Ana içeriğe geç
Sözlük

birlik ile cümle

birlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Birlikte mutluyuz.We are happy together.
Biz birlikte mutluyuz.We're happy together.
Biz birlikte oynardık.We used to play together.
Benimle birlikte yaşamak istediğinden emin misin?Are you sure you want to live together with me?
Biz öğleden sonra 12.30'da birlikte yemek yiyeceğiz.We will eat together at 12:30 in the afternoon.
Birlikte bir partiye gitmeliyiz.We should go to a party together.
Birlikte seyahat edeceğimizi söylemeye gerek yok.It goes without saying that we'll travel together.
Bu konuda birlikte çalışalım.Let's work together on this.
Ailemizin birlikte olduğu son zaman üç Noel önceydi.The last time our family got together was three Christmases ago.
Galya birlikleri bitkindi.The Gallic troops were exhausted.
Tom ve Mary birlikte çok iyi çalışır.Tom and Mary work very well together.
Tom ve Mary birlikte okudu.Tom and Mary studied together.
Biz birlikte çok acı çektik.We suffered a lot together.
Birlikte gerçekten mutlu muyduk?Were we really happy together?
Tom'la birlikte gidemem.I can't go with Tom.
Tom arkadaşlarıyla birlikte.Tom is with friends.
Onlar tekrar birlikte mi?Are they together again?
Belki de birlikte çalışıyor olacağız.Maybe we'll be working together.
Onlar birlikte harika bir zaman geçirdiler.They spent a wonderful time together.
Tom ve Mary gerçekten birlikte iyi çalışırlar.Tom and Mary work really well together.
Onlar birlikte sevimli görünüyor.They look cute together.
Birlikte gidelim.Let's go together.
Hep birlikte çalışalım.Let's all work together.
Birlikte geri dönelim.Let's get back together.
Oraya birlikte gidelim.Let's go there together.
Sonsuza dek birlikte olalım.Let's be together forever.
Onu gerçekleştirmek için birlikte çalışmaya devam edelim.Let's continue working together to make that happen.
Sen Tom'la birlikte barı terk ederken görüldün.You were seen leaving the bar with Tom.
Ben gençken, Tom ve ben sık sık birlikte yüzmeye giderdik.When I was young, Tom and I used to often go swimming together.
Tom ve ben her hafta sonu birlikte balık tutmaya giderdik.Tom and I used to go fishing every weekend together.
Tom ve ben birlikte film izlerdik.Tom and I used to watch movies together.
Senin birlikte çalıştığın bir adam tanıyorum.I know a man you used to work with.
Tom ve ben birlikte çalışırdık.Tom and I used to work together.
Tom'la birlikte oynardım.I used to play with Tom.
Tom ve Mary birlikte şirin görünüyorlar.Tom and Mary look cute together.
Avrupanın geleceği hakkında birlikte düşünmemiz gerekiyor.We need to think together about the future of Europe.
Ben çocuklarımla birlikte olmaktan zevk alıyorum.I enjoy being with my kids.
Sen de bizimle birlikte gelecek misin?Will you come with us too?
Büyükannemle yaşarken birlikte oynayacağım kimsem yoktu.I had nobody to play with when I lived with my grandmother.
Bizimle birlikte bir film izlemeye gelmek ister misin?Would you like to come see a movie with us?
Bu örneklerle birlikte senin daha iyi anlayabileceğini umuyorum.I hope that, with these examples, you can understand better.
Bu iki arkadaş her zaman birlikteler.These two friends are always together.
Tom dün akşam Mary'yle birlikte buradaydı.Tom was here with Mary yesterday evening.
Tom'la birlikte yaşamak istemezdim.I wouldn't want to live with Tom.
Birlikte olmamız gerekiyordu.We were meant to be together.
Birlik, ayrılıktan daha iyidir.Unity is better than disunity.
Tom bir grup arkadaşla birlikteydi.Tom was with a group of guys.
Tom yalnız ve birlikte oynayacak kimsesi yok.Tom is lonely and has no one to play with.
Birlikte oynayacak kimsem yok.I have no one to play with.
Tom birlikte oynayacağı kimsesi olmadığı için yalnızdır.Tom is lonely because he has no one to play with.
Tom'un birlikte oynayacak hiç kimsesi yok, bu nedenle o yalnız.Tom has no one to play with, so he's lonely.
İki bölümü birlikte eklemek zordur.It's hard to splice the two fragments together.
İki parçayı birlikte yapıştırmak zor olacak.It'll be difficult to glue the two pieces together.
Her şey değişir ve biz de onlarla birlikte değişiriz.All things change, and we also change with them.
Ben o ve ailesiyle birlikte akşam yemeği için bir davet aldım.I've received an invitation to dinner with him and his family.
Siz birlikte gelebilirsiniz.You can come together.
Şu an ailemle birlikteyim.I'm with my family right now.
Tom ve Mary şimdi birlikteler.Tom and Mary are now together.
O renkler birlikte iyi gider.Those colours go well together.
Birlikte oynayacak arkadaşlarım yok.I don't have friends to play with.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod