Ana içeriğe geç
Sözlük

birliğin ile cümle

birliğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Maria Nikiforova, Kara Muhafızlar'ın ilk birliğini organize etti.Maria Nikiforova organisa la première unité de Gardes Noirs.
Aalto'lar bürolarını 1927'de Turku'ya taşıdı ve mimar Erik Bryggman ile iş birliğine gitti.Les Aalto déplacent leur cabinet d'architecte à Turku en 1927 et collaborent avec l'architecte Erik Bryggman.
Birliğin üyeleri gönüllü olarak çalışmaktadır.Les membres de l’association sont bénévoles.
Gine halkı birliğinin vaazını veriyor, Afrika çağırıyor.Le peuple de Guinée prêchant l'unité Appelle l'Afrique.
ABD Ordusu yaklaşık 550 askerden oluşan 11 birliğini Florida'da konuşlandırmıştır.L'US Army possède alors 11 compagnies, soit environ 550 soldats, stationnées en Floride.
1990 yılında Rusça, birliğin resmi dili olarak kabul edildi.Non, en 2012 sur l'adoption du russe comme langue officielle.
İtalya, 1861 yılında ulusal birliğini sağlayana dek tek bir ülke değildi.L'Italie n'est devenue un État qu'en 1861.
2010 yılından itibaren Azerbaycan Gazeteciler Birliğinin üyesidir.A partir de 2010 - membre de l'Union des journalistes.
2009 yılında ise yapılan son değişiklikle birliğin adı ATP World Tour olarak belirlendi.En 2009, le nom de ce dernier est changé à nouveau et s'appelle désormais ATP World Tour.
Birliğin gelirleri, üyeleri tarafından ödenecek ücretlerden oluşur.Les ressources de l’association proviennent des cotisations versées par ses membres.
Siegel ve Eastwood'un beş iş birliğinden ilkidir.Il s'agit de la troisième collaboration de Siegel et Eastwood.
1600’de ise bu birliğin başkanı seçildi.Ce n'est qu'à partir de 1700 que ce maire sera élu.
Bu subay birliğindeki subaylara şunları söylemiştir.Je le dis à mes officiers sur le moment.
Sovyet Birliğin’in şampiyonluklarının aşamaları Rustavi’de 11 kez düzenlenilmişti (1979-1989).À onze reprises Roustavi accueille les étapes de championnats d'URSS (1979-1989).
Şu an için Birliğin yirmi iki gözlemci üyesi bulunmaktadır.Le Comité dispose alors de vingt-deux membres présents.
29 Ocak – Kansas, ABD birliğine 34. eyalet olarak katıldı.29 janvier : l'est du Territoire du Kansas devient le 34e État, le Kansas.
4 Haziran - Glarus, İsviçre birliğine katıldı.4 juin : le Canton de Glaris rejoint la Confédération suisse.
1978 yılında Yazarlar Birliği başkanlığından çekildi ve birliğin onur başkanı oldu.En 1978 elle renonce à la présidence de l'union des écrivains dont elle devient présidente d'honneur.
Uzmanlar petrol kaynaklarının azalacağı yönünde görüş birliğine varmıştır.Les experts semblent s'accorder à dire que les ressources pétrolières vont se raréfier.
Hambardzumyan Uluslararası Astronomi Birliğinin 1961-1964 yılları arasında başkanlığını yaptı.Il sert comme président de l'union astronomique internationale de 1961 à 1964.
Bu görevi başarıyla tamamladıktan sonra Snake FOXHOUND birliğinden ayrıldı.Après cet incident, Snake décide de quitter l'unité Fox Hound.
1 Haziran – Tennessee onaltıncı eyalet olarak ABD birliğine katıldı.1er juin : le Tennessee devient le seizième État de l'union américaine.
Yaklaşık olarak 400 firma bu birliğin üyesidir.Quelque 140 entreprises ont signé cette initiative.
Birliğin para birimi złoty ve grosz idi.La monnaie de la République était le złoty et le grosz.
Fakat savaşın sonuna doğru tekrar Bavyera mühendislik birliğinin başına getirildi.Vers la fin de la guerre, il est de retour comme responsable d'une unité d'ingénieurs bavaroise.
Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla ortadan kalmıştır.Elles sont exhumées à la chute de l'URSS.
Fiyatlar gümüş miktarıyla belirlenen para birimi birliğine göre verilirdi.Le montant des impôts personnels est fixe quel que soit le montant de l'assiette.
Bilim insanları görüş birliğine varamamışlardır.La diplomatie ne parvient pas à concilier les points de vue.
2000 yılında MÜYAP meslek birliğini kuran dokuz şirketten 5'i Raks şirketlerinden oluşmaktaydı.Dès février 1998, le NMax comptait cinq sociétés.
Mısır'ın Afrika Birliğindeki üyeliği askıya alındı.L'immigration européenne dans la colonie est arrêtée.
Avrupa Birliği'ne üye ve birliğin ve NATO gibi bazı uluslararası organizasyonların merkezlerini barındırır.Il en est de même pour de nombreuses organisations internationales telles que l'ONU et ses organes.
1354 yılında Décapole şehir birliğine katıldı.Elle adhère en 1354 à la "Décapole".
Denetleme Kurulu, Birliğin mali işlemlerini denetler.L'agent comptable effectue les opérations financières de l’agence.
İlerdeki Türk Birliğini de yine Türkiye Cumhuriyeti kuracaktır."Le grec ancien est aussi l'arme de résistance contre l'occupation turc. ».
Monarşi, tüm Güney Slavların yeni kurulan birliğini sembolize etmek için Panslav tasarımını seçti.Le panslavisme Le panslavisme veut réunir tous les peuples slaves.
Angola, 1 Ocak 2007 tarihinde birliğin 12. üyesi olarak OPEC'e katılmıştır.Le 1er janvier 2007, l'Angola a fait son entrée comme membre de plein droit au sein de l'OPEP.
Yüzbaşı John Price - 22. SAS birliğinin lideri.Capitaine Stark : capitaine au 22e de cavalerie.
Askeri hizmetini Azerbaycan İçişleri Bakanlığına bağlı Özel Kuvvetler Birliğinde sürdürdü.Il effectue son service militaire dans le régiment de transmissions en Asie centrale.
Mısır Ordusu, Sovyetler Birliğinden 100 adet IS-3M satın almıştır.9 records du monde féminins du 3 000 m ont été homologués par l'IAAF.
Bu sıralarda 5.000 kişilik bir süvari birliğine sahiptir.On leur attribue à cette époque une armée de 5000 guerriers.
Bu birliğin adı Latin Birliği'dir.Cette unité fait partie de la Légion lettonne.
Kültür, insanın toplumsal birliğinin en ayırıcı özelliklerinden birisidir.La culture est une caractéristique majeure de l'espèce humaine.
Shamoji, Japon toplumundaki anne ve eş arasındaki birliğin bir sembolü olmuştur.El shamoji ha sido un símbolo de unión entre la madre y la esposa en la sociedad japonesa.
2010 yılından itibaren Azerbaycan Gazeteciler Birliğinin üyesidir.Es miembro de la Unión de Periodistas de Azerbaiyán desde 2010.
Yine de bu konuda bir söz birliğine varılmış değildir.No tuvo descendencia en ella.
Gine halkı birliğinin vaazını veriyor, Afrika çağırıyor.El pueblo de Guinea predicando la unidad Llama a África.
2009'da Azerbaycan Avrupa Birliğinin Doğu Ortaklığı politikasına katıldı.En 2009 Azerbaiyán se unió en la Asociación Oriental.
Bu arada diğer iki elçiyle olan gönül birliğini gizli tuttu.Los dos profetas son resucitados.
Kazanılan bağımsızlıktan Afrika'nın birliğini inşa edelim.Construyamos la Unidad Africana en la independencia recobrada.
Sovyetler birliğinin halefi olan Rusya, büyük bir potansiyele sahiptir fakat yeterli kaynğa sahip değil.Rusia, sucesora de la Unión Soviética, tiene un alto potencial pero menor financiación.
1884’te, William Morris’le Sosyalist Birliğine katılmak için SDF’yi bıraktı.En 1884 abandona el SDF con William Morris y se une al la liga socialista.
Dobi, partinin sol kanadının bir üyesiydi ve komünistlerle iş birliğini savundu.Dobi fue miembro de la facción de izquierda de aquel partido, y defendía la cooperación con los comunistas.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nikaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.1895: El Salvador, Honduras y Nicaragua forman la República de América Central.
Yönetim kurulu başkanı Norveçli Mona Holm ve birliğin koordinatörü İtalyan Astrid Schönweger'dir.Mona Holm, de Noruega, preside actualmente el Consejo y Astrid Schönweger, de Italia, coordina la red.
Minnesota 32. eyalet olarak ABD birliğine katıldı.1858: Minnesota es admitida como el estado número 32 de los Estados Unidos.
Yakov Kızıl Ordu'da topçu birliğinde görev yaptı.Petrov se graduó en la Escuela Técnica de Artillería del Ejército Rojo.
Sanat ona göre insan zihni için gerekli bir işlevdir ve iş birliğine dayanan bir etkinliktir.Veía el arte como una función necesaria de la mente humana, y lo consideraba una actividad colaborativa.
Birliğin üyeleri iç işlerinde tamamen bağımsız olup, gönüllü olarak Britanya'ya bağlı idiler.Está integrado por ciudadanos quienes decidieron de forma libre y voluntaria trabajar por México.
Bu Moğol orduları arasındaki ilk savaştı ve imparatorluk birliğinin bozulmasının açık göstergesiydi.Esta fue la primera guerra abierta entre mongoles, lo cual selló el fin del Imperio mongol unificado.
Diğer emirlerle görüş birliğine vararak her üç kardeşi saltanat tahtına oturttular.Emiten orden de arresto para los tres hermanos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod