Bireyler, kitleye dahil olarak deşarj olurlar, bu sayede mesafelerin yükünden kurtulurlar.Ceux qui t'aimeront partageront assurément ton malheur, tandis que les autres t'abandonneront.
Şirket, bireyler ve şirketler için geniş bir hizmet yelpazesi üzerine uzmanlaşmıştır.L'entreprise propose une large gamme de services pour les particuliers et pour les entreprises.
Bu etki sağlıklı bireylerde küçüktür.Cette maladie concerne des individus de petite taille.
Genç bireyler, yetişkin erkek bireyler tarafından korunur.Les jeunes peuvent être gardés avec les adultes.
Programlara bireyler, aileler ve topluluklar katılmaktadır.Interventions auprès de groupes, de familles.
İnsan bireylerinin var olma tarzıdır.Certaines ont des formes humaines.
Genellikle kurbanlar aile bireylerinden veya yakın arkadaş çevresindendir.Dans ces cas, il s’agit plutôt des amis ou de la famille très proche.
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.Chaque joueur doit fournir de la couleur demandée.
Bu özellik kalıtılır bireylerin yavrularında da aynı görülür.Ce mode de calcul vaut pour les individus d'une même génération.
Bireysel olarak varılan mesafe yargısı ile gruptaki bireylerin yargıları birbirine yaklaşmaya başlamıştır.La séparation entre les gens des comptes et ceux du parlement commence à apparaître.
Ama evdeki bireylerden sadece hizmetçi bu çağrıya yanıt verebilir.Il pouvait de même n'y avoir qu'une seule personne dans la maisonnée à ce poste.
Dolayısıyla, ahnentafelde farklı numaralara sahip olan bireylerin aslında aynı kişiler olmaları mümkündür.Pourquoi les gens qui sont fondamentalement différents ne peuvent-ils avoir les mêmes droits ?
Uyumlu bireyler diğerleriyle kolay geçinir.Très sociable, il s’intègre facilement aux autres.
Modern toplumsal yapı içindeki bireylerin direkt olarak siyasi surece katılmaları imkansızdır.Elle est en effet la seule de la Maison Blanche à s’impliquer directement dans la vie politique.
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Les particuliers furent eux aussi tentés par l'acquisition de biens immobiliers.
Genç bireyler daha kahverengimsidir.Les jeunes sont plus brunâtres.
18 yaş altı bireyler için tercih edilen yöntem psikoterapidir.La psychothérapie est le traitement de choix pour les patients de moins de 18 ans.
Etkilenen bireyler normal zeka kapasitesine ve normal yaşam süresine sahiptir.Tous les patients ont rapporté une capacité à avoir une érection et une sensation normale.
Bu türün bireyleri genellikle 2 sene yaşar.L'espèce a souvent deux générations par an.
Hala aile bireyleri tarafından yönetilmektedir.Chacun était géré par les membres de la famille.
Çocuk ölümlerinin yarısı bu yaş grubundaki bireylerdir.Elle est de moitié chez les hommes de la même tranche d'âge.
Avusturyalı psikolog Freud'a göre bireylerde çocukluktan beri bilinçaltına itilmiş birçok şey vardır.Sarah Jane révèle avoir peur des clowns depuis l'enfance.
Fakat bunun sonucunda bireylerden birinin öldüğü belirtilir.Et le temps est compté lorsque l'une des victimes est tuée.
Bu yemin, hukukun üstünlüğü ilkesini ve hukukun bütün bireylerden üstün olduğu kabulünü temsil eder.Ce verdict vous met hors la loi, vous et tous ceux qui défendent votre cause.
Genç bireylerin tepesi genelde soluk renklidir.Les glumes légèrement inégales sont souvent rougeâtres.
Evcil bireyler 16 yaşına kadar varır ama doğada ömür uzunluğu bilinmemekte.Il peut vivre jusqu'à 30 ans en captivité, mais sa durée de vie dans la nature est inconnue.
Anne bireyler, genellikle her yıl aynı bölgeye döner.La reproduction se déroule fréquemment au même endroit chaque année.
Erkek bireyler ise büyücü veya savaşçı olmak üzere eğitim alırlar.De leur côté, les spécialisations militaire et magique permettant de former des guerriers et des magiciens.
Bireyler 40 yaşından fazla yaşayabilirler.Les candidats doivent avoir plus de 40 ans.
Cinsin bireyleri Dispholidus typus ile yakın akrabadırlar.Spécimen de Dispholidus typus.
Bu sayıda kadın bireylerin sayısı, erkek bireylerin sayısının üçte biri kadardır.Les 2/3 environ des victimes sont des hommes, pour un tiers de femmes.
Bu yapılar gelişerek yeni bireyler oluşur.Celles-ci produisent des entités nouvelles.
Genel olarak sağlıklı bireyler hayatları boyunca farklı türde savunmalar kullanır.Las personas sanas normalmente utilizan diferentes defensas a lo largo de la vida.
Özellikle yaşlı erkek bireyler her yıl aynı yuvayı kullanır.Los machos suelen usar el mismo lago cada año.
Sermayenin mal sahipleri bireyler, hane halkları, şirketler veya hükümetler olabilir.Los propietarios de los bienes de capital pueden ser particulares, hogares, empresas o gobiernos.
Bireylerin kredi notunu etkileyen çeşitli nedenler vardır.Varios factores afectan los puntajes de crédito del individuo.
Fakat bunun sonucunda bireylerden birinin öldüğü belirtilir.Sin embargo, descubren que uno de ellos está vivo.
Retorik, bir konu üstünde bireylerin farklılığı tartışmalarıdır.El desacuerdo yace principalmente sobre cuáles son las implicaciones de la diferencia.
Gayrimüslimler bireylere ve devlete, hatta dış devletlere borç veriyordu.Préstamos de extranjeros al Estado o a particulares.
Yarışmaya 13-18 yaşındaki bireylerden oluşan ekipler katılabilir.En el Concurso pueden participar los fotógrafos entre 18 y 33 años.
İletişim; bireylerin veya grupların haberleşmesi amacıyla.Vigilancia, monitoreo de la conducta o comunicaciones de personas o grupos.
Hiddet ve saldırı: Bireyler neden ve ne durumlarda başkalarına saldırırlar.Contraataque: Atacar a quién/quienes te está atacando.
Erişkin erkek bireyler 8, dişiler ise 5 yaşında cinsel olgunluğa ulaşır.Maduran antes los machos, hacia los cinco años, mientras que las hembras lo hacen con ocho.
Abdominal aort anevrizmaları en çok 50 yaş üstü bireylerde görülür.La fibrilación auricular es más frecuente en pacientes mayores de 50 años.
Bireysel haklar, bireylerin devlet ve diğer bireyler karşısındaki hak ve özgürlükleridir.Predominan los derechos individuales y los colectivos frente a los demás y el Estado.
Bireyler çoğunlukla tek olarak yaşar.Las demás, por mayoría simple.
Grósz "Her renkten bireylere ihtiyacımız olduğuna kaniyim.Los humanistas sostienen que «todos y cada uno de los individuos deberían ser tratados humanamente».
Bu risk, AAT kusurlu olan ve tütün kullanan bireylerde daha da yüksektir.Este riesgo es mayor con los años o con mayor exposición y en fumadores.
Erkek bireyler ise büyücü veya savaşçı olmak üzere eğitim alırlar.Cada jugador pone en juego a su Mago o Bruja.
Bu yüzden doğada çeşitlenme, aynı türe ait bireyler arasında ya da çok yakın türler arasında kısıtlıdır.Solo es posible entre individuos de la misma especie o muy cercana.
Bu tür müdahaleler interseksüellere ya da trans cinsel bireylere uygulanmaktadır.Este ley también protege a las personas transexuales, intersexuales o transgéneros.
Böylece yeni nesiller, rastgele seçilen bireylerden türemektedir.Y por supuesto, últimamente los políticos se han unido a este selecto grupo.
Denizyıldızı türlerinin çoğu ayrı eşeylidir, yani ayrı erkek ve dişi bireyleri vardır.La mayoría de las especies de estrellas de mar son dioicas, es decir que existen machos y hembras.
Bu çözümlemeler esnasında analizler bireylere kadar indirgenir.La separación aísla los analitos.
An itibarı ile hasta olan ya da önceden hastalanmış bireyler sosyal stigmaya maruz kalabilmektedir.Por ejemplo, los que cometen delitos graves o llegan a depender de la asistencia social pueden ser deportados.
Bireyler 40 yaşından fazla yaşayabilirler.Hay individuos que pueden vivir más de cuarenta años.
En kuzeyde Bering Denizi'nde bazı bireylere rastlanmıştır.Por el norte, algunos individuos se encuentran en el mar de Bering.
Arjantin'de ensest, bireylerin ikisi de rüşt yaşının üzerindeyse yasaldır.In Argentina l'incesto è legale se entrambe le persone sono sopra l'età minima del consenso sessuale.
Diğer aile bireylerinin Şiva'da yeni giysilerini yırtma zorunluluğu yoktur.Nessun altro della famiglia ha l'obbligo di strapparsi i vestiti cambiati durante la shiva.
Normal risk taşıyan bireylerde bu test gebeliğin 24 ila 28. haftalarında yapılması önerilir.Per quelli a rischio normale lo screening è raccomandato tra le 24 e le 28 settimane di gestazione.