Bu çığır açıcı bir araştırma. Amacı Amestris simyasını Xing simyasıyla birleştirmek.É uma investigação inovadora que tenta fundir alquimia amestrisiana e alkahestry xingesa.
Bu çığır açıcı bir araştırma. Amacı Amestris simyasını Xing simyasıyla birleştirmek.To przełomowe badania, które starają się połączyć amestryzjańską alchemię z xingeseńską alkahestrią.
Bu çığır açıcı bir araştırma. Amacı Amestris simyasını Xing simyasıyla birleştirmek.Tutkimus yrittää yhdistää Amestrisin alkemian ja Xingin alkahestryn.
Bu çığır açıcı bir araştırma. Amacı Amestris simyasını Xing simyasıyla birleştirmek.Είναι επαναστατική έρευνα που επιχειρεί να συνδυάσει αλχημεία και αλκαεστρία.
Bu çığır açıcı bir araştırma. Amacı Amestris simyasını Xing simyasıyla birleştirmek.Это новаторское исследование - попытки соединить аместризианскую алхимию и ксингскую алкагестрию.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.Dans ce cas-là -- ça c'est la ligne de montage que vous avez vue, et en voici un cliché.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.En este caso particular -- ésta es la línea de ensamblamiento que vísteis, y ésta es una foto de eso.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.În acest caz particular -- aceasta este linia de asamblare pe care ați văzut-o, și aceasta este o poză cu ea.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.In diesem Fall - diesen Arbeitsplatz haben Sie gerade im Video gesehen, das ist ein Foto davon.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.In questo caso particolare - ecco la catena di montaggio di prima, in questo scatto.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.여기 특별한 케이스가 있는데요, 이건 여러분이 보셨던 조립 라인이고, 여기 이 사진이 그걸 찍은 것입니다.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.Na tym slajdzie widzimy linię montażową z filmu - oto ujęcie z tej linii.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.V tomto případě, toto je ta montážní linka, kterou jste viděli, a toto je její záběr.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.В този случай... това е поточната линия, която видяхте, а това е нейна снимка.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.Конкретно в этом случае: вот снимок сборочного конвейера, который вы уже видели.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.במקרה הספציפי הזה - זה קו הייצור שראיתם, וזוהי תמונה שלו.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.في هذه الحالة بالذات -- وهذا هو خط التجميع الذي رأيته ، وهذه لقطة من ذلك.
Bu durumda -- bu gordugunuz birlestirme bolumu; bu ondan bir kare.組み立てラインの写真ですが 被写界深度を得るために 絞りを小さくしなくてはならず
Bu gibi durumlarda, UUIM elde bulunan tüm bilgileri ulusal bir tabloda birleştirme rolünü üstlenebilir.• la elaboración de informes y la divulgación de los resultados.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Acesta a fost o mare unificare pentru acele zile, deşi azi o luăm de bună.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.C'était une grande unification à l'époque, bien qu'aujourd'hui on prenne ça pour acquis.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Das war für damalige Zeiten eine große Vereinheitlichung, obschon es für uns heute selbstverständlich ist.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Dat was een grote stap destijds, hoewel deze vandaag de dag voor lief wordt genomen.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Esa era una gran unificación para esos días, a pesar que hoy la damos por sentado.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Ez egy nagy egységesítés volt akkoriban, viszont ma már elfogadott tény.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Fu una grande unificazione per quell'epoca, sebbene oggi la si dia per scontata.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Isso foi uma unificação enorme para aquele tempo, embora atualmente a consideremos como um dado adquirido.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.오늘날에는 당연한 것으로 받아들이지만, 그 당시에는 굉장히 큰 통합이었습니다.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Na tie dni to bolo veľké zjednotenie, aj keď to dnes považujeme za dané.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Na tu dobu to bylo obrovské sjednocení, jakkoli to dnes bereme jako hotovou věc.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.To była wielka unifikacja jak na tamte czasy, chociaż dzisiaj jest to dla nas oczywiste.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.По тем временам это было огромное обобщение, хотя сегодня оно воспринимается как само собой разумеющееся.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Това било голямо обединение за онези дни, въпреки че днес ние го приемаме за даденост.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.Це було великим об'єднанням для тих часів, хоча сьогодні ми вважаємо це очевидним.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.זו היתה הכללה ענקית לאותם ימים, למרות שהיום זה מובן מאליו.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.كان ذلك توحيد كبير لتلك الأيام، رغماً عن أننا نأخذها اليوم كأمر مسلّم به.
Bugün artık sorgusuz sualsiz kabul etmemize rağmen bu, o günler için büyük bir birleştirme idi.重力の法則と同じです
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Como estava interessado em integrar estes dois mundos, pensei em post-its.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Fordi jeg var interesseret i at integrere disse to verdener, tænkte jeg på sticky notes.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Inną drogą integracji tych światów były dla mnie karteczki.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Karena ingin menyatukan kedua dunia ini saya jadi teringat kertas berperekat.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Mivel érdekelt ennek a két világnak a találkoztatása eszembe jutottak a post-it üzenetek.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Omdat ik deze twee werelden wilde integreren, dacht ik aan post-its. Ik dacht:
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Parce que je voulais intégrer ces deux mondes, j'ai pensé aux mémos.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Por el interés que tenía en integrar estos dos mundos, Pensé en las notas adhesivas.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Siccome ero interessato ad integrare questi due mondi, ho pensato ai foglietti adesivi.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.저는 실생활과 디지털세계를 통합하는데 관심이 많았기 때문에, 이런 sticky note (역주: 포스트잇) 장비를 생각해 냈습니다.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Vì tôi muốn hòa nhập hai thế giới đó, và nghĩ đến các mẩu giấy ghi nhớ.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Weil es mich sehr interessiert hat diese zwei Welten ineinander zu integrieren, dachte ich an Klebenotizen.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Zájem o propojování těchto dvou světů mne vedlo k úvahám o post-itech.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Понеже бях заинтересован от интегрирането на тези два свята, си мислех за лепящи се листчета.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.Поскольку мне хотелось объединить электронный и физический мир, я подумал о клейких листочках для заметок.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.מכיוון שרציתי לשלב את שני העולמות הללו, חשבתי על פתקיות מדבקה.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.لأني كنت مهتما بدمج العالمين الرقمي و الحقيقي، فكرت في الصفحات اللاصقة.
Bu iki dünyayı birleştirmekle ilgilendiğimden, yapışkan notları düşündüm.次に考えたのは付箋メモです 普段使っている付箋メモを
Bu işlem şu anda yapılamaz çünkü dizin birleştirmesi hala devam ediyor.Attualmente non si può effettuare questa operazione perché è in corso una fusione tra cartelle.
Bu işlem şu anda yapılamaz çünkü dizin birleştirmesi hala devam ediyor.Cette opération n'est actuellement pas possible car une fusion de dossiers est en cours.
Bu işlem şu anda yapılamaz çünkü dizin birleştirmesi hala devam ediyor.Den här åtgärden är för närvarande inte möjlig eftersom katalogsammanfogning för närvarande kör.
Bu işlem şu anda yapılamaz çünkü dizin birleştirmesi hala devam ediyor.Denne operation er ikke mulig lige nu da mappe- indfletningen kører for øjeblikket.
Bu işlem şu anda yapılamaz çünkü dizin birleştirmesi hala devam ediyor.Deze handeling is niet mogelijk omdat er momenteel een map wordt samengevoegd.