birleştirmek ile cümle
birleştirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tasarısı Avrupa’nın çeşitli bölgelerindeki sosyalist liderleri birleştirmekti.Le but est d'unifier les socialistes des différentes parties de l'Europe.
O, şarkıları birleştirmek istemediğini defalarca beyan etti.Elle sentait qu'elle ne pouvait pas mélanger les chansons ensemble.
Amaçları tüm Rusya’daki devrimcileri birleştirmekti.Nous unirons tous les travailleurs de Russie.
Bunlardan birincisi, Kore'yi birleştirmek için bir yol bulmaya çalışmaktı.Il tente d'abord de s'assurer une route aisée en passant par la Corée.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Según la leyenda, cuando Roy Mata conquistara la tierra, su primer objetivo era unir a las tribus.
14 Ağustos’ta, Francesc Viladomat ve Comú of Encamp2 firmayı birleştirmek adına bir sözleşme imzalamışlardır.El 14 de agosto, Francesc Viladomat y el Comú of Encamp firmaron el acuerdo de fusión de las dos compañías.
Şing Mun Nehri'nin iki yakasını birleştirmek için üzerine çeşitli köprüler yapılmıştır.Se construyeron algunos puentes para conectar las dos orillas del río.
Bu yöntem müzik ile dansı birleştirmekte ve öğrencinin aktif katılımı ile gerçekleşmektedir.Muy a menudo, esta música va acompañada de la danza y la participación por parte de la audiencia.
İkisini birleştirmek beni çok mutlu etti.Se me hacía tan fácil juntar las dos cosas.
Kaluza- Klein teorisi yerçekimi ve elektromanyetik kuvveti birleştirmek için kullanılır.La teoría Kaluza-Klein usa la quinta dimensión para unificar la gravedad con la fuerza electromagnética.
Eklerle veya sözcükleri birleştirmekle yeni sözcükler oluşturulabilir.A partir de ahí puede pasarse a la composición de palabras nuevas y a la escritura.
Ve bu ismi Vampir Avcısı ile birleştirmek, şey gibi hissettirdi—bir B filmi gibi.Giustapporre questo alla Cacciatrice di Vampiri pareva una cosa da B movie.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Secondo la leggenda, quando Roi Mata conquistò la terra, il suo primo obiettivo fu quello di unire le tribù.
Şing Mun Nehri'nin iki yakasını birleştirmek için üzerine çeşitli köprüler yapılmıştır.Sono stati inoltre costruiti parecchi ponti per collegare le due sponde del fiume Shing Mun.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Согласно легенде, когда Рой Мата завоевал эти землю, его первой целью было объединить местные племена.
Zor olan, o fikirle oturmak, onu geliştirmek, başka fikirlerle tutarlı bir şekilde birleştirmek.Самое сложное — культивировать эту идею, развивать её и последовательно объединять с другими замыслами.
İki nehir yatağı o dönemden beri bir kanalı birleştirmektedir.Эти две реки соединяет канал.
Ana şakıma, hem erkek hem de dişi tarafından bölge tespiti ve grubu birleştirmek için kullanılır.Основным сигналом является трель, издаваемая самцом и самкой для защиты территории и объединения в группы.
O, şarkıları birleştirmek istemediğini defalarca beyan etti.Она поняла, что не сможет смешать все песни вместе.
Onun adaylığı Suriye siyasetinde "teknokratik ve Baas eğilimleri" birleştirmek için söylenmiştir.وقد قيل إن ترشيحه يجمع بين "الاتجاهات التكنوقراطية و البعثية" في السياسة السورية.
Afganistan ve Irak işgallerine karşı mücadeleyi birleştirmek için çabaladı.وأنها تعمل مع الأمم المتحدة ومصر لاستعادة الهدوء.
Oyunu ve öğrenmeyi mantıklı bir şekilde birleştirmektedir.ومن الصعب إيجاد لعبة تعليمية وممتعة في نفس الوقت.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.De acordo com a lenda, quando Roi Mata conquistou a terra, seu primeiro objetivo foi unificar as tribos.
İki nehir yatağı o dönemden beri bir kanalı birleştirmektedir.Neste ponto, o rio tinha dois canais.
Ve bu ismi Vampir Avcısı ile birleştirmek, şey gibi hissettirdi—bir B filmi gibi.Hierdoor wordt hij afgewezen voor een rol als vampier in een B-film.
Tasarısı Avrupa’nın çeşitli bölgelerindeki sosyalist liderleri birleştirmekti.Het idee was om socialistische leiders uit heel Europa te verenigen.
İki nehir yatağı o dönemden beri bir kanalı birleştirmektedir.De afwatering van twee delen ging vanaf dat moment naar dit kanaal.
İkisini birleştirmek beni çok mutlu etti.De twee zijn blij verenigd te zijn.
Ancak bu aynı verileri değişik olarak birleştirmektedirler.Dit is het enige getal waarvan het tegengestelde gelijk is aan zichzelf.
Ada genellikle şiiri ve bilimi birleştirmek üzerine temel varsayımları sorgulardı.Lovelace często kwestionowała podstawowe założenia przez łączenie poezji i nauki.
Ada genellikle şiiri ve bilimi birleştirmek üzerine temel varsayımları sorgulardı.Lovelace ifrågasatte ofta grundläggande antaganden genom att kombinera poesi och vetenskap.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Enligt legenden var Roi Matas första mål, efter att ha erövrat landet, att ena stammarna.
Hirado Köprüsü, bu iki adayı birleştirmektedir.Міст-дамба зв'язує ці два острови.
Eserlerinde soyut ve somut sanatı aynı resimde birleştirmektedir (Weberizm).Jeho práce jsou kombinací abstrakce a realismu v jednom obraze (weberismus).
Tasarısı Avrupa’nın çeşitli bölgelerindeki sosyalist liderleri birleştirmekti.Planul lor era să-i unească pe liderii socialiști din toată Europa.
O, şarkıları birleştirmek istemediğini defalarca beyan etti.Multe formații aleg să nu cânte live.
Öyle ki bu dönemde inşa edilen binalar genel olarak Avrupa tarzıyla Ortadoğu tarzını birleştirmekteydi.A források környékét azután az európai ízlésnek megfelelően építették ki.
Tasarısı Avrupa’nın çeşitli bölgelerindeki sosyalist liderleri birleştirmekti.Heidän tavoitteenaan oli yhdistää Euroopan eri osissa asuvat sosialistijohtajat.
İki nehir yatağı o dönemden beri bir kanalı birleştirmektedir.Οι δύο αυτοί οικισμοί συνδέονται οδικώς μέσω μιας σήραγγας από το 1988.
Amaçları tüm Rusya’daki devrimcileri birleştirmekti.Αυτό έγινε για να ενοποιηθούν οι Προτεστάντες σε όλη τη Γερμανία.
İki nehir yatağı o dönemden beri bir kanalı birleştirmektedir.Disse to kanaler danner sammen Canal des Deux Mers.
Hirado Köprüsü, bu iki adayı birleştirmektedir.Røssesund bru forbinder de to øyene.
Yugoslavya Krallığı tüm Güney Slavlarını birleştirmek amacıyla kurulmuştur.Pendukung gerakan yugoslavisme ingin agar semua wilayah Slavia Selatan disatukan dalam suatu negara.
Eserlerinde soyut ve somut sanatı aynı resimde birleştirmektedir (Weberizm).作品には抽象派と写実派が同じ絵の中に組み込まれている(ウェーバーリズム)。
O, şarkıları birleştirmek istemediğini defalarca beyan etti.彼女は、多くの彼女の歌は題名すら思い出せないと述べている。
Genellikle malzemeleri kesmek, işleme yapmak veya birleştirmek için kullanılırlar.用戶常常有需要去進行剪下和貼上。
O, şarkıları birleştirmek istemediğini defalarca beyan etti.합창(合唱)은 여러 사람이 함께 노래를 부르는 것을 말한다.
Tuna Nehri üzerinde bulunan köprü Tuna'nın iki yakasını birleştirmektedir.בנוסף, שני גשרים על שמו עוברים מעל לנהר האדום.
Bu zımba kâğıtları birleştirmek yanında, kitapları, kutuları ve halıları tutturabilmekteydi.Ich veľkosť ich umožňovala umiestňovať ľahko do vrecka saka, balíčkov a kníh.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Pagal legendą, Roi Mata užkariavo šias žemes ir stengėsi suvienyti vietines gentis.
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir.Aber alles was ich tun muss um euch zurück auf euren Platz zu verweisen ist diese Finger zu vereinen.
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir. [elini yumruk yapar]하지만 당신의 장소에서 다시 당신을 할 필요가 그 자리를 함께 가져.
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir. [elini yumruk yapar]Όμως το μόνο που πρέπει να κάνω για να σε βάλω πίσω στην θέση σου είναι να ενώσω τα δάχτυλα.
Ama size gününüzü göstermek için yapmak gereken yer, alıp bu parmakları birleştirmektir. [elini yumruk yapar]لكن كل ما علي فعله هو إعادتك إلى مكانتك و جمع تلك الأصابع مع بعضها البعض
Ardından farklı fotoğrafları birleştirmek gelir.Aztán a különböző fotók összeszerkesztéséről van szó.
Ardından farklı fotoğrafları birleştirmek gelir.Danach geht es um die Kombination der verschiedenen Bilder.
Ardından farklı fotoğrafları birleştirmek gelir.Dan gaat het om het combineren van verschillende foto's.
Ardından farklı fotoğrafları birleştirmek gelir.Depois, trata-se de combinar as diferentes fotografias.
Ardından farklı fotoğrafları birleştirmek gelir.Derefter skal der kombineres forskellige fotos.
Ardından farklı fotoğrafları birleştirmek gelir.Ensuite, il s'agit de combiner les différentes photographies.