Ana içeriğe geç
Sözlük

birey ile cümle

birey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Dar oare fiecare individ se bucură de această abordare asupra posibilităţii de a alege?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?De minden embernek előnyére válik, ha így áll a választási lehetőségekhez?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?하지만 이런 접근법을 통한 선택으로 개별적으로 모두 이익을 볼 수 있을까요?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Maar hebben alle individuen baat bij een dergelijke aanpak van keuze?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Ma davvero tutti gli individui traggono beneficio dall'avere questo approccio riguardo le scelte?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Mais tous les individus bénéficient-ils de cette approche du choix?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Mas será que todos os indivíduos beneficiam com esta forma de abordagem da escolha?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Men drager alle individer fordel af at have sådan et tilgang til valg?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Men vinner alla individer på att välja så?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Nhưng có phải tất cả cá nhân đều có lợi từ các tiếp cận sự lựa chọn này?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Pero, ¿todos los individuos se benefician de enfocar al acto de elegir desde tal perspectiva?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Sitä kutsutaan 'oman äänensä seuraamiseksi'.
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Tapi apa benar semua orang cocok dengan gaya memilih seperti ini?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Αλλά επωφελούνται όλα τα άτομα από αυτήν την προσέγγιση στις επιλογές;
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Але чи всі люди отримують користь від такого ставлення до вибору?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Но все ли могут извлечь выгоду из такого подхода к выбору?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Но печелят ли всички индивиди от този подход към избора?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?אבל האם כל האנשים מרוויחים מגישה כזו לבחירה?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?ولكن هل يستفيد الجميع من هكذا نوعية مفهوم بالنسبة للاختيار
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?万人に有利と言えるでしょうか マーク リッパーと共に
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Chodzi o to, by jednostka nie mogła zdobyć wielkiej siły militarnej, pani generał.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Det är för att hindra individen från att skaffa sig en egen militär.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Det er for at forhindre individet i at skabe sin egen militærstyrke.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.É para evitar que o indivíduo adquira uma força militar poderosa, General.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Es para evitar que el individuo posea un ejército poderoso, general.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Quella regola esiste per evitare che qualcuno si crei un potente esercito personale, generale.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Tarkoitus on estää yksilöä saamasta suurta sotilaallista voimaa.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.Είναι να μην μπορεί κανείς να αποκτήσει ισχυρή στρατιωτική δύναμη, στρατηγέ.
Amaç bireylerin güçlü bir askeri gücü olmasını engellemek, general.А в том, чтобы не дать одному лицу держать в руках мощную силу армии, генерал.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Ale v každé fotografii jsou jednotlivci, kteří mají vlastní život a vlastní příběh, který by měl být vyprávěn.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Dar cu fiecare poză, sunt persoane care au vieţi întregi şi poveşti care merită spuse.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.De minden képen emberek vannak, akik teljes életet élnek, és a történetük megérdemli, hogy elmeséljék.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Dietro ogni immagine ci sono individui con vite complesse storie che meritano di essere raccontate.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.En cada fotografía hay personas que tienen vidas plenas y hay historias que merecen ser contadas.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Każde zdjęcie to osoby, które mają swoje życie i historie warte tego, by je opowiedzieć.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.하지만 모든 사진들에 개개인의 인생 이야기가 담겨있어요. 들을 만한 가치가 충분한 이야기들이죠.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Mas em cada fotografia, são pessoas que têm vidas completas e histórias que merecem ser contadas.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Na každom obrázku sú jednotlivci, ktorí majú vlastné životy a príbehy, ktoré si zaslúžia byť vypovedané.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Nhưng trong mỗi bức ảnh, có những con người đã sống những cuộc đời trọn vẹn và những câu chuyện đáng được kể.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.Αλλά για κάθε φωτογραφία, υπάρχουν τα άτομα με τις πραγματικές ζωές τους και ιστορίες που αξίζει να ακουστούν.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.אבל יחד עם כל תמונה, יש אנשים עם חיים שלמים וסיפורים שמגיע להם שיספרו אותם.
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.لكن مع أي صورة هناك أفراد لديهم حياة كاملة وقصص تستحق أن تحكى
Ama her bir resim ile, dopdolu hayatları olan bireyler var, ve anlatılmayı hak eden hikayeler.語られる価値のある充実した人生と 物語のある人々なのです この写真はすべてジンバブエで撮ったものです
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Das Wichtige daran ist, dass Mutationen anscheinend keine zufriedenstellende Quelle für Variation darstellen.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Generalnie, same mutacje to za mało do osiągnięcia obserwowanej zmienności.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Historia iva es que las mutaciones no parecen ser diversidad suficiente.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Hlavní myšlenka je, že mutace nevypadají jako uspokojivý zdroj rozmanitosti.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.하지만 전체적인 핵심은 돌연변이가 만족스러운 변이의 원인으로 보이지 않는다는 것입니다
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Ma il punto è che le mutazioni non sembrano essere una fonte di variazione soddisfacente.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Quoi qu'il en soit, je n'entrerai pas dans les détails à ce sujet.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.Справа в тому, що мутації не є задовільним джерелом для утворення нових видів.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.יתכן שכאן לא תהיה ברירה טבעית הפועלת נגד האורגניזם וגם המוטציה הזו לא תעבור לדורות הבאים לא ניכנס פה לפרטים
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.ولكن بيت القصيد أن الطفرات لا يبدو أن يكون مصدر التباين مرضية.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.多様性の源を十分に説明するものではないということだ。 それらは、ひとつの源かもしれないし、 余白に貢献するようなものかもしれない。
Amerika'da, seçimlerin temel özelliği bireysel oluşudur.Amerikában a választás elsődleges központja az egyén.
Amerika'da, seçimlerin temel özelliği bireysel oluşudur.Di Amerika, titik berat utama sebuah pilihan ada pada individu itu sendiri
Amerika'da, seçimlerin temel özelliği bireysel oluşudur.En Amérique, le premier lieu de choix est l'individu.
Amerika'da, seçimlerin temel özelliği bireysel oluşudur.En EE.UU. el principal foco de la elección es el individuo.
Amerika'da, seçimlerin temel özelliği bireysel oluşudur.I Amerika, den primære fokus af valg er individet.
Amerika'da, seçimlerin temel özelliği bireysel oluşudur.În America, elementul esenţial al deciziei este individul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod