Mary bana onların birlikte uyuduklarını söyledi.Mary told me that they slept together.
Üçümüz birlikte çok zaman harcarız.The three of us spend a lot of time together.
Birlikte kalalım. O şekilde daha güvenli olacaktır.Let's stay together. It'll be safer that way.
Tom çocuklarla birlikte oturma odasında çizgi filmler izliyor.Tom is in the living room watching cartoons with the kids.
Ben sonsuza dek birlikte olacağımızı düşündüm.I thought that we'd be together forever.
Erkek kardeşinle birlikte okula gittim.I went to school with your brother.
Tom ve Mary birlikte mükemmel görünüyor.Tom and Mary seem perfect together.
Tom ve Mary birlikte sık sık yürüyüş yaparlar.Tom and Mary often take walks together.
Birlikte birçok aptalca şeyler yaptık.We've done a lot of stupid things together.
Tom ve Mary yazı birlikte geçirdiler.Tom and Mary spent the summer together.
Biz birlikte balık tutmaya giderdik.We used to go fishing together.
Tom ve Mary birlikte eve yürüdüler.Tom and Mary walked home together.
Tom Mary'yi John'la birlikte sinemada gördüğünü söyledi.Tom said he saw Mary at the movie theater with John.
Her akşam kocamla birlikte yürüyüşe çıkarım.I go for a walk with my husband every evening.
Kızımı benimle birlikte Boston'a götürüyorum.I'm taking my daughter to Boston with me.
Tom'un benimle birlikte Boston'a gitmesini istedim.I asked Tom to go to Boston with me.
Birlikte kutladık.We partied together.
Birlikte başka ne yaptınız?What else did you do together?
Birlikte çalışmak zorundasınız.You've got to work together.
Tom ve ben birlikte birkaç kitap yazdık.Tom and I have written several books together.
Tom ve Mary birlikte gün batımını izledi.Tom and Mary watched the sunset together.
Birlikte çok mutluydular.They were so happy together.
Tom bir kızla birlikteydi ama onun kim olduğunu görmeyi başaramadım.Tom was with a girl, but I didn't manage to see who it was.
Tom'la birlikte misin?Are you with Tom?
Beni de birlikte götürür müsün?Can you get me with you?
Tom artık annesiyle birlikte yaşıyor.Tom now lives with his mom.
Vincento bir hamburgerle birlikte alkolsüz biradan hoşlanır.Vincento likes root beer with a hamburger.
Tom ve ben neredeyse her sabah birlikte koşuya gideriz.Tom and I go jogging together almost every morning.
Birlik üyeleri, hafta sonu ceza oranlarını azaltmak için tekliflere sövüp saydılar.Union members railed against proposals to cut weekend penalty rates.
İki erkek kardeş birlikte seyahat için gitti.Two brothers went to travel together.
Kim, Ken'le birlikte yaşıyor.Kim lives together with Ken.
Cadılar Bayramını birlikte kutlamalıyız.We should celebrate Halloween together.
Onlar yanını söndürmek için birlikte çalıştılar.They worked together to extinguish the fire.
Burada olsan birlikte kurabiye pişiririz.If you were here, we would bake cookies together.
Biz hepimiz birlikte oraya gideceğiz.We'll all go there together.
Bugün babamla birlikte miydin?Were you with my father today?
Madem Mary bütün parayla birlikte kayboldu, ben mahvoldum.Now that Mary's disappeared with all the money, I'm screwed.
Tom'un ebeveynleri sadece çocukların hatırı için birlikte kaldı.Tom's parents only stayed together for the sake of the children.
Hâlâ birlikte yaşıyorsan neden gerçekten boşandın?Why did you actually get divorced if you still live together?
O, vazoyu uyduruk bir biçimde birlikte yapıştırdı.He glued the vase together sloppily.
Tom, ailesiyle birlikte yatağa tırmandı.Tom climbed into bed with his parents.
Bu, arkadaşım Rachel. Biz birlikte okula gittik.This is my friend Rachel. We went to school together.
Birlikte yenilen çikolata ve çilek cennetin ta kendisidir.Chocolate and strawberries eaten together is sheer heaven.
Karım ve ben birlikte evde vakit geçirmeyi tercih ediyoruz.My wife and I prefer to spend time at home together.
Kocam ve ben evde birlikte zaman geçirmeyi tercih ediyoruz.My husband and I prefer to spend time at home together.
3 Eylülde, bir arkadaşla birlikte Los Angeles'tan Seoul'e gideceğim.On September 3rd, I will go from Los Angeles to Seoul with a friend.
Neden o, artık benimle birlikte oturmuyor?Why isn't he sitting with me anymore?
Tom geçen yıl Mary ile Tatoeba'da tanıştı ve şimdi onlar birlikteler.Tom got acquainted with Mary on Tatoeba last year and now they live together.
Eğer birlikte olsak sana her gün çiçekler getiririm.If we were together I would bring you flowers every day.
Tom ve Mary gerçekten birlikte iyi gözüküyorlar, sen öyle düşünmüyor musun?Tom and Mary look really good together, don't you think?
Onların birlikte çok mutlu olacaklarına eminim.I'm sure they'll be very happy together.
Sebze ve pilavla birlikte servis et.Serve with vegetables and rice.
Tom birlikte olmak için eğlencelidir.Tom is fun to be with.
Tom'la birlikte olan kim?Who's that with Tom?
Tom ile birlikte olan kim?Who's with Tom?
Tom'a neden bizimle birlikte Boston'a gitmeyi planlamadığını sordum.I asked Tom why he wasn't planning to go to Boston with us.
Tom; Mary, John ve Alice'le birlikte dağa tırmandı.Tom climbed the mountain with Mary, John and Alice.
Özgürlükle birlikte sorumluluk gelir.With freedom comes responsibility.
Birlikte daha fazla zaman harcamak isterdim.I wish we could spend more time together.
Tom, karısı öldüğünde oğluyla birlikte tatildeydi.Tom was on vacation with his son when his wife died.