Ana içeriğe geç
Sözlük

birliğin ile cümle

birliğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlk iş birliğini 1954 yılında Ingmar Bergman ile yaptı.У 1953 році почалася його співпраця з Інгмаром Бергманом.
Yaklaşık olarak 400 firma bu birliğin üyesidir.Компанія стала 14 членом цієї організації.
1650 yılında kent, Jacob De la Gardie'nin birliğine dahil oldu.В 1625 році її продали разом з прилеглими землями Якобу де ла Гарді.
Daha sonra birliğin Çağaloğlu şubesinde görev aldı.Потім обіймав посаду коміта.
Bu birliğin adı Latin Birliği'dir.Ця група називається афінною групою.
Birliğin öncelikli amacı yarışlardaki güvenlik standartlarının artırılmasıydı.Тоді, як і сьогодні, основним завданням організації було підвищення стандартів безпеки під час змагань.
Gençliğinde politik aktif bir üyesi olarak Yugoslavya Komünistler Birliğine üye oldu.Політичну активність почав у юності як член Союзу комуністів Югославії.
1861 - İtalya, ulusal birliğini kurdu.1861 — об'єднання Італії.
1925 yılında Alman Genç Komünistler Birliğine katıldı.У 1926 році вступила в Комуністичний союз молоді Німеччини.
Orijinal Antlaşma'ya gelince, Anayasanın kabul edilmesi Birliğin düzenini yeniden organize etti.У той час еквадорці вірили, що повернення конституційного режиму принесло удачу їхній країні.
Bu durum aynı zamanda tehdit altındaki ülkelerle yakın iş birliğini ve istişareyi gerektirmektedir.І вона вимагає консультації та тісної співпраці з країнами регіону, які можуть опинитися під загрозою.
Brüksel’deki Genel Sekreterlik, birliğin etkinliklerini koordine eder.Офіс Угоди мерів у Брюсселі відповідає за загальну координацію ініціативи.
Gücün aydınlık tarafına geçerek, asi birliğini kurar.Те, як світло падає на обличчя, ви повинні вловити самі.
Sanat ona göre insan zihni için gerekli bir işlevdir ve iş birliğine dayanan bir etkinliktir.Він вважав, що людина є діяльною істотою, а її праця є джерелом добробуту.
Ülke 11 Ekim 1944'te yeniden Sovyetler Birliğine ilhak edilmiştir.Відвойований радянськими військами 11 квітня 1944 року.
Fiyatlar gümüş miktarıyla belirlenen para birimi birliğine göre verilirdi.Народ мав приймати їх за однією ціною зі срібними копійками.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.У главах 3–9 2-го розділу визначалася система органів влади СРСР.
Her iki rengin ortasında bulunan beyaz ise ülkenin kuzey ve güneyinin birliğini temsil etmektedir.Білий перев'яз прикрашений з обох сторін білим мереживом символізує північну частину регіону.
Uzmanlar en iyi ilaç tedavisi üzerinde fikir birliğine varamamaktadır.Експерти не дійшли згоди щодо того, які ліки є найкращими.
Şehir, Alman birliğinden beri dikkate değer ölçüde gelişmiştir.Важливість міста різко зросла після німецького вторгнення у Радянський Союз.
Tom düşmanla iş birliğinden suçlandı.Тома звинуватили у співпраці з ворогом.
"Brexit" İngiltere'nin Avrupa Birliğinden çekilmesi anlamına gelir.Під терміном «Брексит» мається на увазі вихід Великобританії з Європейського Союзу.
10 Temmuz - Wyoming Amerika Birleşik Devletleri birliğine 44. eyalet olarak katıldı.10. července – Wyoming se stal 44. státem USA.
Oneworld aynı zamanda dünyanın en büyük üç global havayolu taşımacılığı birliğinden biridir.Oneworld je jednou ze tří největších světových aliancí leteckých společností.
Görüş birliğinin sağlanamadığı durumlarda WTO, oylama yöntemini kullanmaktadır.V určitých situacích, kdy členové nejsou schopni dosáhnout konsenzu, umožňuje WTO hlasování.
1947 Anayasası'na göre İmparator, "ülkenin ve halkın birliğinin sembolü"dür.Podle ústavy z roku 1947 je japonský císař „Symbol státu a jednoty lidu“.
29 Ocak – Kansas, ABD birliğine 34. eyalet olarak katıldı.29. ledna – Kansas se stal 34. státem USA.
Almanya ile iş birliğini savundu.Věřil ve spolupráci s Německem.
Film Sovyetler Birliğinde 20,8 milyon kişi tarafından izlendi.V biografech ji podle Unie filmových distributorů vidělo 8,2 milionu lidí.
Gronland: (1380'den itibaren Danimarka ve Norveç birliğinin bir parçası.V jeho rámci - resp. v rámci dánsko-norské personální unie - se staly roku 1380 součástí Dánska.
Jefferson Davis bu birliğin ilk başkanı oldu.Carson Daly se stal jediným porotcem.
SAS birliğinden Task Force 141 birliğine geçmiştir.Dopadla ho Task force 141.
Büyük Ustât: Birliğin mutlak hâkimidir.Č: Můj návrh je jasný.
1963 yılında İsrail Savunma Güçleri'ne (IDF) katılan Dagan paraşütçü birliğinde görev aldı.V roce 1963 nastoupil povinnou vojenskou službu v Izraelských obranných silách (IOS), kde se stal výsadkářem.
1933'te tank birliğine geçti (keşif bölümü).Do skautského oddílu vstoupil v roce 1933.
Birliğin merkezi Ankara'dadır.Centrála společnosti je v Ankaře.
İlk olarak Asurlular, Muşkilerin (Moshiler ya da Meshiler) kabile birliğini yenilgiye uğrattılar.Někdy předtím byly k Čekanicím připojeny nedaleké Lažany.
Tecavüze karşı savaş deyimi Sovyetler Birliğinden önce ABD ve Japonya tarafından kullanıldı.Porušila rezoluci Rady bezpečnosti, tvrdí Spojené státy a Japonsko.
Bölge nüfusunun büyük bölümü birliğin oluşturulması konusunda destek vermişlerdir.Výbor myšlenku zformování divize podpořil.
Aalto'lar bürolarını 1927'de Turku'ya taşıdı ve mimar Erik Bryggman ile iş birliğine gitti.Roku 1927 se přestěhoval do Turku, kde si otevřel kancelář spolu s architektem Erikem Bryggmanem.
Birliğin bütünü dünya genelinde oldukça büyük bir ekonomik pazara hakimdir.Finanční plán hraje velmi důležitou roli v rámci celého podnikatelského plánu.
O daha sonraları Mishakal'ın Peygamberi olarak isimlendirilmiş ve Kutsal Birliğin başına geçmiştir.Pro své zlé jednání byl napomínán a varován prorokem Elijášem.
Birliğindeki pek çoğu, kardeşi Henrich de dahil taraf değiştirerek Philip yanına geçiyordu.Mnoho jeho spojenců včetně bratra Jindřicha poté přešlo na Filipovu stranu.
Mısır'ın Afrika Birliğindeki üyeliği askıya alındı.V Egyptě se účastnil summitu Organizace africké jednoty.
1971 yılında Yöneylem Araştırması birliğinden gümüş madalya aldı.Roku 1929 obdržel stříbrnou medaili Ministerstva školství.
Birliğin üyeleri gönüllü olarak çalışmaktadır.Činnost ve spolku je dobrovolná.
Birliğin daha öteye gidip gitmediği belli değildir.Neví se, jestli bitvu přežila nebo ne.
ÇOBANOBA dostluk, kardeşlik ve birliğin sembolleştiği bir köydür...Vinnetou se stává symbolem míru, lásky a bratrství mezi lidmi.
Grup Granit destek birliğini çağırdı.Warwick velel záložním oddílům.
Ordu Scipio’nun birliğine katılacak ve Hannibal ile savaşacaktı.Podpora Scipiona v tažení proti Hannibalovi.
Fakat bu eylemlerle ilgili bir fikir birliğine varılamadı.V komunitě pro tyto své úmysly však příliš pochopení nenašel.
Machiavelli, İtalyan birliğinin kurulmasında önemli derecede çaba göstermiştir.Machiavelli napsal o tom, jak učinit organizaci efektivní.
Mısır, Arap Birliğindeki ülkelerin bu antlaşmayı imzalamaması yönünde ağır baskısı altında idi.Egypt byl pod silným tlakem ostatních arabských zemí, aby nepodepisoval bilaterální mírovou smlouvu.
Friedrich Carl, kruvazör birliğinin komutanı Tuğamiral Schmidt'in bayrak gemisiydi.Kamoi byl vlajkovou lodí velitele konvoje.
Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla ortadan kalmıştır.Zanikla s rozpadem SSSR.
Yüzbaşı John Price - 22. SAS birliğinin lideri.(1.–7. řada) poručík John Stillman - Nadřízený oddělení.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.Articlolele 2-10 determinau structura autorităților supreme ale uniunii.
Birliğin amacı, edebiyat alanında parti ve devletin kontrolünü sağlamaktı.Scopul Uniunii era de a realiza controlul de partid și de stat în domeniul literaturii.
Uzmanlar en iyi ilaç tedavisi üzerinde fikir birliğine varamamaktadır.Experții nu au căzut de acord asupra celui mai bun medicament.
Bu Moğol orduları arasındaki ilk savaştı ve imparatorluk birliğinin bozulmasının açık göstergesiydi.Acesta a fost primul război deschis între mongoli și a semnalat sfârșitul imperiului unit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod