Ana içeriğe geç
Sözlük

bireyler ile cümle

bireyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kurallar bireylere veya gruplara uygulanabilir.القواعد يمكن أن تنطبق على الأفراد أو المجموعات.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.التكاليف الاقتصادية لالتهاب الكبد C باهظة لكلٍ من الفرد و المجتمع.
Özellikle yaşlı erkek bireyler her yıl aynı yuvayı kullanır.وتستخدم اللقالق وخاصة الذكور المسنة بيتها نفس ثكناتها كل عام.
Yüksek güven düzeyleri bireylerin kendi inançlarını destekleyen bilgi arama tercihlerini azaltmaktadır.تُقلِّل مستويات الثقة المرتفعة من تَفضيل المعلومات المؤيِّدة لمعتقدات الفرد.
Yarışmaya 13-18 yaşındaki bireylerden oluşan ekipler katılabilir.يمكن أن يشارك في هذه المسابقة المصورون الذين تتراوح أعمارهم 18-33 عاماً.
Erkek bireyler ise büyücü veya savaşçı olmak üzere eğitim alırlar.تتيح اللعبة للاعب اما ان يكون محارب بشكل جسدي او محارب بالسحر.
Mevzubahis bireylerin çoğu Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi (FSLN) üyesiydi.لقد كان معظم السجناء من أتباع تنظيم مونتونيروس.
Filmde bireyler arası ilişkiler incelenmekte, dostluk ve ihanet temaları ele alınmaktadır.تتمحور المسرحية حول موضوعي الصداقة والخيانة.
Tedavi gören bireylerde, enfeksiyon haftalar veya aylar sonra nadiren nüksetebilir.الأشخاص الذين يعانون من عدوى الحد الذاتي تُزال عدواهم تلقائياً خلال أسابيع أو شهور.
Alternatif olarak, prosopagnozisi olan bireyler işitsel bilgileri görsel bilgilerin yerine kullanabilirler.بدلاُ من ذلك يمكن للفرد مع عمه تعرف الوجوه استخدام المعلومات السمعية من أجل استبدال المعلومات البصرية.
Sermayenin mal sahipleri bireyler, hane halkları, şirketler veya hükümetler olabilir.يمكن للمدينين تكون الحكومة أو الشركات أو المنازل الخاصة.
Keynesyen ekonomi altında, makroekonomik eğilimler bireylerin ekonomik tercihlerini bastırabilir.وفقا Tobin’s Q، يمكن لأسعار الأصول أن يؤثر على النشاط الاقتصادي.
Şoşeng önemli dini konumlara ailesinden bireyleri yerleştirerek güney Mısır'ın kontrolünü de ele geçirdi.كما سيطر شيشنق أيضا على جنوب مصر من خلال وضع أفراد من أسرته في مراكز كهنوتية هامة.
Abdominal aort anevrizmaları en çok 50 yaş üstü bireylerde görülür.يزداد خطر الإصابة بالليستريا المولدة للوحيدات في الأشخاص الذين تتجاوز أعمارهم 50 سنة.
Aynı türün bireylerinde görülür.نفس الطريقة نجدها في مختلف الكائنات الحية.
Tüberküloz menenjitte de faydalı olduğu görülmüş, en azından HIV negatif olan bireylerde.كما أنها تبدو مفيدة للمصابين بالتهاب السحايا السلّي، على الأقل أولئك غير المصابين بفيروس الايدز.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.O impacto económico da hepatite C é bastante significativo, quer a nível individual, quer a nível social.
Özel çiftlikler ve bireylerin bahçe arazileri tüm tarımsal üretimin yarısından fazlasını oluşturmaktadır.As fazendas privadas e hortas individuais respondem por mais da metade de toda a produção agrícola.
Normal risk taşıyan bireylerde bu test gebeliğin 24 ila 28. haftalarında yapılması önerilir.Em pessoas de risco normal, o rastreio é recomendado entre a 24ª e a 28ª semanas de gestação.
Genelde toplumdaki tüm bireylerin refahlarının toplamı olarak tanımlanır.Frequentemente, ele é definido como a soma do bem-estar de todos os indivíduos da sociedade.
Triceratops, yıllardır, yalnız bireylerin fosillerinden bilinir.Por muitos anos, os achados de tricerátops consistiam apenas de indivíduos solitários.
Uyumlu bireyler insan doğası hakkında iyimser bir görüşe sahiptirler.Pessoas “amigáveis” têm também uma visão otimista da natureza humana.
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Mais tarde proibi-los-ia de adquirir bens de particulares.
"LGBT bireyler: Can güvenliği ve eşitlik istiyoruz".«As comunidades Eclesiais de Base: vida e esperança».
Çinliler; Çin ile bağdaşlaştırılmış çeşitli bireyler ve gruplar.China, combinando velhas e novas gerações.
Bu yapılar gelişerek yeni bireyler oluşur.As partes então se regeneram em novos indivíduos.
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.Ele observa que todo ser humano tem a necessidade de pertencer a um grupo.
Bireylerin bu gücü toplumun gücünü oluşturur.O poder político se origina dessa necessidade que as pessoas têm de viver em sociedade.
Aile içi empati ise aile bireylerinin karşısındaki insanı kendi yerine koymasıdır.Agir como italianos significava colocar a família acima de todos os outros interesses.
HSE geliştiren bireylerin yaklaşık %50'si 50 yaşın üzerindedir.A GMSI é identificável em cerca de 3% da população acima dos 50 anos.
Nüfustaki bireyler uygunluk değerleri azalan şekilde sıralanır.Membros de uma organização são aptos para reconhecer seus valores razoavelmente de maneira fácil.
Rawls’ın adalet dağılımı bu malların bireyler arasında dağılımı koşullarına biçimlenmektedir.Nesses termos, Rawls estabelece uma situação equitativa entre os indivíduos.
Genellikle kurbanlar aile bireylerinden veya yakın arkadaş çevresindendir.As linhas da frente são geralmente reservadas para membros próximos da família ou amigos.
İki karakter bakımından birbirinden farklı olan bireyler arasında yapılan çaprazlamaya denir.Fazendo distinção entre duas terceiras pessoas referidas.
Erkek ve dişi bireyler arasında görünüşte az bir fark vardır.Há poucas diferenças visíveis entre machos e fêmeas.
Bu cinste sınıflandırılan türler genellikle altı kolludur ancak beş kollu bireylere de rastlanmaktadır.Usualmente, três pessoas ocupavam o mesmo leito, mas podia haver até cinco pessoas.
Genç fok bireyleri ise yetişme dönemlerinde uzak bölgelere gidebilirler.Eventualmente, manda os filhos para longe, onde estarão mais seguros.
Karikatür tarihsel olarak bireylerin abartılı özelliklerini sergilemek anlamına gelmektedir.Cada um começa a demonstrar exagerações cômicas de personalidade.
AVC 21 yas ustu bıreylerı organizasyona kabul etmektedır.AVC aceita inscrições de pessoas a partir de 21 anos de idade.
Bireyler bu çerçeve içinde kendilerini evlerinde hissederler.Maar lelijkerds zoals ik voelen zich daar juist thuis.
Açığa çıkarılan sekiz gömütün üçü çocuk, beşi bireylere aittir.Bij de familie zijn drie geslachten met acht soorten ingedeeld.
Anne bireyler, genellikle her yıl aynı bölgeye döner.Mannetjes keren waarschijnlijk jaarlijks terug naar hetzelfde territorium.
Eşcinsel olmayan erkek bireylere hakaret olarak da kullanılır.Zelf onterecht voor homoseksueel worden aangezien.
Üreyen bireyler avlanma sırasında yuvadan 14 km uzaklaşabilir.Het dier kan tijdens het jagen tochten maken van wel honderd kilometer.
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.De Baule geloven dat ieder mens een partner heeft in Blolo.
Genç bireyler, yetişkin erkek bireyler tarafından korunur.Veel kinderen komen, begeleid door volwassenen.
Fakat bunun sonucunda bireylerden birinin öldüğü belirtilir.Dan wordt duidelijk dat het gaat over iemand die dood is.
Etkilenen bireyler normal zeka kapasitesine ve normal yaşam süresine sahiptir.Aangedane individuen hebben een normale verstandelijke ontwikkeling en een normale levensverwachting.
Bireyler 40 yaşından fazla yaşayabilirler.Ze kunnen meer dan 40 jaar oud worden.
Ergen bireyler genellikle yoğun ve karışık duygular ve düşünceler içerisindedir.Meestal kennen we de gevoelens en gedachten.
Çevreden yeni bireylerin yerleşmesi ile köy genişlemiştir.Het dorp is door woonwijken vastgegroeid aan het naburige Ternat.
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Tevens hield hij zich vaak bezig met het plunderen van de bezittingen van de vergaste mensen.
Aile bireyleri bu lanetli durumdan kurtulmak için boşuna çırpınırlar.En niemand weet hoe ze van de vloek af moeten komen...
İlk evlenme yaşı, bir yıl içinde ilk kez evlenen bireylerin ortalama yaşını ifade eder.De gemiddelde leeftijd waarop vrouwtjes voor het eerst jongen krijgen is 2 jaar.
Aynı kökten olan ailenin her hanesinin bireylerine ayrı soyadı verilir.Wel moeten alle kinderen uit het gezin dezelfde achternaam dragen.
Bazı bireylerde sırtta ve kanatlarda beyaz lekeler bulunur.Sommige vogels hebben witte vlekken op de rug en vleugels.
Bireylerden ziyade siyasi partiler tarafından oluşturulmaktadırlar.De oprichting werd onder andere verwelkomd door politici van verscheidene partijen.
Rawls’ın adalet dağılımı bu malların bireyler arasında dağılımı koşullarına biçimlenmektedir.Volgens Rawls levert dit rechtvaardige beslissingen op met een rechtvaardige verdeling van welvaart.
Bu şekilde bireyler kimyasal mesajları algılayabilirler.Zo kan men op deze manier chemische reacties beschrijven.
Genç bireyler derinlere batarak daha hızlı olgunlaşır.Ze kunnen sneller graven dan een mens kan rennen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod