Ana içeriğe geç
Sözlük

birlik ile cümle

birlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom çocuklarının bizimle birlikte kampa gelmelerine izin vermeliydi.Tom should've let his children come camping with us.
Eve dönme yerine bizimle birlikte gel.Instead of returning home, come with us.
Sadece herhangi bir şüpheyi ortadan kaldırmak için, artık ailemle birlikte yaşıyorum.Just to remove any doubt, I no longer live with my parents.
Tom ve Mary birlikte döndüler.Tom and Mary have gotten back together.
Birlikte uzun bir yürüyüşe gittik.We went on a long walk together.
Birlikte kahvaltı yapmalıyız.We should have breakfast together.
O, babasıyla birlikte Hangzhou'ya gitti mi?Did he go to Hangzhou with his dad?
Onlardan ikisi birlikte geri geldi.The two of them got back together.
Birlikte Boston'a gittik.We went to Boston together.
Maçı birlikte izlemek ister misin?Would you like to watch the game together?
Onu bizimle birlikte yapman gerekirdi.You should have done it with us.
Bunu bizimle birlikte yapmalıydın.You should've done it with us.
Birlikte kütüphaneye gittik.We went to the library together.
Tom ve Mary birlikte golf oynarlar.Tom and Mary play golf together.
Kim senin kız kardeşinle birlikte geldi? Kız kardeşimle, onun küçük kızı Helena'dırWho came together with your sister? -With my sister is her little daughter Helena.
"Sen ve Tom hala birlikte misiniz?" "Hayır, biz geçen ayın başlangıcında ayrıldık.""Are you and Tom still together?" "No, we split up at the beginning of last month."
Mektubunu fotoğrafınla birlikte almak beni yedinci göğe götürdü.Getting your letter with your photo put me in seventh heaven.
Ben Tom ve Mary'nin ayakkabılarını birlikte bağladım.I tied Tom and Mary's shoes together.
Arkadaşım ayakkabılarımı birlikte bağladı ve ayağa kalkmaya çalıştığımda düştüm.My friend tied my shoes together and I fell when I tried to stand up.
Mary, Tom'un ayakkabılarını birlikte bağladı.Mary tied Tom's shoes together.
Ev arkadaşımla birlikte yaşıyorum.I live with my roommate.
Hafta sonunda birlikte takılmamıza ne dersin?What do you say we hang out together on the weekend?
Hafta sonunda birlikte takılalım mı? Ne dersin?How about we hang together on the weekend? What do you say?
Benimle birlikte söyle, Mary!Sing along with me, Mary!
Birlikte Boston'a gidelim.Let's go to Boston together.
Birlikte mağarada saklandık.We hid in the cave together.
Mutlu Alman Birlik Günü!Happy German Unity Day!
Tom'un ailesi nadiren birlikte yemek yer.Tom's family rarely eats together.
Ailenle birlikte sık sık akşam yemeği yer misin?Do you often eat dinner with your family?
Senin ve Tom'un birlikte bir resminizi gördüğümü kesinlikle hatırlıyorum.I definitely remember seeing a picture of you and Tom together.
Birlikte öğle yemeği yediler.They ate lunch together.
Tom arkadaşlarıyla birlikte parkta olabilir.Tom might be in the park with his friends.
Tom arkadaşlarıyla birlikte olabilir fakat olduğunu sanmıyorum.Tom could be with his friends, but I don't think he is.
Tom'un arkadaşlarıyla birlikte olduğuna dair bir ihtimal var ama olduğunu sanmıyorum.There's a possibility that Tom is with his friends, but I don't think he is.
Geçen hafta Tom'la birlikteydim.I was with Tom last week.
O, annesiyle birlikte bebekleri için giysiler yaptı.She made clothes for her dolls with her mom.
Markku bir komşuyla birlikte bir gece kulübüne gitti.Markku went with a neighbor to a nightclub.
Tom ve Mary bütün cumartesi sabahını birlikte harcadılar.Tom and Mary spent all Saturday morning together.
Tüm hafta sonunu birlikte geçirelim.Let's spend all weekend together.
Tom Mary ile birlikte alışveriş yapmaktan nefret ediyor.Tom hates shopping with Mary.
Tom annesi ile birlikte yaşıyor.Tom lives with his mother.
Birlikte öğle yemeği yedik.We had lunch together.
Dün öğleden sonra Tom'la birlikte olman gerekiyordu.You were supposed to be with Tom yesterday afternoon.
Birlikte öğle yemeği yememiz gerekiyordu, hatırlıyor musun?We were supposed to have lunch together, remember?
Ebeveynlerinle birlikte evde olman gerekiyor.You're supposed to be home with your parents.
Birlikte olmamız gerekmiyor.We're not supposed to be together.
Bunca zaman Tom'la birlikte miydin?Were you with Tom the whole time?
Birlikte olmamız gerekiyor.We're supposed to be together.
Sovyet birlikleri Afganistan'dan çekilmeye başladı.The Soviet troops have started the withdrawal from Afghanistan.
Onlar birkaç içki içti ve birlikte yatmak sona erdi.They had a few drinks and ended up sleeping together.
Birlikte İsviçre Almancası konuşalım mı?Shall we speak Swiss German together?
Daha sonra birlikte yemek yemeye gitmek istiyor musun?Do you want to go have a meal together later?
Erkek arkadaşım ve ben neredeyse yedi yıldır birlikteyiz.My boyfriend and I have been together for seven years already.
Tom akşam yemeğinden sonra çocukları ile birlikte bir çizgi film izledi.Tom watched a cartoon with his children after dinner.
Birlikte bir kardan adam yaptılar.They built a snowman together.
Tom ve Mary birlikte bir kardan adam yaptılar.Tom and Mary built a snowman.
Çocukken birlikte hayvanat bahçesine gittiğimiz zamanı hatırlıyor musun?Do you remember the time we went to the zoo together when we were kids?
Tom'u seninle birlikte götürmeyi düşünmüyorsun, değil mi?You're not thinking of taking Tom with you, are you?
Bunu birlikte yapabiliriz!Together we can do it!
Bununla birlikte deneyin başarılı olduğunu düşünüyorum.Nevertheless I think the experiment was successful.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
birlik ile cümle - Sayfa 20 - birlik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App