.Zoals groep B: de meisjes...
1 Mart - Kızıl Ordu birlikleri Kırım’da taarruza geçti.1 maart Het Rode Leger lanceert een aanval in de richting van de Krim.
Selçuklu ordulari İzmit (Nikomedia) civarında Roussel birlikleri ile çarpışmaya giriştiler.Zij kozen voor regenbanden, terwijl anderen voor intermediates kozen.
1951 - Çin ve Kuzey Kore birlikleri, Seul'ü işgal etti.1951 - China en Noord-Korea nemen de Zuid-Koreaanse hoofdstad Seoel in.
2008'de Kodori Vadisi Çatışması sonrası Rus-Abhaz birlikleri bölgede kontrolü ele geçirdi.Gedurende de Oorlog in Zuid-Ossetië in augustus 2008 hebben Abchazische troepen het gebied echter veroverd.
Kuzeyde dağınık Rumen birlikleri kuşatılarak imha ediliyordu.De geallieerde troepen in het noorden waren nu afgesneden.
1947 yılına dek Türk Zırhlı Birlikleri muayyen bir tank tipine sahip olamadı.In 1940 was nog niet alle cavalerie van het Duitse leger met tanks uitgerust.
Artık Hannibal'in, birliklerini erzak yönünden ikmal edebileceği bir üssü ve ilave birlikleri vardır.Hannibal had nu een basis van waaruit hij zijn troepen kon aanvullen en bevoorraden.
1940 yıllarına gelindiğinde hava birlikleri envanterindeki uçak sayısı yaklaşık 500 civarına ulaşmıştır.In 1940 had deze klasse binnen de strijdkrachten ongeveer 500 vliegtuigen.
Bu birliklerin çoğu savaşın başından bu yana çatışma içindedir.Veel van deze functies had het bureau al voordat de oorlog begon.
Böylece Tobruk kuşatmasındaki Alman birliklerinin geri bağlantısı kesilecektir.Ze moeten Duitse geschutopstellingen in de buurt van Tobroek vernietigen.
16 Nisan - Kızıl Ordu birlikleri Berlin’e taarruza başladı.16 april Het Rode Leger start de Slag om Berlijn.
Bu birliklerdeki üçte bir ölüm yüzdesi oldukça yüksektir.Het aantal in de strijd gesneuvelde militairen bedroeg daarvan een derde.
Jackson federal birlikler göndererek, batıya göndermeden önce 17.000 Çeroki'yi kamplarda topladı.Maar 's avonds nam Jackson bij een tegenaanval 7000 Unionisten gevangen.
Bu durum kohortların lejyonların temel tektik birlikleri haline gelmesine yol açtı.Dit zorgde er echter voor dat Cables krachten direct actief werden.
Bunun yanında birlikler son derece sıkı eğitiliyor ve disipline önem veriliyordu.Meer nog, de universiteit was sterk genoeg om zijn eigen volk te reguleren en disciplineren.
10 Mayıs 1940 tarihinde Alman birlikleri Belçika üzerinden Fransa’ya saldırdılar.Op 10 mei 1940 vielen Duitse troepen België binnen.
Birlikler derhal demiryolu hattı boyunca devriye görevine verilmiştir.Vrij snel kwam de Sicherheitsdienst hen op het spoor.
Teya'nın kardeşi "Aligern" Bizanslılara diğer bazı Ostrogotlar birlikleriyle teslim oldu.Teia werd gedood en zijn broer Aligern bood daarop de overgave van de Ostrogoten aan.
Her ırkın kendi eşsiz birlikleri ve usta birlikleri vardır.Elke factie heeft haar eigen unieke gebouwen en eenheden.
Klon Birlikleri’nin ani gelişi onu bu kötü sondan kurtarmıştı.Het motorblok van de VW Kever werd van deze legering gemaakt.
9 Nisan - Batan Yarımadası’ndaki Amerikan birlikleri teslim oldu.9 april Capitulatie Amerikaanse troepen op Bataan.
Bu teşkiller kabaca 10 bin kişilik birliklerdir.De militie zou 10.000 man sterk zijn.
İşgalci tüm Macar birlikleri 31 Ekim'de çekildiler.Alle verloven van soldaten werden op 7 mei ingetrokken.
Öncü birliklerin taarruzu iyi gelişti.De eerste linie van de geallieerde infanterie houdt goed stand.
Alman savunması Kızıl Ordu birliklerini kentin güney banliyölerinde 7 Nisan'a kadar durdurabilmeyi başardı.De Duitse verdedigers hielden de Sovjets tot 7 april uit de zuidelijke buitenwijk van de stad.
Bu takviyeler birliklerin yeniden düzenlenmesini de gerektirmiştir.Deze waren nodig voor de troepenverplaatsingen.
Ayrıca Alman birlikleri yoğun bir propagandaya maruz bırakıldı.Gelijktijdig verspreidden de Duitse troepen de protestantse ideeën.
Enver Paşa 3. Orduyu kendi komutası altına aldı ve Rus birliklerine karşı saldırıya geçti.Hij nam zelf het commando over het 3e Leger op zich en gaf het bevel om de Russische troepen aan te vallen.
Yardım kuvvetlerini düzensiz, tecrübesiz ve hafif zırhlı birlikler karşıladı.Het waren onervaren en slecht bewapende soldaten.
Cephedeki SS birlikleri ise Arnhem’e geri çekilir.Geen Het peloton vertrekt uit Arnhem.
12 Mart - Alman birlikleri Avusturya’yı istilaya başladılar.Dezelfde twaalfde maart trokken Duitse troepen Oostenrijk binnen.
Şehir merkezlerinde ise silahlı Policia Armada birlikleri görev yapmaktaydı.Tot slot hadden de infanteristen op het fort hun eigen wapens.
Yeniçerilerin diğer birliklere göre belirgin farklılıkları vardı.Kellner wees echter op duidelijke verschillen.
21 Mayıs günü Versay birlikleri Paris'e girmeye başlayınca son Komün konsey toplantısına başkanlık eder.Nu kon op 21 mei het nieuwe Franse regime van Versailles de aanval inzetten op de Commune van Parijs.
İşgal birlikleri bu semtte pek çok evi yıktılar.De bezettingstroepen hebben in deze wijk heel wat huizen afgebroken.
Sonunda Arjantin birlikleri teslim oldu.Ostatecznie wyczerpane wojska argentyńskie poddały się.
Bologna'ya giren Müttefik birliklerinin ilk üyelerinden biriydi.Był jednym z pierwszych żołnierzy Wojsk Alianckich wkraczających do Bolonii.
Bu talimatlardan dolayı birliklerimiz Sina’da doğu sınırlarımızda zaten hazır.Z powodu tego rozkazu nasze wojsko już jest skoncentrowane na Synaju na naszej wschodniej granicy.
6 Temmuz - Nijerya'da hükümet birlikleri Biafra'ya karşı saldırıya geçti.7 lipca – w Nigerii wojska rządowe zaatakowały zbuntowaną prowincję Biafra.
Birlikler yetersiz eğitildi.Byli to żołnierze słabo wyszkoleni.
1543 - Fransız birlikleri Lüksemburg'u işgal etti.1543 – Wojska francuskie dokonały inwazji na Luksemburg.
15 Mayıs - SSCB birlikleri Afganistan'dan çekilmeye başladı.15 maja – Armia Radziecka rozpoczęła wycofywanie się z Afganistanu.
1973 - Vietnam Savaşı: ABD'nin son birlikleri de Güney Vietnam'dan ayrıldı.1973 – Wojna wietnamska: ostatnie wojska amerykańskie opuściły Wietnam Południowy.
1914'te Meksika'da Veracruz'u işgal eden ABD birliklerinde görev aldı.W 1914 r. wziął udział w ekspedycji wojsk USA do Veracruz w Meksyku.
Fairfax birliklerini Naseby'nin bir mil kuzeyine yerleştirir.Fairfax poprowadził swoją armię na grzbiet milę na północ od Naseby.
Bu birlikleri, hemen arkalarından Kızıl Ordu'nun 9. Muhafız Ordusu ve 46. Ordu birlikleri takip ettiler.W pogoń za nimi ruszyły jednostki 9 Gwardyjskiej Armii i 46 Armii.
Erwin Rommel başta olmak üzere Alman birlikleri çıkarmanın Pas-de-Calais'e yapılacağını düşünüyordu.Sztab niemiecki do końca wierzył, że prawdziwe lądowanie nastąpi w Pas-de-Calais.
Sovyet birlikleri oldukça tehlikeli bir durumda kaldılar.Sowieci znaleźli się w ciężkim położeniu.