Ana içeriğe geç
Sözlük

birliğin ile cümle

birliğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1978-1983 yılları arasında CDU/CSU'nun protestan üyeleri birliğinin başkanlığını üstlendi.Din 1978 până în 1983 a fost Președinte Federal al Grupului de Lucru Protestant din CDU și CSU.
Birliğin üye sayısı 15 oldu.Cu totul, Societatea a avut cincisprezece membri.
10 Temmuz - Wyoming Amerika Birleşik Devletleri birliğine 44. eyalet olarak katıldı.10 iulie: Wyoming devine cel de-al 44-lea stat al SUA.
1 Haziran – Tennessee onaltıncı eyalet olarak ABD birliğine katıldı.1 iunie: Tennessee devine cel de-al 16-lea stat al SUA.
Dominatus döneminde, vexillatio Roma ordusunda bir süvari birliğini ifade ederdi.Mai târziu, sub Domina, vexillatio se referă la o unitate de cavalerie a armatei romane.
Birliğin ettiği şartlı yemin SS birlikleri arasında tektir.Formația va fi acompaniată de trupa Yes.
3 Temmuz - Idaho Amerika Birleşik Devletleri birliğine 43. eyalet olarak katıldı.3 iulie: Idaho devine cel de-al 43 stat al SUA.
Tıva Arat Cumhuriyetinin Yazarlar Birliğinin ilk üyelerinden biridir.Provincia Utrecht se găsește printre semnatarii inițiali ai Uniunii.
Partizan terimi 17nci yüzyılda savaşçı birliğin önderini tanımlamak için kullanılırdı.Termenul „partizan” a fost folosit în secolul al XVII-lea pentru a numi liderul unui detașament războinic.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin Gazeteciler Birliği'nin üyesi.Membru al Asociației Jurnaliștilor din Republica Moldova.
Romanya Avrupa Birliğine 2007 yılında girmiştir.Etica în politica românească în 2007.
Birliğin başkenti Moskova, para birimi Sovyet rublesiydi.Unitate monetară de bază în autonomiei era rubla sovietică.
Mısır'ın Afrika Birliğindeki üyeliği askıya alındı.Egiptul a fost exclus din Liga Arabă.
Kabinesi, sık sık zor durumda ulusal birliğin mükemmel bir örneği olarak alındı.În structura sa internă există adesea un punct culminant ca unitate centrală.
Bununla birlikte ortaya çıkan diğer bir koşul da, dilsel birliğin kimliğinin ortaya çıkmasıdır.Există însă o evaluare globală care prezintă următoarea structură etnică.
1993 yılında Hırvat Demokrat Birliğine (HDZ) katıldı.În 1993 li s-a alăturat Kjettar (chitară bas).
MTV'ye verdiği bir röportajda Ross, Gaga ile iş birliğine henüz hazır olmadığını söyledi.Ross egy MTV-nek adott interjúban elmondta, hogy nem volt rá felkészülve, hogy Lady Gagával kollaboráljon.
1354 yılında Décapole şehir birliğine katıldı.1354-ben csatlakozott a elzászi Décapolehoz.
Birliğin üyeleri gönüllü olarak çalışmaktadır.A közösség tagjai önkéntesként teljesítenek szolgálatot.
Romanya Avrupa Birliğine 2007 yılında girmiştir.Romániát 2007-ben az Európai Unió felvette tagjai sorába.
Taraf tutan bir kuruluş değildir ve ayrımcılık gözetmeden her tür iş birliğine açıktır.Az UNICEF egy pártatlan szervezet, melynek együttműködései mentesek minden fajta megkülönböztetéstől.
1876-1884 arasında muhafız birliğinin 1. Uhlan Alayı'nın komutanlığını yaptı.1867–1868: az European Squadron flottaegység parancsnoka.
MiG-3 Rusça: (Микоян и Гуревич МиГ-3) II.Dünya savaşında Sovyetler Birliğinin kullandığı bir avcı uçağı idi.A MiG–3 (oroszul: МиГ–3) szovjet vadászrepülőgép volt a második világháború alatt.
Bilim insanları görüş birliğine varamamışlardır.Mary nem osztotta látnoki nézeteit.
1947 Anayasası'na göre İmparator, "ülkenin ve halkın birliğinin sembolü"dür.Japán jelenlegi alkotmánya szerint a császár "az állam és a nép egységének szimbóluma".
Kanada Kayıt Endüstrisi Birliğin.Üzemeltető társaság Telesat, Kanada.
Rusya 1924 tarihinde Sovyetler Birliğine dönüşmüştür.A Szovjetunió 1928-ban visszaadta Lengyelországnak a kardot.
Batı'yla ekonomik ve siyasi iş birliğini artırmaya özen gösterdi.Egyre nyilvánvalóbbá volt a szövetség pénzügyi és politikai válsága.
1991 yılında İçişleri Bakanlığı Özel Kuvvetler Polis Birliğine girdi.2003-ban átkerült a csendőrség különleges beavatkozó századához.
Alanda bulunan 175 kuş türünden, 123 adeti Dünya doğayı koruma birliğinin kırmızı listesinde yer almaktadır.266: 25–35 A faj szerepel a Természetvédelmi Világszövetség Vörös Listáján.
Kısa ömürlü olan bu birliğin dağılması sonrasında Mali tekrar kendi bayrağını kullanmıştır.Ez az intézkedés rövid életűnek bizonyult, mert utóda visszaállította a régi zászlót.
Dobi, partinin sol kanadının bir üyesiydi ve komünistlerle iş birliğini savundu.Párt jobb szárnya képviselőjének tartották, ő pedig támogatta az együttműködést a mérsékelt polgáriakkal.
Monty Python grup elemanları Chapman ile çalışmanın zor olduğu konusunda fikir birliğindedirler.A Monty Python többi tagja szerint meglehetősen szerény szókincse volt.
Gine halkı birliğinin vaazını veriyor, Afrika çağırıyor.Guinean kansa, saarnatessaan ykseyttä, kutsuu Afrikkaa.
Modern futbolun ilk yazılı kuralları hazırlayan birliğin başkanlığını yaptı.Jalkapallolle laadittiin ensimmäiset nykyaikaiset säännöt.
Birliğin üyeleri gönüllü olarak çalışmaktadır.Järjestön kaikki jäsenet työskentelevät vapaaehtoisina.
Kazanılan bağımsızlıktan Afrika'nın birliğini inşa edelim.Rakentakaamme Afrikan ykseys vastalöydetyssä itsenäisyydessämme!
Finlandiya ayrıca Avrupa Para Birliğine de üyedir.Myös Euroopan unionissa päätetään Suomen verotuksesta.
Türkiye, Avrupa Birliğine tam üyelik için müzakerelere 2005 yılında başladı.Turkki aloitti virallisesti jäsenyysneuvottelut EU:n kanssa vuonna 2005.
Minnesota 32. eyalet olarak ABD birliğine katıldı.Minnesota on 32. Yhdysvaltoihin liittynyt osavaltio.
Şirketle iş birliğinin ilk çalışması Slania, Şubat 2008'de yayımlandı.Ensimmäinen julkaisu tällä levymerkillä, Slania, julkaistiin helmikuussa 2008.
UNAMID Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliğinin ortak görev yaptığı ilk ve en geniş barış korunma misyonudur.UNAMID on ensimmäinen YK:n ja Afrikan unionin yhteisoperaatio ja samalla suurin rauhanturvaoperaatio.
Sayda kalesine hücum eden 500 kişilik bir Macar Haçlı ordusu birliğinden ancak 3 kişi geri dönebildi.Veran johtamasta 500 miehen retkikunnasta yksikään ei palannut.
MÖ 4 tarihinde fikir birliğine vardıklarını ifade eder.Hän on käsitellyt kirjoituksissaan neljännen seinän ajatusta.
Transparency International), Glasnost: Sovyetler Birliğinin son yıllarında şeffaflık politikası.Iivonen, Jyrki: Neuvostovallan viimeiset vuodet.
Philippos da birliğin hegemonu seçildi.Thessalialaiset valitsivatkin Filippoksen arkontikseen.
Bu subay birliğindeki subaylara şunları söylemiştir.Tämä artikkeli kertoo yksiköstä.
Danimarka egemenliğinde bulunan İsveç'in, Kalmar Birliğinden ayrılması neticesinde savaşa yol açıldı.Kalmarin unionin loppuvaiheessa Ruotsissa esiintyi halua irtaantua unionista.
Birliğin SNK kararnamelerinin tümü her cumhuriyette geçerlidir (13).Jokaisessa DDR:n viidessätoista piirikunnasta (Bezirk) oli CDU:n oma piirikuntayhdistys.
Sparta birliğin dışında kalmıştı.Sparta ei kuulunut liittoon.
Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla ortadan kalmıştır.Matkustajamäärä romahti Neuvostoliiton hajottua.
Parlamentonun görüş birliğine varamadığı bir diğer konu ise yapılması elzem olarak görülen hukuk reformudur.Niissä kysymyksissä, joissa yksimielisyyden katsotaan vallitsevan, laintulkinnan muuttaminen on mahdotonta.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.Τα Άρθρα 2-10 καθόριζαν την δομή των ανωτάτων αρχών της Ένωσης.
Birliğin SNK kararnamelerinin tümü her cumhuriyette geçerlidir (13).Όλα τα διατάγματα από το SNK της Ένωσης ίσχυαν για κάθε δημοκρατία (13).
Madde 1, Birliğin yetkilerinin içereceği sorumlulukların yetkinliğini listeler.Το Άρθρο 1 αναφέρει την αρμοδιότητα των καθηκόντων που θα έχουν οι αρχές της Ένωσης.
Gine halkı birliğinin vaazını veriyor, Afrika çağırıyor.Ο λαός της Γουινέας που κηρύσσει την Ενότητα καλεί την Αφρική.
Orijinal Antlaşma'ya gelince, Anayasanın kabul edilmesi Birliğin düzenini yeniden organize etti.Όσον αφορά την αρχική Συνθήκη, η υιοθέτηση του Συντάγματος αναδιοργάνωσε τον χαρακτήρα της Ένωσης.
Gronland: (1380'den itibaren Danimarka ve Norveç birliğinin bir parçası.Γροιλανδία (από την ένωση Δανίας και Νορβηγίας το 1380.
Uzmanlar en iyi ilaç tedavisi üzerinde fikir birliğine varamamaktadır.Οι ειδικοί διαφωνούν σχετικά με τη βέλτιστη θεραπευτική αγωγή.
En dar kapsamlı tanımlama Sovyetler Birliğinin yaptığı tanımdır.Υπάρχει ως πιο η πιθανή εκδοχή ότι η συνωμοσία ήταν φτιαγμένη από τη Σοβιετική αστυνομία.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod