Bu birlikler ilk çarpışmalara katılamayacaktır.Queste truppe non parteciparono alla battaglia.
Tımar birlikleri ateşli silah kullanmazlar; ok, yay ve mızrakla savaşırlardı.La cavalleria non avrebbe dovuto sparare, ma attaccare usando le lance e le spade.
Bu birliklerin hepsi klonlar gibi ağır ve beyaz zırhlar giyerler.Tutte le loro Compagnie indossano armature nere come il giaietto.
17 Nisan 1941'de Yugoslav ordusu Alman birliklerine teslim oldu.Il 17 aprile 1941 i rappresentanti dell'esercito jugoslavo firmarono la resa.
Tüm devlet birimleri askeri birlikler tarafından işgal edildi.La parte restante è occupata da unità militari.
Ve buradaki birlikler esir alındı.Qui i prigionieri vennero internati.
Merkezde, ilerleyen Sovyet birlikleri Dinyeper savunma hattına ulaştı.Altre unità sovietiche raggiunsero l'anello di difesa più esterno.
Kıbrıs'taki Türk Birlikleri takviye edildi.Secondo quanto riferito, i membri di una seconda legazione turca in Persia furono avvelenati.
Savaş sırasında Sovyet birlikleri ilk kez düşman uçağını tespit etmek için radar kullanmıştır.Subito dopo la guerra l'U.S. Navy utilizzò per la prima volta aerei a reazione su portaerei.
Romanos, Saktikios'un emrinde birlikler göndererek onlara karşı koymaya çalıştı.Romano I tentò di opporsi alla loro avanzata inviando contro loro truppe sotto il comando di Saktikios.
1951 - Çin ve Kuzey Kore birlikleri, Seul'ü işgal etti.1951 – Guerra di Corea: le truppe cinesi e nordcoreane occupano Seul.
Bu genel taarruzun karşısında NKVD sınır birlikleri ve Sovyet 1. kademe tümenleri yer almıştır.Da questo Btl. e da altri prigionieri di guerra ex sovietici veniva formata la 1.
Crassus bu başarısızlığa rağmen Spartaküs birlikleriyle savaşacak ve 6 bin köleyi öldürerek galip gelecektir.Malgrado questa prima sconfitta, Crasso ingaggiò allora Spartaco e lo sconfisse, uccidendo 6.000 ribelli.
Ayrıca bu yardımların Japon birliklerinden kalan teçhizatlar olduğu bilinmektedir.Alcune testimonianze rivelano che questi progetti erano attenzionati anche dai servizi segreti giapponesi.
Yorgun birlikler Gniloy Tikiç Nehri'ne ulaşıp doğu kıyılarında ufak bir köprübaşı oluşturdular.La maggior parte cercò di forzare il blocco marittimo e di raggiungere una piccola isola vicina.
Derleme birlikler de kanat savunmalarına -kuzey ve güney- yerleştirildi.L'abitato stesso fu organizzato a difesa e furono inviate pattuglie verso nord e verso est.
Bu birliklerin büyük bir kısmı çatışmalarda imha olmuştu.La maggior parte di questi uomini perì nella battaglia.
Çatışma sonucunda, Ruslar birlikleri geri çekilmiştir.Nel combattimento che ne seguì i caccia russi dovettero ritirarsi.
Muzaffer Parlamento birlikleri York yönüne kaçan Prens Rupert'i takip etmek için yeniden toparlandı.I fuggitivi dall'esercito del principe Rupert si aprirono la strada verso York.
Alman birlikleri de Kaunas'ın batısı ve güneybatısından birkaç karşı taarruz gerçekleştirdiler.Nel pomeriggio i tedeschi attuarono due contrattacchi da sud e da ovest.
Bazı birlikler limana çıkartıldı.Parte dell'equipaggio fu sbarcato.
Sınır birlikleri için özel bir ordu bile kurulur.Esiste anche un reggimento di forze speciali.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.La battaglia proseguì finché le forze federali non cessarono l'offensiva nel tardo pomeriggio.
Sovyetler taze birliklerle 6. orduyu kuşatmaya başladılar.Con l'Operazione Urano le truppe sovietiche accerchiarono la 6.
Notitia Dignitatum, 390'lardaki üslerinin ve birliklerinin listesini verir.L'AMAT vi fornisce il suo servizio tramite le linee 307 e 327.
Diğer taraftan ordu birlikleri harekete geçirildi.Contemporaneamente entravano in azione le forze dell'ordine.
Bunun yanında ise çeşitli FlaK birlikleri vardı.Kaine possiede vari attributi sovrumani .
Ireton'un süvari birlikleri sol kanatta yer alır.Il Colonnello Ireton comandava la cavalleria posta sul lato sinistro dello schieramento.
Bu birlikler RAF'ta destekliyordu.Tutti fecero carriera nella RAF.
Kuşatma kollarının taarruz eksenleri özellikle Rumen ve İtalyan birliklerince tutulan kesimlere yönelmişti.La sua missione era di attaccare le rotte mercantili nemiche, soprattutto quelle italiane.
Üretilen silahsız 250 adet araç Askeri Polis birliklerine verildi.Nella produzione sono stati impegnati 250 stunts e 35 automezzi della Polizia.
17 Eylül - Kızıl Ordu birlikleri Polonya'nın doğu sınırlarını geçerek işgale başladı.Il 17 settembre anche l'Armata Rossa, da est, varcò il confine polacco occupando i territori orientali.
Sokağa çıkma yasağı kondu, şehre komando birlikleri getirildi.Il centro della città fu circondato e le forze dell'ordine furono inviate in strada.
ZiS-2 topçu birlikleri yanında araçlara monte edilerekte kullanıldı.Il ZiS-2 venne anche installato su alcuni veicoli.
İşgalci tüm Macar birlikleri 31 Ekim'de çekildiler.Le unità sono state tutte andate in disarmo il 13 maggio 2008.
İngiltere'de ise ordu birlikleri büyük çaplı muharebelerden çok asayiş görevlerinde kullanılmıştır.Al suo entourage tedesco venivano affidati importanti incarichi a corte.
Bu askerlerden oluşan birlikler, dağılma eğilimi gösterirler.Le truppe che lo accompagnavano si disperdono.
Bu süre zarfında topların üretimi ve birliklerin tekrar eğitimi düşünüldü.Si sarebbe tornati quindi a raccogliere le risorse dal terreno e a formare grandi eserciti.
Tüm askeri birlikler ve subaylar bu kararnameye uymalıdır.Tutte le autorità ed i funzionari accompagneranno il feretro.
1941 Temmuz'undan 1942 Ağustas ayına kadar Orta Doğu'daki İngiliz birliklerinin komutanlığı yaptı.Dal luglio 1941 all'agosto 1942 fu comandante in capo delle forze inglesi in Medio Oriente.
Fakat Baodouin'in komutasındaki birlikler tümüyle hezimete uğratıldı.La Sinagoga di Baden-Baden venne incendiata completamente.
Türk birlikleri de müttefikler arasındaydı.Rimanevano però i rapporti con gli alleati esteri.
Appomattox Campaign'in sonucunda, o ve onun birlikleri önemli rol oynadı.Insieme all'esercito confederato partecipò alla Campagna di Appomattox.
Her ırkın kendi eşsiz birlikleri ve usta birlikleri vardır.Ogni razza ha il suo tipo specifico di unità con abilità uniche.
Haziran ayı sonuna kadar Alman birlikleri yine de düzenli ama ağır da olsa ilerleme kaydetmişlerdi.Alla fine di luglio le forze italiane raggiunsero Debel e Buna.
Güçlü piyadelerinin yanında son derece iyi mızraklı birliklere sahiplerdir.Inoltre, nei combattimenti ravvicinati dispongono di diverse unità molto efficienti.
19 Mayıs'ta şehirdeki askerî birliklerin çekilişi başladı.Il 19 maggio viene scatenata l'offensiva contro la città.
Alay birlikleri silahla karşı koydu.I gendarmi si schierarono con le loro armi.
Paraşütle indirilen birlikler hızla ülkeyi işgal etti.Le forze filo-russe presero rapidamente l'edificio.
Böylece Şili birlikleri 2 bölüme ayrılmıştır.Come le navi di classe Galaxy, possono dividersi in due sezioni.
Kalan Sovyet birlikleri İshun Gölleri arasına dağıldı.Le forze armate sovietiche sul territorio dell'URSS sono state ripartite tra i distretti militari.
Berlin düşerken bu birlikler halen Macaristan'daydı.All'armistizio le sue truppe erano penetrate sino in Ungheria.
Moldovalı partizanlar Sovyet birliklerinin başarısı için aktif olarak faaliyete geçtiler.Dimostranti lettoni riuscirono a bloccare l'avanzata delle truppe sovietiche.
İnegöl Müfrezesi birlikleri ise İnönü Mevzii’ne çekilmiştir.I marines si preparano ad una missione di salvataggio.
1914-1918 yılları arasında çeşitli süvari birliklerinde takım komutanlığı yaptı.Appartenente alla cavalleria comandò, dal 1915 al 1918, varie grandi unità dell'esercito imperiale.
Bunu başarmak için birlikler oluşturulması.Sono i praefecti a scegliere queste truppe.
Bununla birlikte, Türk ordusunun merkezdeki birlikleri hâlâ mücadeleye girmemişti.Nel settore meridionale del fronte le forze turche invece non ottennero lo stesso successo.
28 Nisan - İngiliz birliklerin Yunanistan’dan tahliyesi tamamlandı.27 novembre Le forze tedesche completano l'evacuazione del Belgio.
Birçok ülkede Birinci Ordu adında silahlı birlikler bulunmaktadır.In un'altra si possono vedere alcuni cavalieri armati di archi.
Bu girişimlerle birliklerin su ikmali kesildi.Con questo sacrificio le acque si calmarono.