Ana içeriğe geç
Sözlük

birli ile cümle

birli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir çingene ailesi karavanlarıyla birlikte kamp yapıyordu.One gypsy family with their caravan was encamped.
Sovyetler Birliği zamanında "Pravda" ve "Izvestia" olmak üzere iki büyük gazete vardı.During the Soviet Union, there were two big newspapers - "Pravda" and "Izvestiia."
İstersen birlikte gelebilirsin.You can come along if you want.
Tom, Mary'yle birlikte bir süpermarkette çalıştı.Tom worked with Mary at a supermarket.
Tom ve Mary birlikte döndü.Tom and Mary got back together.
Keşke şimdi birlikte olsaydık.I wish you were here with me now.
Geçen cumartesi pandaları görmek için ailemle birlikte hayvanat bahçesine gittim.Last Saturday, I went with my family to the zoo to see the pandas.
Birlikte rahat bir nefes aldık.Together we breathed a sigh of relief.
1991 Sovyetler Birliği dağıldığında Ukrayna tekrar bağımsız oldu.Ukraine became independent again when the Soviet Union dissolved in 1991.
Birlikte biraz keşif yapalım.Let's do some exploring together.
Ben hiç sütü çayla birlikte içmedim.I've never drank milk with tea.
Küçük çocuk annesiyle birlikte yürüyüşe çıkar.The little boy goes for a walk with his mother.
Birlikte seyahat ettik.We traveled together.
Birlikte öğle yemeği yemek istiyoruz.We would like to eat the lunch together.
Patates kızartması ve bir bardak iyi şarapla birlikte tavşanları severim.I love rabbits ... with chips and a good glass of wine.
Hepimizin birlikte çalışması gerekir.We all need to work together.
Soğuk savaş, SSCB'nin çöküşü ile birlikte sona erdi.The cold war ended along with the fall of the USSR.
O, Peter ile birlikte.She is with Peter.
Bu kızı seninle birlikte bırakmak istiyorum.I would like to leave this girl with you.
Mary ve Tom birlikte mutlu zamanlar yaşadılar.Mary and Tom experienced happy times together.
Onlar bir gün daha birlikte kaldılar.They stayed one more day together.
O ona birlikte yaşadıkları mutlu günleri ona hatırlatacak bir hediye verdi.He gave her a gift that would remind her of the happy days they experienced together.
Biriyle birlikte mi yaşıyorsun?Do you live with someone?
Tom, Memphis'te Mary'yle birlikte yaşıyor.Tom lives with Mary in Memphis.
Mary seninle birlikte mi?Is Mary with you?
Kimle birlikte olduğunu biliyorum.I know who you were with.
Onu birlikte yapacağız.We'll do it together.
Şimdiye kadar ilk kez babamla birlikte hasat kaldırdım.This is the first time I've ever harvested with my father.
Bu ürünle birlikte optik aletlerin kullanımı göz tehlikesini artıracaktır.The use of optical instruments with this product will increase eye hazard.
O öldü ama onun anıları sonsuza kadar bizimle birlikte olacak.He passed away, but his memories will be with us forever.
O onunla birlikte eğlendi.He had fun with her.
Onlarla birlikte eğlendik.We had fun with them.
Onlar bizimle birlikte eğlendi.They had fun with us.
Ben birlikte uyuduklarına inanamıyorum!I can't believe they slept together!
Evet, bu benim birliğim.Yes, this is my union.
Bu senin birliğin mi?Is this your union?
Bu benim birliğim.This is my union.
Tom'la birlikte yiyecek bir şey almak istiyorum.I'd love to get something to eat with Tom.
Müdürle birlikte bir restoranda akşam yemeği yedik.We had dinner at a restaurant with the manager.
Neden birlikte bir yere gitmiyoruz?Why don't we go somewhere together?
Avrupa birliğinde kedilerin pençesini sökmek yasaktır.Declawing cats is forbidden in the European Union.
O kızıyla birlikte vakit geçirmek istiyor.She wants to spend time with her daughter.
Arnavutluk, Avrupa Birliği'ne katılmak istiyor.Albania wants to join the European Union.
Avusturya ,Avrupa Birliği'nin bir üyesidir.Austria is a member of the European Union.
Özel kuvvetler ve evlilik birlikte gitmez.Special forces and marriage don't go together.
Artık neden benimle birlikte öğle yemeği yemiyor?Why doesn't he eat lunch with me anymore?
O benimle birlikte güvende olacak.He'll be safe with me.
Teyzesi Lübnanlı bir adamla evlendi ve onunla birlikte Senegal'e gitti.His aunt married a Lebanese man and went with him to Senegal.
Sovyetler Birliğinde kaç tane cumhuriyet vardı?How many republics were there in the Soviet Union?
Neden bu akşam gelip bizimle birlikte yemek yemek istemiyorsun?Why don't you come over and eat with us this evening?
Cuma geceleri, sık sık arkadaşlarımla birlikte pizza yemeye giderim.On Friday nights, I often go eat pizza with my friends.
Bu gece birlikte yiyelim.Let's eat together tonight.
Genellikle ailemle birlikte evde yemek yerim.I usually eat at home with my family.
Biriyle birlikte misin?Are you with someone?
Onu seninle birlikte yapacağım.I'll do it with you.
Bu akşam Tom'la birlikte yemek yemem gerekiyor.I'm supposed to eat with Tom this evening.
Tom ve Mary birlikte altı çeşit yemek yedi.Tom and Mary ate a six-course meal together.
Tom ve Mary ender olarak birlikte yerler.Tom and Mary seldom eat together.
Tom ailesiyle birlikte en son ne zaman akşam yemeği yediğini hatırlayamıyor.Tom can't remember the last time he ate dinner with his family.
Tom sadece yaklaşık haftada bir kez ailesiyle birlikte yer.Tom only eats with his family about once a week.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod