Otuz yiğitlerden biri ve Otuzların önderi olan Benayaydı bu. Oğlu Ammizavat da onun birliğinde görevliydi.этот Ванея – один из тридцати храбрых и начальник над ними, и в его отделе находился Аммизавад, сын его.
Otuz yiğitlerden biri ve Otuzların önderi olan Benayaydı bu. Oğlu Ammizavat da onun birliğinde görevliydi.הוא בניהו גבור השלשים ועל השלשים ומחלקתו עמיזבד בנו׃
Otuz yiğitlerden biri ve Otuzların önderi olan Benayaydı bu. Oğlu Ammizavat da onun birliğinde görevliydi.هو بنايا جبار الثلاثين وعلى الثلاثين ومن فرقته عميزاباد ابنه.
Otuz yiğitlerden biri ve Otuzların önderi olan Benayaydı bu. Oğlu Ammizavat da onun birliğinde görevliydi.這 比 拿 雅 是 那 三 十 人 中 的 勇 士 、 管 理 那 三 十 人 . 他 班 內 又 有 他 兒 子 暗 米 薩 拔
Otuz yiğitlerden biri ve Otuzların önderi olan Benayaydı bu. Oğlu Ammizavat da onun birliğinde görevliydi.這比拿雅 是 那 三十 人 中 的 勇士 、 管理 那 三十人 . 他 班內 又 有 他 兒子暗 米薩拔
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Bene, ma cosa la distingue da un'unità di attacco?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Bien, pero ¿qué lo distingue de una unidad ofensiva?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Bine, dar ce o deosebește de o unitate de atac?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Được thôi, song cái gì có thể phân biệt chúng với những vũ khí tấn công?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Et le problème est d'autant plus accru lorsque les doctrines d'utilisations deviennent très floues.
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Gut, aber inwiefern unterscheidet sich dies von einem Angriffswerkzeug?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Heel goed, maar waarin onderscheidt hij zich van een aanvalseenheid?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?하지만 그게 공격용인지 아닌지 어떻게 구분할까요?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Muito bem, mas o que é que distingue isto de uma unidade para atacar?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?No dobrá, ale co odlišuje zbraně určené k obraně od zbraní k útoku?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Ok, ale co odróżnia ją od jednostki atakującej?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Okay, men hvad adskiller det fra en offensiv enhed?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Oke, tapi apa yang membedakannya dengan unit penyerangan?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Rendben, de mi különbözteti meg egy támadó egységtől?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Πολύ καλά, αλλά πώς διαφοροποιείται από ένα δυνητικό επιτιθέμενο;
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Добре, но какво ги отличава от офанзивни части?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?Хорошо, однако, что отличает его от подразделения для нападения?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?אוקיי, אבל מה מבדיל אותה מיחידה התקפית?
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?حسنا، ولكن ما يميزها عن وحدة هجومية؟
Peki ama bunu bir saldırı birliğinden ayıran şey nedir?どうやって見分けるんだ? 使用原則が曖昧になれば
Peki eğer Sovyetler Birliğinden getirilmemiş olsaydın, sende mi aynısını yapardın diye düşünüyorsun?SAle myślisz, że zrobiłbyś to samo, gdybyś nie miał wychowania, które miałeś w Związku Radzieckim?
Peki eğer Sovyetler Birliğinden getirilmemiş olsaydın, sende mi aynısını yapardın diye düşünüyorsun?SMyslíš, že bys dokázal to samé, kdybys neměl výchovu, kterou jsi dostal v Sovětském svazu?
Peki eğer Sovyetler Birliğinden getirilmemiş olsaydın, sende mi aynısını yapardın diye düşünüyorsun?SΘα είχες κάνει το ίδιο αν δεν είχες πάρει την ανατροφή που έλαβες στη Σοβιετική Ένωση;
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.cercando di conservare l'unità dello spirito per mezzo del vincolo della pace
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.dùng dây hòa bình mà giữ gìn sự hiệp một của Thánh Linh.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.dùng dây hòa_bình mà giữ_gìn sự hiệp một của Thánh_Linh .
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.idet I legger vinn på å bevare Åndens enhet i fredens sambånd.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.Igyekezvén megtartani a Lélek egységét a békességnek kötelében.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.ja pyrkien säilyttämään hengen yhteyden rauhan yhdyssiteellä:
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.평안의 매는 줄로 성령의 하나되게 하신 것을 힘써 지키라
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.och vinnläggen eder om att bevara Andens enhet genom fridens band:
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.og gøre eder Flid for at bevare Åndens Enhed i Fredens Bånd;
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.procurando con diligencia guardar la unidad del Espíritu en el vínculo de la paz
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.procurando diligentemente guardar a unidade do Espírito no vínculo da paz.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.şi căutaţi să păstraţi unirea Duhului, prin legătura păcii.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.skrbno si prizadevajoč, ohraniti edinost Duha v vezi miru.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.Starając się, abyście zachowali jedność ducha w związce pokoju.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.und seid fleißig, zu halten die Einigkeit im Geist durch das Band des Friedens:
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.Usilujíce zachovávati jednotu Ducha v svazku pokoje.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.usilujúci sa zachovávať jednotu Ducha v sväzku pokoja.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.vous efforçant de conserver l`unité de l`esprit par le lien de la paix.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.σπουδαζοντες να διατηρητε την ενοτητα του Πνευματος δια του συνδεσμου της ειρηνης.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.И Той даде едни да бъдат апостоли, други пророци, други пък благовестители, а други пастири и учители,
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.стараючись держати единеннє духа в мирному союзї.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.стараясь сохранять единство духа в союзе мира.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.ושקדו לשמר את אחדות הרוח באגדת השלום׃
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.مجتهدين ان تحفظوا وحدانية الروح برباط السلام.
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.用 和 平 彼 此 聯 絡 、 竭 力 保 守 聖 靈 所 賜 合 而 為 一 的 心
Ruhun birliğini esenlik bağıyla korumaya gayret edin.用 和平 彼此 聯絡 、 竭力 保守 聖靈 所 賜合 而 為一 的 心
Şimdi de taksi şoförler birliğinde iş veriyorsun.¿y ahora me pones que trabajo para un compañía de taxis? Entonces, ¿qué eres?
Şimdi de taksi şoförler birliğinde iş veriyorsun.- Тогава какъв си?
Sovyet Birliğinde bulunduğu zaman çekmiş uzun, uzun zaman önce앨 고어(Al Gore)가 오래전 소련에 있을 때 찍어서 몇년 전 저에게 준 것입니다.
Sovyet Birliğinde bulunduğu zaman çekmiş uzun, uzun zaman önceHij trok ze toen hij lang geleden in de Sovjet-Unie was.
Sovyet Birliğinde bulunduğu zaman çekmiş uzun, uzun zaman önceZrobił ją podczas podróży do ZSRR dawno, dawno temu.
Sovyet Birliğinde bulunduğu zaman çekmiş uzun, uzun zaman önceאך אם להתמקד בנושא,