Ana içeriğe geç
Sözlük

birleştirme ile cümle

birleştirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak, birleşme enerjisi üzerinde, 100 GeV mertebesinde, tek bir elektrozayıf yürürlüğe birleştirme olacaktır.Ovanför den förenande energin runt 100 GeV, går de ihop till en enda elektrosvag kraft.
Ayrıca her Windows sürümünde dâhilî Disk Birleştirme Aracı yer almaktadır.Det finns även ett inbyggt diskrensningsverktyg i Windows.
Ada genellikle şiiri ve bilimi birleştirmek üzerine temel varsayımları sorgulardı.Lovelace ifrågasatte ofta grundläggande antaganden genom att kombinera poesi och vetenskap.
Her iki grup da çabalarını tek bir “Detektör Grup“ oluşturmak için birleştirmeye karar verdiler.De båda anser dock att de ska komplettera varandra och bilda ett "tränarteam".
Kolayca bulmak ve kopyaları birleştirme.Läs, jämför, innan du köper.
Arka dikiş ayrıca iki kumaş parçasını el dikişinde birbiriyle birleştirmede kullanılabilir.Ibland kan också medarna delas av bakom ryggstödet med två bultar.
Efsaneye göre, Roi Mata oradaki toprakları fethedince, ilk amacı kabileleri birleştirmekti.Enligt legenden var Roi Matas första mål, efter att ha erövrat landet, att ena stammarna.
Hem ekstraktif metalurjide hem de metal birleştirmede kullanılırlar.Det används också i verktyg för metallbearbetning och som isolator i halvledarkomponenter.
Hirado Köprüsü, bu iki adayı birleştirmektedir.Міст-дамба зв'язує ці два острови.
2 Aralık 1950'de BM Genel Kurulu 390 A (V) Kararı ile Eritre'yi Etiyopya ile birleştirmeyi kararlaştırdı.2 грудня 1950 року ООН прийняла резолюцію № 390А про об'єднання Еритреї та Ефіопії в рамках федерації.
Kitabın kayıp parçalarını birleştirmeye çalışmışlar fakat başarılı olamamışlardır.Було отримано кілька спроб розшифровки листи, але вони не були успішними.
Ama Çin'i birleştirmeyi başaramadı.Тому він не зміг потрапити до Китаю.
Tarihsel olarak ilk "birleştirme" diyebileceğimiz çalışma, Newton tarafından yapıldı.Перше видання «Начал» Ньютона давно розійшлося.
Adayı İngiliz yönetiminden çıkarıp Yunanistan ile birleştirme (Enosis) fikrini benimsedi.Мета організації полягала в тому, щоб вигнати британський уряд з островів, та об'єднатися з Грецією.
Daha hızlı birleştirme işlemi içim mekanik splicing kullanılır.Для з'єднання нашвидкуруч використовується механічний спосіб.
Aktivistlere göre bayrak, her şeyden önce insanları barış ve özgürlük için birleştirmenin bir simgesi.За словами активістів, прапор насамперед є символом об'єднання людей за мир та свободу.
RFC 791 belgesi IP parçalama, taşıma ve datagramların yeniden birleştirme prosedürünü tanımlar.RFC 791 popisuje postup pro fragmentaci IP datagramů, jejich přenos a zpětné sestavení.
RFC 815 ise birleştirmenin kolaylaştırılmış algoritmasını tanımlar.RFC 815 popisuje zjednodušený algoritmus, který lze u síťových zařízení snadno realizovat.
Çokluk dinamik ağı Birleştirme kurallarının yanı sıra, karmaşık bir sistemin dinamik ağı önemlidir.Dynamická síť rozmanitosti Stejně tak jako pravidla párování, je důležitá dynamická síť komplexního systému.
Eserlerinde soyut ve somut sanatı aynı resimde birleştirmektedir (Weberizm).Jeho práce jsou kombinací abstrakce a realismu v jednom obraze (weberismus).
Mythbuntu: MythTV yayınlarını Ubuntu ile birleştirmeyi amaçlayan türevi.Mythbuntu je kombinace Ubuntu distribuce s MythTV.
Ama Çin'i birleştirmeyi başaramadı.Singapur si v Číně nezajistila.
Bilgileri parça parça birleştirmeye başlıyor ve bir süre sonra konuyu kendi meselesiymiş gibi kabulleniyor.Jen je záměrně pozve o trochu dříve, aby jim vysvětlila, jak se mají chovat.
Simyacı unvanını, simyasını kol gücü ile birleştirmesinden almıştır.Požádal muže, aby zatáhl za lano, jak nejsilněji může, a sílu měřil siloměrem.
Kolayca bulmak ve kopyaları birleştirme.Snadné hledání a slučování duplikátů.
Tasarısı Avrupa’nın çeşitli bölgelerindeki sosyalist liderleri birleştirmekti.Planul lor era să-i unească pe liderii socialiști din toată Europa.
O, şarkıları birleştirmek istemediğini defalarca beyan etti.Multe formații aleg să nu cânte live.
Zıddı Birleştirme işlemidir.Sărutul înseamnă unirea.
Kiliseleri birleştirme girişiminde başarısız oldu.Au avut loc tentative de unificare a bisericii.
1990 - Doğu Almanya ve Batı Almanya ekonomilerini birleştirme kararı aldı.1990 – Kelet- és Nyugat-Németország egyesíti gazdaságát.
Öyle ki bu dönemde inşa edilen binalar genel olarak Avrupa tarzıyla Ortadoğu tarzını birleştirmekteydi.A források környékét azután az európai ízlésnek megfelelően építették ki.
Bu uygulama öğrencilerin teorik bilgilerini pratik beceri ile birleştirmesini sağlar.Pedagógusként arra törekedett, hogy az elméleti oktatást lehetőség szerint összekapcsolja a gyakorlattal.
Tasarısı Avrupa’nın çeşitli bölgelerindeki sosyalist liderleri birleştirmekti.Heidän tavoitteenaan oli yhdistää Euroopan eri osissa asuvat sosialistijohtajat.
Bu uygulama öğrencilerin teorik bilgilerini pratik beceri ile birleştirmesini sağlar.Osaaminen tarkoittaa sitä, että opiskelija pystyy yhdistämään teoreettisen tiedon käytännön työhön.
Ekber farklı dinsel inanışları birleştirmeye çalıştı.Hubbard sanoi yhdistäneensä uskontoon monen uskonnollisen ajattelijan ajatuksia.
1990 - Doğu Almanya ve Batı Almanya ekonomilerini birleştirme kararı aldı.Itä- ja Länsi-Saksan yhdistymistä vuonna 1990 käsitellään artikkelissa Saksan jälleenyhdistyminen.
Ayrıca filmin mizahı umutsuzlukla birleştirme kapasitesinden övgüyle söz edildi.Myös aikalaiskritiikeissä elokuva sai yksimielisesti kehuja.
Zıddı Birleştirme işlemidir.Πως φθάσαμε στην Ενσωμάτωση.
İznik, doğu sınırlarını yüzyılın geri kalanı için birleştirmeyi başardı.Ο Παράσχος επέζησε όλων των άλλων ρομαντικών ποιητών φτάνοντας μέχρι το κατώφλι του επόμενου αιώνα.
İki nehir yatağı o dönemden beri bir kanalı birleştirmektedir.Οι δύο αυτοί οικισμοί συνδέονται οδικώς μέσω μιας σήραγγας από το 1988.
Amaçları tüm Rusya’daki devrimcileri birleştirmekti.Αυτό έγινε για να ενοποιηθούν οι Προτεστάντες σε όλη τη Γερμανία.
İçtihadı Birleştirme Kararları Yargıtay tarafından verilmiş olan kararlarıdır.Προκειμένου περί αποφάσεων οι κατ΄ αυτών εφέσεις εκδικάζονται ανάλογα του δικαστηρίου που εξέδωσε την απόφαση.
Babasının Rus topraklarını birleştirme çabalarını devam ettirdi.Hendes nuværende russiske sprogkundskaber har hun derfor måttet genopdage.
İki nehir yatağı o dönemden beri bir kanalı birleştirmektedir.Disse to kanaler danner sammen Canal des Deux Mers.
Bu birleştirme, kirlenmiş alanlarda kullanımında idealdir.Denne kombinasjonen gjør dem ideelle for bruk i forurensede områder.
Dinleyicilerine seslerini tek olarak birleştirmeye ve tanıdık oktavı birlikte söylemeye çağırıyor.Han ber lytterne om å blande sine stemmer til én og synge den kjente skalaen sammen.
Biraz aşağıda da birleştirmede yer alan her kelime, kendi eski anlamını saklamış olabilir.Hvert dunkle ord og hver lille hentydning kan skjule sin egen betydning og mening.
Tanah'a göre, Davut sonunda Yehuda ve İsrail'i birleştirmeyi başarır.I den bibelske redegjørelsen greide David endelig å virkelig forene Judea og Israel.
İznik, doğu sınırlarını yüzyılın geri kalanı için birleştirmeyi başardı.Den usentrale beliggenheten skyldes at landets grenser har endret seg gjennom århundrene.
Üçüncü birleştirme mastar hâlleri -yti ile biten eylemlere uygulanır.Medlemmene av den tredje gruppen tar stoffet de er avhengige av med glede.
Hirado Köprüsü, bu iki adayı birleştirmektedir.Røssesund bru forbinder de to øyene.
Genel Yöntem: Araya sokma, değiştirme, seçme, birleştirme vb.Metode Umum: memasukkan, menukar, memilih, menggabungkan, dll.
Yugoslavya Krallığı tüm Güney Slavlarını birleştirmek amacıyla kurulmuştur.Pendukung gerakan yugoslavisme ingin agar semua wilayah Slavia Selatan disatukan dalam suatu negara.
Ayrım, ilişki veya birleştirme işlemleri birey ya da bir topluluk için bir anlam oluştururlar.Kelompok Kedua terdiri dari kelompok campuran, baik laki-laki maupun perempuan.
Ancak, birleşme enerjisi üzerinde, 100 GeV mertebesinde, tek bir elektrozayıf yürürlüğe birleştirme olacaktır.Di atas penyatuan energi, pada urutan 246 GeV, mereka akan bergabung menjadi satu gaya elektrolemah.
Biraz aşağıda da birleştirmede yer alan her kelime, kendi eski anlamını saklamış olabilir.Pengertian dalam beberapa istilah di bawah ini mungkin ada yang saling tumpang tindih.
Yine de Lazar bütün Sırpları otoritesi altında birleştirme konusunda başarılı olamamıştır.Namun, Thessalia hampir tidak pernah bersatu di bawah satu pemerintahan.
Bu işleme imaj birleştirme işlemi denilmektedir.Prosesnya disebut unifikasi.
RFC 815 ise birleştirmenin kolaylaştırılmış algoritmasını tanımlar.RFC 815 では単純化した再構築アルゴリズムが記述されている。
Heisenberg , S-matrisini kararlaştırmak için birleştirme kullanımı önerisinde bulunmuştur.ハイゼンベルクはS行列を決定するためにユニタリ作用素を用いることを提案した。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod