Ana içeriğe geç
Sözlük

birlik ile cümle

birlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, karısı ve üç çocuğuyla birlikte Boston'da yaşar.Tom lives in Boston with his wife and his three children.
Tom son üç yıldır bizimle birlikte yaşıyor.Tom has been living with us for the past three years.
Tom ve ben uzun bir süredir birlikte çalışıyoruz.Tom and I have been working together for a long time.
Tom bizimle birlikte Boston'a gitmeyi neden istemiyordu merak ediyorum.I wonder why Tom didn't want to go to Boston with us.
Tom'un neden Mary'yle birlikte Boston'a gitmek istemediğini biliyorum.I know why Tom didn't want to go to Boston with Mary.
Tom ve ben birlikte Boston'da çalışırdık.Tom and I used to work together in Boston.
Geçen pazartesi, Tom ve ben birlikte öğle yemeği yedik.Last Monday, Tom and I ate lunch together.
Tom ailesiyle birlikte evde olmalı.Tom should be at home with his family.
Bizimle birlikte gitmek istediğini sanıyordum.I thought you wanted to go with us.
Biz Boston'da birlikte vakit geçirdik.We spent time together in Boston.
Birlikte harika olabilirdik.We could've been great together.
Tom'la birlikte evde olmalısın.You should be at home with Tom.
Tom, Mary ile birlikte yakından çalıştı.Tom worked closely with Mary.
Seni Tom'la birlikte gördüm.I saw you with Tom.
El Kaide lideri Usame bin Ladin, Amerikan birlikleri tarafından Pakistan'da öldürüldü.Osama bin Laden, leader of Al-Qaeda, was killed in Pakistan by American troops.
Beş kardeş çiftlikte birlikte çalıştı.Five brothers worked together on the farm.
Onlar geceyi birlikte geçirdi.They spend the night together.
Neden benimle birlikte değilsin?Why are you not with me?
Onlar birlikte çok oynarlar.They play together a lot.
Tom teyzesiyle birlikte yaşar.Tom lives with his aunt.
Bu öğleden sonra, evimizde birlikte şarkı söyledik.This afternoon, we sang together at our house.
Ben ona yarın onunla birlikte gösteriye gideceğime söz verdim.I promised him I'd go to the show with him tomorrow.
Biz birlikte Larami'ye gittik, ama daha sonra ayrıldık.We went to Laramie together, but afterwards we parted.
İkiniz birlikte uzun ve mutlu bir hayat yaşasın.May you both have a long and happy life together.
Mary ile birlikte olmasaydı Tom'u tanımazdım.I wouldn't have recognized Tom if he hadn't been with Mary.
Muhalefet kötü niyetle birlikte ellerini ovuşturuyor.The opposition is rubbing their hands together in malice.
Küçüklüğümden beri, ailemle birlikte denize gitmeyi severim.Since I was little I have loved going to the sea with my family.
Küçüklüğümden beri ailemle birlikte denize gitmeyi sevdim.Since I was little I have loved going to the sea with my family.
Garsonunuz sizinle birlikte olacak.Your waiter will be right with you.
Çoğu zaman birlikte yemek yeriz.We often eat together.
12.30'da birlikte öğle yemeği yiyeceğiz.We will have lunch together at twelve-thirty.
Genç, neden birlikte bir gruba girmiyoruz?Junior, why don't we go into a group together?
Hepimiz birlikte çalışmalıyız.We should all work together.
Biz birlikte akşam yemeği yedik.We had dinner together.
Biz birlikte duş aldık.We took a shower together.
Birlikte duş aldık.We took a shower together.
Yaşlı kadın gitti ve yakında Prenses ile birlikte geri döndü.The old woman went, and soon returned along with the Princess.
Birlikte yemek pişirmemize izin ver.Let us cook dinner together!
Birlikte çok fazla zaman harcıyorlardı.They were spending so much time together.
Onlar birlikte çok mutluydular.They were very happy together.
Biz bunu birlikte yapabilir miyiz?Can we do this together?
Tom ve Mary birlikte çok şey yapar.Tom and Mary do a lot together.
Onlar çimenlerin üzerinde birlikte neşeyle dans ettiler.They danced merrily together on the grass.
Tekrar birlikte oynayacaklar mı?Will they play together again?
Onların birlikte çıktığını gördüm.I saw them leave together.
Tom ve Mary'nin birlikte ayrıldığını gördüm.I saw Tom and Mary leave together.
Birlikte harcadığımız zamanı asla unutmayacağım.I'll never forget the time we've spent together.
Sadece eşyalarını birlikte al.Just get your stuff together.
Biz birlikte çalışacağız.We're going to work together.
Yolun her adımında seninle birlikteydim.I was with you every step of the way.
Biz birlikte kutlamalıyız.We should celebrate together.
Tom şu anda burada benimle birlikte.Tom is here with me now.
Tom her gün benimle birlikte.Tom is with me every day.
Duvar tarafından desteklenen tüm tavan onunla birlikte çöktü.The entire ceiling, which was supported by the wall, collapsed together with it.
Tom tam burada benimle birlikte.Tom is right here with me.
O onunla birlikte hayvanat bahçesini ziyaret etti.She visited the zoo with him.
Tom şimdiye kadar birlikte çalıştığım en ilginç arkadaşlardan biri.Tom is one of the most interesting guys I've ever worked with.
O ebeveynleri ile birlikte yaşıyor.She lives with her parents.
Onunla birlikte tam zamanlı işim vardı.I had a full time job with him.
Tom ve Mary birlikte bir rapor yazdı.Tom and Mary wrote a paper together.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod