Ana içeriğe geç
Sözlük

birliğin ile cümle

birliğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
2009 yılında ise yapılan son değişiklikle birliğin adı ATP World Tour olarak belirlendi.En 2009 el torneo cambia de nombre por el de ATP World Tour Finals.
Hakkın Birliğine eyledik ikrar...4.- actúe en legítima defensa...
1960 - 7 ülke, Latin Amerika Serbest Ticaret Birliğini (LAFTA) kurdu.Tratado de Montevideo de 1960, que crea el Asociación Latinoamericana de Libre Comercio.
Bu seçim, Onok birliğinin sonu anlamına gelmekteydi.Esto, efectivamente, significó el fin de la Mancomunidad.
İkili, hücre blokundaki herkesin güçlü bir grip virüsüne yakalandığı konusunda fikir birliğine varır.Concluyen que todos en el bloque de celdas podrían estar infectados por una cepa agresiva de flu.
Gronland: (1380'den itibaren Danimarka ve Norveç birliğinin bir parçası.Nació en Noruega (parte integrante de Dinamarca entre 1380 y 1814).
1927 yılında Türkiye'ye geri dönüp Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliğini kurdu.En 1930 regresa a Chile para fundar la Asociación de Pintores y Escultores.
Norveç, birliğin zoraki üyesiydi.Noruega fue el único participante del grupo.
Bülow Almanya'ya karşı bir İngiliz-Fransız-Rus birliğinin kurulmasını engellemekte aynı başarıyı gösteremedi.A tal fin, procuró hacer todo lo posible para que la nueva alianza entre franceses y rusos no cuajara.
Bu ölçekte bir Alman birliğinin kuşatılması ilk kez oluyordu.Fue la primera vez que una ciudad alemana fue representada con tal cantidad de equipos.
Birliğin Sejm meclisi atamanların talep ettiği ödeneğin çoğunu reddetti.El pleno del CGPJ rechazó finalmente la propuesta de expulsión solicitada por la mayoría conservadora.
Bilim insanları görüş birliğine varamamışlardır.La diplomacia no logró conciliar los puntos de vistas.
Finlandiya Sovyetler Birliğine 6 yıl boyunca savaş tazminatı olarak $300,000,000 ödeyecekti.Finlandia aceptó pagar reparaciones por 300 millones a la Unión Soviética.
Halk, ulusal birliğin sağlanmasını istiyordu.Vecinos piden que la Nación coopere.
1849'dan 1851'e kadar birliğin Frankfurt birimini yönetti.De 1849 a 1851 encabece su capítulo Fráncfort.
Çözüm hakkında fikir birliğine varın.Concentración de la solución.
Birliğin bütünü dünya genelinde oldukça büyük bir ekonomik pazara hakimdir.Más que una biblioteca, es una organización política de gran alcance sobre el mundo.
Sovyetler Birliği'nde Rusça, birliğin yasalarca belirlenmiş resmî dili değildi.La Ciudad del Vaticano no ha establecido ninguna lengua oficial por la ley.
Bir birliğin bozguna uğradığını gören diğer birlikler paniğe kapılıp kaçmaya daha meyilli oluyordu.Muchos de los soldados de la Unión entraron en pánico e intentaron escapar.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.Gli articoli dal 2 al 10 determinavano la struttura delle autorità supreme dell'Unione.
Birliğin SNK kararnamelerinin tümü her cumhuriyette geçerlidir (13).Tutti i decreti del SNK dell'Unione erano effettivi in ogni repubblica (13).
1895 - El Salvador, Honduras ve Nikaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.1895 – El Salvador, Honduras e Nicaragua formano l'Unione Centro Americana.
SS'e, Sturm 10/48 birliğine katıldı.Nello stesso anno si unì alle SS, nell'unità Sturm 10/48.
Gine halkı birliğinin vaazını veriyor, Afrika çağırıyor.Il popolo della Guinea predica l'unità Chiama l'Africa.
Üç ile dördün çarpımı olan oniki sayısı insanlarla Tanrı'nın birliğini simgeler.Il numero dodici, essendo il prodotto di tre e quattro, caratterizzava l'unione del popolo con Dio.
1 Ocak 2010'da yürürlüğe giren gümrük birliğinin kurucu üyeleri Beyaz Rusya, Kazakistan ve Rusya'dır.L'Unione doganale eurasiatica, fondata il 1º gennaio 2010, comprende Bielorussia, Russia e Kazakistan.
Madde 1, Birliğin yetkilerinin içereceği sorumlulukların yetkinliğini listeler.L'articolo 1 elencava le competenze delle responsabilità che le autorità dell'Unione avrebbero avuto.
Hambardzumyan Uluslararası Astronomi Birliğinin 1961-1964 yılları arasında başkanlığını yaptı.Presiedette l'Unione Astronomica Internazionale nel periodo 1961–1964.
Birliğin amacı, Akdeniz bölgesi genelinde istikrar ve entegrasyonu teşvik etmektir.L'Unione ha lo scopo di promuovere la stabilità e l'integrazione in tutta la regione mediterranea.
Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde Koegel, Bavyera piyade birliğine katılmak için gönüllü oldu.Quando scoppiò la prima guerra mondiale, Koegel aderì volontariamente al primo plotone fanteria di Baviera.
Daha sonra 1941'de Doğu Cephesi'nde Totenkopf birliğine gönderildi.Fu trasferito alla Divisione Totenkopf sul Fronte orientale nel 1941.
Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla ortadan kalmıştır.Dopo il crollo dell'URSS.
1783'te topçu birliğine tayin oldu.Si arruolò in artiglieria (Artillerie royale) nel 1732.
Osmanlı birliğini ancak parlamenter bir düzeyde siyasi haklar verilerek elde edilebilinirdi.Riceveva questi poteri solo attraverso un processo politico di elezione.
Kazanılan bağımsızlıktan Afrika'nın birliğini inşa edelim.Cerchiamo di costruire l'unità in un'indipendenza africana ritrovata!
Tıva Cumhuriyetinin Yazarlar Birliğinin üyesidir.In grassetto i firmatari membri dell'eurozona.
Muhafız birliğinin adı 18 Mayıs 1804 tarihinde İmparatorluk Muhafızı olarak değiştirilmiştir.La Guardia consolare assunse il nome di Guardia imperiale (Garde Impériale) il 18 maggio 1804.
Rama, özel bir birliğin içinde yer almaktadır.Shima viene assunto in una nuova società.
Fakat bu eylemlerle ilgili bir fikir birliğine varılamadı.Comunque, non ebbe tempo per implementare tali idee.
Bu Moğol orduları arasındaki ilk savaştı ve imparatorluk birliğinin bozulmasının açık göstergesiydi.Questa fu la prima guerra aperta fra Mongoli e segnò la fine dell'Impero unito mongolo.
Tecavüze karşı savaş deyimi Sovyetler Birliğinden önce ABD ve Japonya tarafından kullanıldı.I due volontari perciò volevano manifestare contro la caccia praticata da Giappone e Unione Sovietica.
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve NASA arasında uluslararası iş birliğin bir ortak projesidir.È un progetto congiunto dell'Agenzia Spaziale Europea (ESA) e della NASA.
Monty Python grup elemanları Chapman ile çalışmanın zor olduğu konusunda fikir birliğindedirler.I membri dei Monty Python ebbero sempre grande ammirazione per lui.
4 Haziran - Glarus, İsviçre birliğine katıldı.7 novembre - Luserna prende parte alla confederazione svizzera.
Parti ayrıca kurulan Hadash birliğinin üyesi olacaktır, hadash kelimesinin anlamı yenidir.Il partito rimane ancor oggi la forza guida dell'Hadash, e possiede il quotidiano Al-Ittihad.
Nedeni üye devletlerin anayasal kurallarının kesintiye uğramasına dair birliğin ilgili yönetmeliğiydi.Il risultato fu l'obbligo di governare attraverso decreti legge.
Oregon 33. eyalet olarak ABD birliğine katıldı.Il Wisconsin viene ammesso come trentesimo Stato degli USA.
1953 yılında Yazarlar Birliğine tekrar alındı.Nel 1935 riprese l'unicità di autore.
Avrupa Birliği'ne üye ve birliğin ve NATO gibi bazı uluslararası organizasyonların merkezlerini barındırır.Marcato il sostegno nei riguardi dell'Unione europea e degli organisimi internazionali come la NATO.
Birliğin idari merkezi 1995 yılından bu yana ise İsviçre'nin Nyon kentinde bulunmaktadır.La metropolitana è presente dal 1995 soltanto nella capitale, Varsavia.
Mısır'ın Afrika Birliğindeki üyeliği askıya alındı.Completa il ruolo dell'Unione africana.
İlk olarak Asurlular, Muşkilerin (Moshiler ya da Meshiler) kabile birliğini yenilgiye uğrattılar.I primi ascoltatori ne furono sorpresi, e si divisero.
Birliğin ordusunun temeli, Polonya Krallığı ve Litvanya Büyük Dükalığı'nın ordusu oluşturur.L'aggressione generò un'alleanza tra il Regno di Polonia e il Granducato di Lituania.
Türkiye, Avrupa Birliğine tam üyelik için müzakerelere 2005 yılında başladı.Dal 2005 si rimandano i negoziati per la piena adesione della Turchia al consesso europeo.
Tıva Arat Cumhuriyetinin Yazarlar Birliğinin ilk üyelerinden biridir.I solisti dell'orchestra ora comprendono alcuni dei suoi ex membri.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.Пункты 2 — 10 определяли структуру высших органов власти СССР.
Decurion:10 ile 30 Eques legionis'ten oluşan bir süvari birliğine komuta eden subay.Декурион (Decurio): Командовал отрядом конницы от 10 до 30 всадников в составе легиона.
Hambardzumyan Uluslararası Astronomi Birliğinin 1961-1964 yılları arasında başkanlığını yaptı.Амбарцумян был президентом Международного астрономического союза с 1961 по 1964 годы.
Halikarnos ise Dor birliğinden atılınca, İyon birliğine girmiştir.Проложив себе путь гранатами, группа Тягачева своевременно выдвинулась на заданный рубеж.
Kabinesi, sık sık zor durumda ulusal birliğin mükemmel bir örneği olarak alındı.Кабинет министров часто воспринимался как яркий пример национального единства в трудной ситуации.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod