Ana içeriğe geç
Sözlük

birliğin ile cümle

birliğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.Kemudian saat anda menyebut anak-anak, mereka akan langsung setuju dengan anda.
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.만약 당신이 가장 소중한 자원은 아이들이 아니냐라고 얘기한다면, 그제서야 당신의 말에 동의할 것입니다
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.Şi apoi când spui copiii, te vor aproba foarte repede.
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.Và khi bạn nói đến thế hệ trẻ em, họ sẽ mau chóng đồng ý với bạn.
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.Wenn Sie dann aber Kinder erwähnen, werden sie Ihnen ziemlich schnell zustimmen.
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.Y cuando mencionas a los niños, inmediatamente están de acuerdo contigo.
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.Και μετά, όταν λέτε "τα παιδιά", θα συμφωνήσουν μαζί σας αρκετά γρήγορα.
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.А коли вже ви скажете "діти", вони вмить з вами погодяться.
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.А после, когато кажете "децата", доста бързо се съгласяват с вас.
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.Хотя затем, когда вы скажете "дети", они довольно быстро с вами согласятся.
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.אבל כשמציגים בפניהם את האפשרות, הם די מהר מביעים את הסכמתם.
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.ثم عندما تقول له الأطفال ، ، فإنه سرعان ما يتفق معك.
Fakat siz "çocuklar" derseniz sizinle hemencecik fikir birliğine varırlar.皆すぐに賛成します
Fakat Trump'ın bu argo tabirinin nasıl çevrileceği hususunda Japon medyası bir fikir birliğine varamamıştır.Pero parece que no hubo consenso entre los medios japoneses sobre cómo traducir la vulgaridad del presidente.
Fakat Trump'ın bu argo tabirinin nasıl çevrileceği hususunda Japon medyası bir fikir birliğine varamamıştır.Но, кажется, согласия по вопросу перевода вульгарного высказывания президента США японские медиа не достигли.
Global birliğin bir günü yoktu.Det fanns ingen dag av global förening.
Global birliğin bir günü yoktu.Er was geen dag van wereldwijde eenheid.
Global birliğin bir günü yoktu.Es gab keinen Tag globaler Einheit.
Global birliğin bir günü yoktu.Il n'y avait pas de jour d'unité mondiale.
Global birliğin bir günü yoktu.Không có ngày của thế giới thống nhất.
Global birliğin bir günü yoktu.전세계가 하나가 되는 날도 없습니다.
Global birliğin bir günü yoktu.Não havia um dia de união global.
Global birliğin bir günü yoktu.Neexistoval žádný globální den jednoty.
Global birliğin bir günü yoktu.Nem volt napja a globális egységnek.
Global birliğin bir günü yoktu.Ni dneva globalne enotnosti.
Global birliğin bir günü yoktu.Nie było dnia globalnej jedności.
Global birliğin bir günü yoktu.No había un día de unidad mundial.
Global birliğin bir günü yoktu.Non c'era nessun giorno dell'unità globale.
Global birliğin bir günü yoktu.Nu era nicio zi a unităţii globale.
Global birliğin bir günü yoktu.Tidak ada hari persatuan dunia.
Global birliğin bir günü yoktu.Δεν υπήρχε μέρα παγκόσμιας ενότητας.
Global birliğin bir günü yoktu.Жодного дня світової єдності.
Global birliğin bir günü yoktu.Не существовало дня всемирного единства.
Global birliğin bir günü yoktu.Нямаше ден на глобално единство.
Global birliğin bir günü yoktu.לא היה יום לאחדות גלובלית.
Global birliğin bir günü yoktu.لا يوجد يوم للوحدة العالمية
Global birliğin bir günü yoktu.異文化が協力し合う日は一日もなかった
Halen Sovyetler Birliğinin olduğu zamanlardı.Das war noch in der Sowjetzeit.
Halen Sovyetler Birliğinin olduğu zamanlardı.To bylo stále ještě za existence Sovětského svazu.
Halen Sovyetler Birliğinin olduğu zamanlardı.To wciąż było podczas istnienia Związku Radzieckiego.
Halen Sovyetler Birliğinin olduğu zamanlardı.Это было ещё при Советском Союзе.
Hükümet yeni aile birliğini güçlendirecek ve ‘’radikal olayları’’ uzaklaştıracak.El gobierno va a empoderar a una nueva asociación de padres y alejará a los "radicales".
Hükümet yeni aile birliğini güçlendirecek ve ‘’radikal olayları’’ uzaklaştıracak.Правительство будет расширять возможности новой ассоциации родителей и будет отделять "радикализированных".
İngiliz Kraliyet Deniz Piyadeleri birliğinin de kendilerine eskortluk yapmak zorunda olduğu알 카에다를 어떻게 아프가니스탄에서 근절시킬지를 논의하곤 했습니다.
İngiliz Kraliyet Deniz Piyadeleri birliğinin de kendilerine eskortluk yapmak zorunda olduğuעל איך אנחנו הולכים למגר את אל-קאעידה מאפגניסטאן,
İngiliz Kraliyet Deniz Piyadeleri birliğinin de kendilerine eskortluk yapmak zorunda olduğuحول كيفية عملنا للتخلص من القاعدة من أفغانستان،
İngiliz Kraliyet Deniz Piyadeleri birliğinin de kendilerine eskortluk yapmak zorunda olduğu私たちを 特殊部隊が護衛し
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim.""candidatei-me e fui aceite.
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim."소방관에 지원했고 합격했지요."
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim."Me postulé para el cuerpo de bomberos y fui aceptado".
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim."הגשתי בקשה להתקבל לשרותי כבאות והתקבלתי."
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim."تقدمت بطلب الإلتحاق إلى خدمة الإطفاء وتم قبولي."
Itfaiye birliğine başvurdum ve kabul edildim."「あなたが先ほど話をされていたとき
Masalar: Orman birliğinden.탁자 : 임업 위원회.
Masalar: Orman birliğinden.Meja: pesanan dari hutan.
Masalar: Orman birliğinden.Stoły z drewna od Norweskiego Zarządu Lasów.
Masalar: Orman birliğinden.Масите: от Комисията по горите.
Masalar: Orman birliğinden.Столи: дерево, вирощене на замовлення.
Masalar: Orman birliğinden.שולחנות: מיערות מאושרים.
Masalar: Orman birliğinden.المناضد: لجنة الغابات.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod