Tom hâlâ ebeveynleriyle birlikte evde yaşıyor.Tom is still living at home with his parents.
Otuz yıldır birlikteyiz.We've been together for thirty years.
O ölmeden önceki gece Tom'la birlikteydim.I was with Tom the night before he died.
Tom ve Mary üç yıl boyunca birlikte dünya çapında seyahat ettiler.Tom and Mary travelled together around the world for three years.
Annemle birlikte süpermarkete gittim.I went to the supermarket with my mom.
Bugün Tom'un erkek kardeşiyle birlikte sinemaya gideceğim.Today I'll go to the cinema with Tom's brother.
Tom ve Mary birlikte kum havuzunda oynadılar ve kum kaleler yaptılar.Tom and Mary played in the sandbox together and made sand castles.
Birlikte iyi vakit geçirdik.We had a good time together.
Birlikte harika bir zaman geçirdik.We had a wonderful time together.
Biz geçen yaz birlikte biraz zaman geçirdik.We spent some time together last summer.
Seninle birlikte başkaları var mıydı.Were there others with you?
Daha iyi bir dünya inşa etmek için birlikte çalışmalıyız.We must work together to build a better world.
Tom şehirde otopark ücreti tasarrufu yapmak için arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yapar.Tom car-pools with friends to save on parking fees in the city.
Boston'a Tom'la birlikte gitmeni öneririm.I suggest you go to Boston with Tom.
Terapistimiz kampa birlikte gitmemizi ve çocukları evde bırakmamızı önerdi.Our therapist suggested we go camping together and leave the kids at home.
Neden bu gece bizimle birlikte dışarı çıkmıyorsun?Why don't you come out with us tonight?
Ne olursa olsun, birlikte kalmamız gerekir.Whatever happens, we need to stay together.
Birlikte yolculuğumuzun tadını çıkardım.I enjoyed our trip together.
Sen Boston'dayken Tom'la birlikte çalışırdın, değil mi?When you were in Boston, you worked with Tom, right?
Biz Boston'da birlikteydik.We were together in Boston.
Üç yıl önce birlikte Boston'a gittik.We went to Boston together three years ago.
Tom Boston'a gelmeden önce amcasıyla birlikte yaşadı.Tom lived with his uncle before he came to Boston.
Boston'da birlikte geçirdiğimiz o haftayı hatırlamıyor musun?Don't you remember that week we spent together in Boston?
Bu ev anne ve babamın şimdiye kadar birlikte satın aldıkları ilk şeydi.This house was the first thing my parents ever bought together.
Bize birlikte çalışmak için bir şey ver.Give us something to work with.
Tom birlikte oynaması için oğluna bir şey verdi.Tom gave his son something to play with.
Kimle birlikte öğle yemeği yiyeceğim.Who am I going to eat lunch with?
Bazen birlikte öğle yemeği yemeliyiz.We should eat lunch together sometime.
Tom ve Mary asla birlikte yemezler.Tom and Mary never eat together.
Tom ve ben nadiren birlikte yemek yeriz.Tom and I seldom eat together.
Tom'la birlikte yemek zorunda mıyım?Do I have to eat with Tom?
Şirkete annesiyle birlikte geldi.He came in company with his mother.
Tom ve sincabı birlikte gömüldü.Tom and his squirrel were buried together.
Tom'la birlikte bana yardım eder misin?Will you help me with Tom?
Birlikte birkaç dersimiz var.We have a couple of classes together.
Hey, sırrının güvenliği benimle birlikte.Hey, your secret's safe with me.
Onlar okuldan sonra birlikte eve yürüdüler.They walked home together after school.
Boston'a birlikte gitmek istediğim kişi Tom'dur.Tom is the one I want to go to Boston with.
Sen Boston'a birlikte gitmeyi düşündüğüm tek kişisin.You're the only one I'd consider going to Boston with.
İçgüdülerinle birlikte git.Go with your instincts.
Birlikte ne yapıyordunuz?What were you doing together?
Ben akşam yemeğiyle birlikte genellikle yeşil çay içerim.I usually drink green tea with dinner.
Tom Mary'ye birlikte çok zaman geçirdiklerini düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought they'd been spending too much time together.
O günlerde, Tom ve ben birlikte takılırdık.In those days, Tom and I used to hang out together.
Hâlâ annenle birlikte mi yaşıyorsun?Are you still living with your mom?
Bütün bu gürültüyle birlikte nasıl uyumam gerekir?How am I supposed to sleep with all this noise?
Birlikte çalışmalısınız.You must work together.
Birlikte çalışmanız gerekiyor.You need to work together.
Birlikte çalışmalıyız.We must work together.
Biz birlikte çalışmalıyız.We should work together.
Biz birlikte çalışmak zorundayız.We have to work together.
Birlikte kenetlenmeye ihtiyacımız var.We need to stick together.
Birlikte kalmalıyız.We must stay together.
Biz birlikte kalmak zorundayız.We have to stay together.
Biz birlikte kalmalıyız.We should stay together.
Okuldan sonra birlikte eve yürüdüler.We'll talk after the meeting.
Tom'la birlikte kalmalıydım.I should've stayed with Tom.
Biz şimdi birlikte kalmak zorundayız.We have to stay together now.
Siz ikiniz birlikte kalmanız gerekir.You two should stay together.
Tom'la birlikte kalıyorsun, değil mi?You're staying with Tom, right?