Ana içeriğe geç
Sözlük

birlik ile cümle

birlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir süre için bizimle birlikte kalıyor olacak.Tom will be staying with us for a while.
Bütün gece yatmayalım ve birlikte güneşin doğuşunu izleyelim.Let's stay up all night and watch the sunrise together.
Neden üçümüz birlikte öğle yemeği yemiyoruz?Why don't the three of us have lunch together?
Bir ara birlikte öğle yemeği yemek ister misin?Would you like to have lunch together sometime?
Tom'un bizimle birlikte Boston'a gideceğini bana söylemedin.You didn't tell me Tom was going to Boston with us.
Nasıl olur da Tom'un bizimle birlikte Boston'a gideceğini bana söylemedin?How come you didn't tell me Tom was going to Boston with us?
Siz hâlâ birlikte misiniz?Are you still together?
Tom ve onun aptal arkadaşlarıyla birlikte aptalca bir partiye gitmek zorundayım.I have to go to a stupid party with Tom and his stupid friends.
havayla birlikte değişir.It varies with the weather.
Benimle birlikte oturacak mısın?Are you going to sit with me?
Benimle birlikte oturmak zorunda değilsin.You don't have to sit with me.
Neden hep birlikte oturmuyoruz?Why don't we all sit together?
Tom ve Mary birlikte oturdu.Tom and Mary sat down together.
Tom ve Mary birlikte oturuyorlardı.Tom and Mary were sitting together.
Sadece diğerleriyle birlikte orada otur.Just sit over there with the others.
Odaya geldiğimde Tom ve Mary kanepede birlikte oturuyorlardı.Tom and Mary were sitting together on the couch when I came into the room.
Biz hepimiz burada birlikteyiz.We are all in this together.
Umarım hiçbir şey birlikteki son günümüzü mahvetmez.I hope nothing ruins our last day together.
Burada bizimle birlikte mükemmel şekilde güvende olacaksın.You'll be perfectly safe here with us.
Birlikte kutlamak eğlenceliydi.It was fun to celebrate together.
Birlikte kutlama yapmak eğlenceliydi.It was fun celebrating together.
Benimle birlikte birisi var.I've got someone with me.
Birlikte olarak birbirlerini mahvettiler.They ruined each other by being together.
Birlikte öğle yemeği yedik ve sonra bir saat boyunca sohbet ettik.We ate lunch together and then we chatted for an hour.
Birlikte öğle yemeği yediğim profesörün adı Peter'di.The professor with whom I had lunch is named Peter.
İşçiler bir birlik kurdu.The workers formed a union.
Bir süre onlarla birlikte kalacaksın, değil mi?They're going to stay a while with them, aren't they?
Tom ve Mary sık sık birlikte tenis oynarlar.Tom and Mary often play tennis together.
Neden Tom'la birlikte zamanını israf ediyorsun?Why are you wasting your time with Tom?
O benim en iyi arkadaşım ve biz her şeyi birlikte yaparız.She's my best friend and we do everything together.
Bir ara birlikte bir şey yapmak ister misin?Do you want to do something together sometime?
Yarın öğleden sonra Tom'la birlikte bir şey yapabilirim.I might do something with Tom tomorrow afternoon.
Onlar birlikte çok zaman geçirdiler.They spent a lot of time together.
O, anne babasıyla birlikte büyüdü.He grew up with his parents.
Sende hiç Tom ve Mary'nin birlikte resimleri var mı?Do you have any pictures of Tom and Mary together?
Annem için birlikte bir resmimizi çektirelim.Let's get a picture of us together for my mom.
Tom ve Mary'yi birlikte hayal edemiyorum.I can't picture Tom and Mary together.
Üç yıldır birlikteyiz.We've been together three years.
Yaklaşık üç yıldır birlikteyiz.We've been together about three years.
Yıllardır birlikte golf oynuyoruz.We've been playing golf together for years.
Yıllardır birlikte müzik çalıyoruz.We've been playing music together for years.
Birlikte uzun bir yol geldik.We've come a long way together.
O zamandan beri birlikteyiz.We've been together ever since.
Sadece üç ay birlikte olduk.We've only been together three months.
Yeterince uzun süre birlikteydik.We've been together long enough.
Mary'yle birlikte Boston'a gittiler.They went to Boston with Mary.
Biz birlikte olacağız.We're going to be together.
Biz birlikte bir yere gitmiyoruz.We're not going anywhere together.
Biz birlikte yaşamıyoruz.We're not living together.
Tam burada sizinle birlikteyiz.We're right here with you.
Şu anda hepimiz birlikteyiz.We're all together right now.
Tom ve Mary ayrıldı, bu yüzden onlar cuma günü birlikte dansa gitmeyecekler.Tom and Mary broke up, so they won't be going to the dance together on Friday.
Tüm gelecek hafta birlikte çalışıyor olacağız.We'll be working together all next week.
Boston'a birlikte döneceğiz.We'll go back to Boston together.
Birlikte çok eğleneceğiz.We'll have a great time together.
Bunu birlikte başaracağız.We'll get through this together.
Birlikte baloya gideceğiz.We'll go to the prom together.
Birlikte çalışıyor olacağız.We'll be working together.
Hepimiz birlikte çalışacağız.We'll all work together.
Onu birlikte almak zorundayız.We have to get it together.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod