birleşme ile cümle
birleşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Articulați șase chibrituri și obțineți un icosaedru.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Avec un joint de six, vous faites un icosaèdre.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Com isto aqui, fazemos uma junção de seis, e obtemos um icosaedro.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Đây là một khớp 6 que, bạn tạo ra một khối 20 mặt.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Dit was -- maak een verbinding van zes, en je krijgt een icosaëder.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Dzięki złączu z sześciu zapałek możemy zrobić dwudziestościan.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Ez például... ha hatot összekötnek, egy ikozaéder lesz.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Ora con questi -- ne unisci sei e ottieni un icosaedro.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Se hace una unión de seis y queda un icosaedro.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.To bylo -- spojíte šest, uděláte dvacetistěn.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Vytvoríte šesťkĺb, dostanete dvadsaťsten.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Τώρα αυτό ήταν -- φτιάχνεις μια ένωση των έξι, φτιάχνεις ένα εικοσάεδρο.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Отже, з'єднавши шість сірників, легко створити двадцятигранник.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Правите връзка от шест, правите този икосаедър.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.Теперь - соединение из шести и выходит двадцатигранник.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.עושים חיבור של שישה, מקבלים עשרימון (גוף בעל 10 פיאות).
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.الآن هذا كان -- تحدث وصلة لستة، فتشكل عشريني الأوجه.
Nerede kalmıştık -- Altı birleşme noktasıyla yirmi yüzlü yapabilirsiniz.こんな二十面体が出来ます 少しいじれば
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Acidul oxalic este două molecule de dioxid de carbon unite împreună.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Asam oksalat adalah dua molekul karbon dioksida yang bersatu.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Axit oxalic là 2 nguyên tử cacbon dioxit kết hợp với nhau.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Az oxálsav két összekapcsolódó széndioxid molekulából áll.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.El ácido oxálico son dos moléculas de dióxido de carbono unidas.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.옥살산은 두 개의 이산화탄소 분자가 하나로 합쳐진 것인데요,
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Kwas szczawiowy to dwie cząsteczki dwutlenku węgla.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Kyselina šťavelová jsou dvě spojené molekuly oxidu uhličitého.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Kyselina šťaveľová pozostáva z dvoch spojených molekúl CO2.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.L'acide oxalique est fait de deux molécules de dioxyde de carbone assemblées.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.L'acido ossalico è composto da due molecole di CO2 unite insieme.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Oksaalihapossa kaksi hiilidioksidimolekyyliä liittyy toisiinsa.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Oxaalzuur bestaat uit twee koolzuurmoleculen die aan elkaar vastzitten.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Oxalsäure das sind zwei verbundene Kohlendioxid-Moleküle.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Oxalsyra är två bundna koldioxidmolekyler.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Oxalsyre er to forbundne kuldioxid-molekyler.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Τα οξαλικά οξέα είναι δύο συνδεδεμένα μόρια διοξειδίου του άνθρακα.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Оксаловата киселина представлява две молекули въглероден диоксид, свързани заедно.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.Щавелевая кислота - это две молекулы диоксида углерода, объединённые вместе.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.חומצה אוקסלית מורכבת משתי מולקולות של פחמן דו חמצני המחוברות זו לזו.
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.الحمض الأكسليكي عبارة عن جزيئان ثاني أكسيد الكربون
Oksalik asit, iki carbon dioksit molekülünün birleşmesinden meydana gelir.菌類や菌糸体により
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.A la protocélula AB le gusta bailar, mientras que la protocélula B se fusiona, ¿OK?
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.La protocella AB vuole danzare un po', mentre la protocella B si fonde.
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.La protocellule AB aime danser un moment, tandis que la protocellule B effectue la fusion, d'accord?
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Protobuňka AB teď křepčí okolo a protobuňky B se mezitím spojily.
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Protobunka AB trochu rada tancuje na okolo, zatiaľ čo protobunka B robí istenie, dobre?
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Protocel AB houdt ervan om een beetje rond te dansen, terwijl protocel B zich bezig houdt met versmelten.
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Protocelulei AB îi place să danseze puţin, în timp ce protocelula B realizează fuziunea, Ok?
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Protokomórka AB lubi sobie potańczyć, podczas gdy protokomórka B się łączy, OK?
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Sel proto AB suka menari sebentar, sementara sel proto B melakukan peleburan, okay?
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Sie tanzt gerne eine Weile herum, währen die Protozelle B die Verbindung übernimmt.
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Tế bào AB thích nhảy nhót vòng quanh một chút, trong khi tế bào B hợp nhất, ôkê?
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Το πρωτοκύτταρο ΑΒ χορεύει γύρω γύρω για λίγο ενώ το Β ενώνεται, εντάξει;
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Протоклетка АБ обича да танцува наоколо за малко, докато протоклетка Б извършва смесването, нали?
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Протоклетке АВ нравится танцевать вокруг какое-то время, пока протоклетка В занимается слиянием, так?
Ön-hücre AB ilkin şöyle bir dans ediyor. Bu arada ön-hücre B birleşme işini yapıyor.Протоклітині АБ подобається танцювати довкола якийсь час, доки протоклітина Б здійснює злиття, розумієте?
Öyle bir durumdayız ki, bir birleşme bile olanaksız.Kita dalam situati dimana bahkan penggabungan perusahaan itu mustahil.
Öyle bir durumdayız ki, bir birleşme bile olanaksız.Ngay cả việc sát nhập trong tình trạng hiện giờ cũng là diều không thê.
Öyle bir durumdayız ki, bir birleşme bile olanaksız.Nous sommes dans une situation où même une fusion est impossible.
Öyle bir durumdayız ki, bir birleşme bile olanaksız.Siamo in una situazione dove perfino una fusione sarebbe impossibile.
Öyle bir durumdayız ki, bir birleşme bile olanaksız.Suntem intr-o situatie in care nici macar o fuziune nu e posibila.