Neden ebeveynlerinle birlikte değilsin?Why aren't you with your parents?
Tom o zaman FBI'la birlikteydi.Tom was with the FBI at the time.
Tom, Mary'yi John'la birlikte yakaladı.Tom caught up with Mary and John.
Onun öldüğü gece Tom'la birlikteydim.I was with Tom the night he died.
Hepimiz birlikte otobüsteydik.We were all on the bus together.
Tom ve ben birlikte Fransızca çalışıyoruz.Tom and I study French together.
Tom ve ben birlikte okula gideriz.Tom and I go to school together.
Siz ikiniz birlikte çok mutlu görünüyorsunuz.You two look so happy together.
O akşam Tom'la birlikte miydin?Were you with Tom that evening?
Hepimiz birlikte okuldaydık.We were all at school together.
Tom ofisinde Mary'yle birlikte.Tom is in his office with Mary.
Tom ve Mary birlikte oturuyorlar.Tom and Mary hang out together.
Tom ve Mary birlikte takılıyorlar.Tom and Mary hang out together.
Tom ve Mary birlikte geri döndü.Tom and Mary are back together.
Bunda birlikteyiz, değil mi?We're in this together, right?
Tom bütün sabah Mary ile birlikteydi.Tom was with Mary all morning.
Tom ve Mary birlikte eğlendi.Tom and Mary had fun together.
Tom ve ben birlikte bisiklet sürmeye gidiyoruz.Tom and I go cycling together.
Tom onunla birlikte gitmeyecek.Tom won't go along with that.
Tom ve Mary birlikte yürüdüler.Tom and Mary walked together.
Tom ve ben birlikte iyi çalışırız.Tom and I work well together.
Tom ve ben birlikte öğle yemeği yedik.Tom and I ate lunch together.
Tom ve ben onu birlikte yapacağız.Tom and I'll do it together.
Tom ve ben birlikte seyahat ettik.Tom and I traveled together.
Tom ve Mary birliktelerdi.Tom and Mary were together.
Tom ve Mary birlikte gittiler.Tom and Mary went together.
Tom ve Mary, John'la birlikteler.Tom and Mary are with John.
Tom ve ben birlikte çalışacağız.Tom and I'll work together.
Tom ve ben birlikte büyüdük.Tom and I grew up together.
Tom Mary ile birlikte olmalı.Tom needs to be with Mary.
Tom Mary ile birlikte uzaklaştı.Tom moved away with Mary.
Tom ve Mary benimle birlikteler.Tom and Mary are with me.
Tom ve ben birlikte gideceğiz.Tom and I'll go together.
Tom ve ben birlikte çalışırız.Tom and I work together.
Tom ve ben birlikte yaşıyoruz.Tom and I live together.
Biz birlikte kahve içtik.We had coffee together.
Tom ve ben birlikte jogging yaparız.Tom and I jog together.
Tom ve ben birlikte yedik.Tom and I ate together.
Neden Tom'la birlikteydin?Why were you with Tom?
Birlikte dışarıdaydık.We were out together.
Diğerleriyle birlikte gel.Get with the others.
Şimdi Tom'la birlikte kim var?Who's with Tom now?
Tom Mary ile birlikte miydi?Was Tom with Mary?
Tom Mary ile birlikteydi.Tom was with Mary.
Tom bizimle birlikte yaşıyor.Tom lives with us.
Biz her zaman eve birlikte gideriz.We always go home together.
Bence insanlar sorunlarına makul çözümler bulabilmek için birlikte çalışmalılar.I think people should work together to find reasonable solutions to their problems.
Eğer birlikte çalışırsak bu sorunları daha kolay çözebiliriz.We can solve these problems more easily if we work on them together.
Bizim karşılıklı sorunumuza bir çözüm bulmak için birlikte çalışmamız gerekmektedir.We need to work together to find a solution to our mutual problem.
Bu sorun üzerinde birlikte çalışmamız gerekiyor.We need to work together on this problem.
Tom bizi birlikte gördüğünü söylüyorsa bir yalancıdır.Tom is a liar if he says he saw us together.
Bizimle birlikte yemek yemek istememesinin sebebi bizden hoşlanmamasıdır.It's because he doesn't like us that he doesn't want to eat with us.
Kadınlar birlikte olduğunda onlar her zaman güler.When women are together, they always laugh.
Onlar birlikte çok şey yapar.They do many things together.
Tom liseden eski bir arkadaşı ile birlikteydi.Tom was with an old friend from high school.
Üç ay birlikte seyahat ettik.We traveled together for three months.
Birlikte seyahat edelim.Let's travel together.
Birlikte geleceğiz.We'll come together.
Tom'un seninle birlikte kayak yapmaya gideceğini bilmiyordum.I didn't know Tom was going skiing with you.
Birlikte dans ettiğimizi görmeliydin.You should've seen us dancing together.